Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2139 E. 2025/4314 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2139
Karar No
2025/4314
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/796 E., 2024/1186 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, taşınmazın yapımından sonra kooperatif tarafından A blok 4 nolu daire sahibinin davacı olduğunu gösterir konut teslim tutanağının müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin ikamet etmekte olduğu gayrimenkule iskân alınıp alınmadığını, tapusunun ne zaman çıkacağını öğrenmek için gittiği tapu dairesinde taşınmazın üçüncü kişilere satıldığını öğrendiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının müvekkili adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın bedelinin sözleşme tarihinden itibaren faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin tapu vermeye yetkisi olmadığını, yetkinin dava dışı olan ...Yapı Kooperatifi'nde olduğunu, davacının dairesinin verilmesinin iskân alınması şartına bağlandığını, iskânının 31.03.2015 tarihinde alınabildiğini, davacının tapunun alınabilmesi için yazılı bir talebinin olmadığını, dava dışı ... Yapı Kooperatifi yetkililerinin yetkiyi kötüye kullanarak davalı ile tapu tescil işlemi yaptıklarını, davalının iyiniyetli olmadığını, diğer davalı şirketin satın aldığı daireyi görme, gezme, tanıma gibi eylemde bulunmadığını müvekkili kooperatif yetkililerine müracaatı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 31.01.2012 tarihinde ...'dan tapu siciline güvenerek iyiniyetli olarak satın alındığını, müvekkilinin ferdileşme işleminin yolsuz olup olmadığını bilmesinin mümkün olmadığını, ferdileşme işleminin kooperatif tarafından yapıldığını, davanın muhatabının davalı kooperatif olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.06.2019 tarihli kararı ile davacının davalı kooperatif üyesi olduğu, kendisine A blok, 4 numaralı dairenin tahsis edildiğini, dava konusu dairenin yükleniciye bırakılan dairelerden olduğu, kooperatifin ödemelerini yapan üyesine daire tahsis etmek konusunda yükümlülüğü bulunduğu, ancak davacıya verilebilecek emsal nitelikte boşta bir dairenin bulunmadığından emsal dairenin bedelinin tahsili talebinin yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalı tapu malikinin kooperatif ve davacı arasındaki hukuki ilişkiyi bildiği ve kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden tapu iptali ve tescil ile tazminat istemi yönünden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 27.06.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı kooperatif vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce, davacının davalı kooperatifin üyesi olduğu, davalı kooperatif ile dava dışı kooperatif arasında yapılan sözleşme uyarınca dava konusu taşınmazın davalı kooperatife düşen dairelerden olduğu, davacının edimlerini yerine getirerek bu taşınmazın mülkiyetini istemeye hak kazandığı, dava konusu dairede ikamet ettiği, kooperatife ait bir taşınmazı tahsisle devralıp kullanan ortağın taşınmazını tapuda resmi işlemle temlik alan kişinin iyiniyetinin korunamayacağı, tapuda işlem yapanın basit bir araştırmayla bu taşınmazın kooperatif tarafından kime tahsis edildiğinin öğrenebilecek durumda olduğu, ayrıca dava konusu taşınmaz devirlerinin kısa süreler içinde yapılmasının da iyiniyet iddiasının dinlenmesini mümkün kılmadığı, tapu malikinin iyiniyetinden bahsedilemeyeceğinden tapu siciline güven ilkesinden yararlanmasının mümkün olmadığı, terditli taleplerinden ilki olan tapu iptali tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, tapu malikinin iyiniyetinden bahisle ikincil talebin kabulü doğru görülmediği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve bozma ilamı uyarınca davanın terditli taleplerinden ilki olan tapu iptali tescil talebinin kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin tapu kütüğünde herhangi bir şerh bulunmayan ve yolsuz tescile dair herhangi bir ipucu içermeyen taşınmazı devraldığını, tapunun resmi kayıtlarına güvenerek yapılan iktisabın geçersiz sayılmasının hukuka aykırı olduğunu, tanıklar ... ve ...’in beyanlarının müvekkili şirketin taşınmazı iyiniyetle iktisap ettiğini açıkça ortaya koyduğunu, müvekkilinin tescil zincirinde yer alan kişilerin tasarruflarının geçerliliğini sorgulamakla yükümlü olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif üyesi olan davacıya tahsis edilen taşınmazın üçüncü kişiye devri nedeniyle tapu iptal ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcın mahsubu ile fazla yatırılan miktarın talep halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2139, K. 2025/4314, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2139-e-2025-4314-k-d0f3084c06db