Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2121 E. 2025/3874 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2121
- Karar No
- 2025/3874
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2021/651 E., 2024/113 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar birleşen davacı ... vekili ve asli müdahil ... Mirasçıları ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı arsa malikleri ile müvekkili yüklenici ... arasında 17.04.1995 tarihli arsa payı karşılığı inşaaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre bir kısmı dava dışı yüklenici tarafından yapılmış natamam inşaatın tamamlanması karşılığında inşa edilecek taşınmazdan 1,5,11,13,14 nolu bağımsız bölümlerin yüklenici ...’e verileceğinin kararlaştırıldığını, inşaatın tamamlandığını, iskân edilir hale geldiğini, müvekkilinin tapuları alıp satış yapamadığından SSK ile ilişik kesme, prim ödeme gibi işlemleri yapamadığını, bu nedenle iskân alınamadığını ileri sürerek, inşaatın tamamlanmış olması nedeniyle 1,5,11,13,14 nolu bağımsız bölümlerin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalı arsa maliklerinin %33’lük kısmı dava dışı yüklenici tarafından tamamlanan inşaatın kalan kısmının tamamlanması için davalı yüklenici ... ile sözleşme imzaladıklarını, yüklenici ...’in inşaatı süresinde bitirememesi üzerine sözleşmenin 27.05.2003 tarihinde feshedildiğini, sözleşmenin feshedildiği tarihte inşaatın %47 seviyesinde olduğunu, sözleşmenin feshedilmesinden önce ...’ın sözleşme gereği kendisine bırakılacak olan 1,5,13 nolu bağımsız bölümleri inşaatın bitirilmesi karşılığında müvekkiline satmayı vaat ve taahhüt ettiğini, arsa maliklerinin de müvekkili ...’ya inşaatın tamamlanması için talimat ve yetki verdiklerini, inşaatın müvekkili tarafından iskân belgesi alınabilir hale getirildiğini, yüklenici ...’in yarım bıraktığı işi müvekkili ...’nın tamamladığını, bu hususun arsa maliklerinin de kabulünde olduğunu, davalı yüklenici ...’ın 26.05.2003 tarihinden itibaren binanın inşaatı ile hiçbir alaka ve ilgisi bulunmadığını belirterek, 1,5,11,13,14 nolu bağımsız bölümlerin tapusunun iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline, tapu iptal ve tescil talebinin kabul görmemesi halinde fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL müsbet zararın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı arsa sahipleri ve davalı yüklenici ...’tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; yüklenici ...’den 14 nolu bağımsız bölümü harici olarak satın aldığını, 27.000,00 TL ödediğini, bağımsız bölümün halen zilyetliğinde bulunduğunu belirterek, müdahale talebinin kabulüne ve taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; yüklenici ...’den 5 nolu bağımsız bölümü harici olarak satın aldığını, 19.250,00 TL ödediğini, bağımsız bölümün halen zilyetliğinde bulunduğunu belirterek, müdahale talebinin kabulüne ve taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; yüklenici ...’den 13 nolu bağımsız bölümü harici olarak satın aldığını, 30.000,00 TL ödediğini, bağımsız bölümün halen zilyetliğinde bulunduğunu belirterek, müdahale talebinin kabulüne ve taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Asli müdahil ... vekili müdahele dilekçesinde; müvekkilinin 11 nolu bağımsız bölümü yüklenici ...’tan noterden gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile devraldığını, dairede bulunan eksikliklerin müvekkili ... tarafından tamamlandığını ve müvekkilinin halen bağımsız bölümde oturduğunu belirterek, bu dairenin müvekkili adına tesciline karar verilmesi talep edilmiştir.
