Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2270 E. 2025/4364 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2270
- Karar No
- 2025/4364
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2066 E., 2025/640 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/281 E., 2024/261 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ... Konut Yapı Kooperatifi üyesi olduğunu, üyesi olduğu kooperatif ve davalılar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, kooperatifin arsa sahibine karşı olan edimini ifa ederek arsa sahibine verilmesi gereken dairelerin tamamı sözleşmedekinden daha kaliteli malzeme ile imal edilerek olası zararlar giderilmek suretiyle 30.06.2012 tarihinde anahtar teslim, eksiksiz teslim edildiğini, inşaatların yapımını üstlenen ...'e verileceği kararlaştırılan bağımsız bölümlerin kooperatif tarafından kendisine teslim edildiğini ve davalı arsa sahipleri tarafından tapularının devredildiğini, bu durumda davalıların müvekkili kooperatif üyesine de tapusunu devretmek durumunda olduğunu, kooperatifçe çekilen kura sonucu müvekkiline isabet eden ve 2012 yılı Haziran ayında teslim edilen bağımsız bölümün tapu devrinin yapılmayarak sürüncemede bırakıldığını, davalı arsa sahiplerinin sözleşme gereği kooperatife ait olacak bağımsız bölümlerin tapu devirlerini yapmayarak borçlarını ifa etmediklerini, kooperatif kuralarının TBK'nın 183. maddesi gereği alacağın temliki hükmünde olduğundan kooperatife ait olacağı kararlaştırılan ve kurada müvekkiline isabet eden dava konusu bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde, kooperatif üyelerinin 3. kişilere karşı dava açma hak ve ehliyetinin olmadığını, kooperatif üyesi olduğunu iddia eden davacının sahip olduğu bir hak mevcut ise bu hakkın yalnız ilgili kooperatife karşı yöneltilebilecek şahsi hak niteliğinde olduğunu, arasında hukuki hiçbir sözleşme ve ilişki bulunmayan müvekkillerine karşı dava yolu ile bir talepte bulunulmasının usulen mümkün olmadığını, kooperatifçe müvekkilleri hakkında açılan tapu iptal ve tescil davasının İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/250 Esas, 2010/369 Karar sayılı kararıyla davalıların haklı bulunarak reddedildiğini, uzun yıllardır davalılar adına kayıtlı olan bağımsız bölümün, davacı tarafından hukuka aykırı şekilde işgal edildiğinden ihtarname çekildiğini ancak davacının taşınmazı kullanmaya devam ettiğini, bu nedenle taşınmazların tahliyesi ve ecrimisil talepli olarak dava açıldığını ve derdest olduğunu, kooperatif üyeleri arasında kura çekimi yapılmış olmasının müvekkillerini bağlayıcılığının olmadığı gibi tescile veya tescil talebine sebebiyet veren hukuki bir işlem de olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kooperatiften bağımsız bölüm satın alan davacının aralarında bir akdi ilişki bulunmayan arsa maliklerinden talepte bulunmasının mümkün olmadığı, bu yönde arsa maliki ile yüklenici kooperatif arasında benimsenen bir uygulama olduğuna dair bir delil de sunulmadığı, sözleşmeye dayalı olarak ancak sözleşme taraflarının talepte bulunabileceği, davacı kooperatif ortağının doğrudan arsa sahibinden talepte bulunma ve dava açma hakkının bulunmadığı, davacı kooperatif üyesinin kat karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak arsa sahibinden açıklanan nedenlerle tapu iptali ve tescil talebi hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davacının davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, Yargıtay HGK'nın 13.05.2015 tarihli ilâmı gereği, kooperatifin sözleşmeyi ifa etmesi ve arsa maliki ile yüklenici kooperatif arasında benimsenen bir uygulama olması halinde temlik alan kişi tarafından arsa sahiplerine karşı talepte bulunulabileceğine karar verildiği, dava konusu bağımsız bölümün davalı arsa sahipleri ve üyesi bulunduğu yüklenici kooperatif arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yükleniciye ait olacağı kararlaştırılan bağımsız bölüm olduğu ve davanın kooperatifin icazeti ile açıldığı, kooperatif tarafından davalı arsa sahiplerine karşı edimlerin ifa edildiği, bunların görmezden gelinmemesi gerektiği, benimsenen uygulama ifadesinin muğlak bir ifade olup, kooperatifin son üyesi ...'e 6 adet bağımsız bölümün davalı arsa sahipleri tarafından devredildiği ve bunun mahkemece benimsenen uygulama olarak kabul edilmesi gerektiği, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/250 Esas sayılı davanın eldeki dosya yönünden edimin ifa edilmediği yönünden emsal olamayacağı, davalıların kooperatife ait olacağı kararlaştırılan ve kooperatife devretmediği 2 adet bağımsız bölümü üçüncü kişilere sattığı sabit olup sözleşme gereği kooperatiften cezai şart gecikme zammı gibi alacakları varsa dahi bu şekilde alacaklarını tahsil etmiş oldukları, müvekkilinin davalılar ile doğrudan sözleşme ilişkisi bulunmasa dahi çekilen kura sonucu dava konusu taşınmaz yönünden alacağın temliki hükümlerine göre kooperatifin halefi olduğu, kooperatif genel kurulunda davalı arsa sahiplerine karşı kooperatif üyelerince dava açılması yönünde karar alındığı, müvekkilinin talepte bulunabilmesi için kooperatifin tasfiye edilmesinin şart olmadığı, davalıların sözleşme gereği kooperatife ait olacak bağımsız bölümlerin tapularını kooperatife devretmediklerinden müvekkilinin kooperatiften talepte bulunmasının mümkün olmadığı, MK'nın 2. maddesi gereği davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği beyan edilmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz karar harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.