II. CEVAP Asıl davada davalı arsa malikleri asıl davaya cevap dilekçesinde; yüklenici ...’in inşaatı %33 seviyesinde aldığını ve 12 ayda bitirmeyi taahhüt ettiğini, inşaatı devir alıp bir daireyi de üçüncü bir şahsa satarak parasını peşin olarak tahsil etmesinden sonra inşaatı yarım bıraktığını, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/111 D.İş dosyasında yapılan tespitte yüklenici ...’in inşaatın %13,56’lık kısmını tamamladığı ve 116.200,00 TL kira tazminatı borcu bulunduğunun tespit edildiğini, inşaatın müvekkillerinin gayretleriyle büyük oranının tamamlandığını, davacının dava konusu edilen inşaatta hiçbir hakkı bulunmadığı gibi kira kaybı nedeniyle tazminat borcu bulunduğunu, gerek kira kaybı gerekse diğer zararlar için tazminat davası açılacağını belirterek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ...’nın müvekkilinin taşeronu olduğunu, adi yazılı belgeye dayanarak, tapu iptali ve tescil isteyemeyeceğini, inşaatın müvekkili tarafından yapılıp bitirildiğini, birleşen davacının iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davalı arsa malikleri vekili cevap dilekçesinde; birleşen davada davacı ...’in ileri sürdüğü hususların tapu isteme hakkı vermediğini, aralarında geçerli bir sözleşme bulunmadığını, birleşen davacı ...’in 6 aylık süre içinde bitirmeyi taahhüt ettiği inşaatta hiçbir imalat yapmadığını, her iki yüklenicinin 8 yılda %13,5 imalat yaptıklarını, ...’in önceki yüklenicinin halefi olduğundan, tazminat ile sorumlu olduğunu, açılan davanın dayanaktan yoksun bulunduğunu belirterek birleşen davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 23.06.2010 tarihli kararı ile; asıl davada davacı ... tarafından davalılar aleyhine 1,11,5,13 nolu bağımsız bölümlere ilişkin açılan davanın reddine, 14 nolu bağımsız bölüme ilişkin açılan davanın kabulüne, birleşen davacı ... tarafından 11,14,15 nolu bağımsız bölümlere ilişkin açılan davanın reddine, 1 ve 13 nolu bağımsız bölümlere ilişkin açılan davanın kabulüne, müdahil ...'un 13 nolu bağımsız bölüme ilişkin açılan davanın yazılı temlik sözleşmesi bulunmadığından reddine, ancak ödediği miktarlara ilişkin şahsi haklarının saklı tutulmasına, müdahil ...'ın 14 nolu bağımsız bölüme ilişkin müdahale yoluyla açtığı davanın bu yeri satın aldığı ...'in bu yerde hakkı bulunmadığından reddine, ancak ödediği miktarlara ilişkin haklarının saklı tutulmasına, müdahil ...'ın 5 nolu bağımsız bölüme ilişkin müdahale yoluyla açtığı davanın kabulüne, müdahil ...'nın 11 nolu bağımsız bölüme ilişkin müdahale yoluyla açtığı davanın kabulüne, depo ettirilen 15.627,55 TL'nin karar kesinleştiğinde hisseleri oranında davalılara ödenmesine, asli müdahil ... tarafından depo edilen 22.000,00 TL nin karar kesinleştiğinde ...'e ödenmesine karar verilmiştir
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Mahkemenin 23.06.2010 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı birleşen davada davalı ..., asli müdahiller ... ile ... ve asıl-birleşen davada davalı arsa malikleri tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 28.03.2012 tarihli ve 2011/159 Esas, 2012/2081 Karar sayılı kararı ile arsa sahipleri ile yüklenici ... arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin ancak mahkeme kararı ile ya da tarafların ortak iradeleri ile feshedilebileceği, ancak somut olayda böyle bir durum olmadığı, akdin ayakta bulunduğu, yüklenici ...'ın inşaatı tamamlaması karşılığında bir kısım bağımsız bölümleri ...'e temlik etmeyi taahhüt ettiği, işin ... tarafından ikmâl edilmesi hususunda arsa sahipleri vekilince de yetki verildiği, yüklenici ...'ın tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde 1, 5, 11, 13... nolu bağımsız bölümlerin tapuda ferağını isteyebileceği, hatta bunlardan iki adedinin ferağı, yapı kullanma izin belgesi alınma şartına bağlı olduğu, yargılama sona erene kadar dahi bu belgenin alınarak dosyaya ibraz edilmediği, bu durumda yüklenici ...'a yapı kullanma izin belgesini alması için mahkemece gereken yetki ve mehil verilmesi, aldığı takdirde son iki daire hakkındaki tescil isteminin değerlendirilmesi aksi takdirde bu iki bölüm için tescil isteminin reddedilmesi, dava konusu diğer bölümlere yönelik tescil istemi açısından ise, bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak, yapı kullanma izin belgesi alınma masrafları katılmadan eksik imalâtın karar tarihine yakın bir tarihteki rayiçleriyle tutarı hesaplattırılarak arsa sahiplerine ödenmek üzere depo ettirilmesi ve yükleniciden temlik alan ..., ... ve onun temlik yaptığı ... açısından ödenmeyen satış bedeli de dikkate alınarak sonucuna uygun bir hükme varılması gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
2. Mahkemenin 16.07.2019 tarih ve 2013/315 Esas, 2019/300 Karar sayılı kararı ile; asıl davada davacı ... tarafından açılan davanın davacının vefatı ve mirasçıların mirası reddi sebebiyle açılmamış sayılmasına, birleşen davada davacı ... tarafından açılan tapu iptal ve tescil davasının reddine, tazminat davasının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı arsa sahiplerinden alınarak davacı ...’ya verilmesine, birleşen davacı ...’nın ıslah talebinin ise bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı usul kuralı gereğince reddine, müdahil ...'un 13 nolu bağımsız bölüme ilişkin açtığı davanın yazılı temlik sözleşmesi bulunmadığından reddine, ancak ödediği miktarlara ilişkin şahsi haklarının saklı tutulmasına, müdahil ...'ın 14 nolu bağımsız bölüme ilişkin müdahale yolu ile açtığı davanın reddine, ancak ödediği miktarlara ilişkin haklarının saklı tutulmasına, müdahil ...'ın 5 nolu bağımsız bölüme ilişkin müdahale yolu ile açtığı davanın reddine, ancak ödediği miktarlara ilişkin haklarının saklı tutulmasına, müdahil ...'nın 11 nolu bağımsız bölüme ilişkin müdahale yolu ile açtığı davanın reddine, ancak ödediği miktarlara ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 16.07.2019 tarihli kararının süresi içinde birleşen dosya davacısı ... vekili ve asli müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin (Yargıtay Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 25.05.2021 tarih ve 2020/2498 Esas, 2021/2242 Karar sayılı kararı ile; asıl davada yargılama sırasında vefat eden tarafların mirasçılarının mirası reddetmeleri halinde konunun Miras Hukuku hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği, TMK’nın 612. maddesinde en yakın yasal mirasçıların, mirasın tamamını reddetmesi halinde reddedilen mirasın iflas hükümlerine göre tasfiye edileceğinin hükme bağlandığı, buna göre tasfiyenin de sulh hukuk mahkemesince yapılması gerekeceğinden mahkemece mahallin sulh hakimine durumun bildirilmesi, mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesi sağlanarak asıl davada atanacak temsilci ile davaya devam olunması gerekirken yasal mirasçıların mirası reddetmeleri ile asıl davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, karar bu gerekçe ile bozulmuş, bozma nedenine göre birleşen dosya davacısı ve asli müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
3. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davada davacı ...’ın vefatı üzerine Yargıtay ilamına göre tereke temsilcisi atandığı, ancak tereke temsilcisi tarafından davanın takip edilmemesi sebebiyle açılan davanın 6100 sayılı HMK 150. maddenin 5. fıkrası gereğince açılmamış sayılmasına, yüklenici ... ve yüklenici ... tarafından iskân ruhsatına ilişkin yükümlülük yerine getirilmediğinden sözleşme ile kararlaştırılan bağımsız bölümleri hak edemeyecekleri, alt yüklenici olan ...'in dava konusu inşaat nedeniyle imalat yaptığı, eksik iş bedelini depo ettiği, asıl yüklenicinin SGK prim borçlarını ve idari para cezasını ödediği, yapılan bu ödemelerin davacının, davalı arsa sahiplerine karşı ileri sürebileceği şahsi hakların konusunu oluşturduğu, birleşen davacı ...'nın 29.03.2019 tarihinde bedel yönünden davasını ıslah etmiş ise de; bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kabulü ile; 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı arsa sahiplerinden alınarak birleşen davada davacı yüklenici ...’ya verilmesine, yüklenici ... ve yüklenici ... sözleşme ile kararlaştırılan bağımsız bölümleri hak edemediklerinden yüklenicilerden yer satın alan asli müdahil davacıların da tapu iptal ve tescil taleplerinin reddine, ancak ödedikleri miktarlara ilişkin haklarının saklı tutulmasına, mahkeme veznesine depo edilen depo bedellerinin karar kesinleştikten sonra yatıranlara iadesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Birleşen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay’ın ilk bozma kararından önce dosyada alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazların değerinin tespit edildiğini ve bu değer üzerinden müvekkilinin tamamlama harcını yatırdığını, ikinci bozma kararından sonra ıslah harcı yatırıp 264.006,48 TL'ye alacak miktarını artırdıklarını, daha önce ıslah hakkını kullanmadıklarını, bozmadan sonra ıslah yapılabileceğini, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
2. Asli Müdahil ... Mirasçıları; ..., ..., ..., ..., ..., ... ayrı ayrı sundukları temyiz dilekçelerinde; murisleri ...’in 11 nolu bağımsız bölümü yükleniciden temlik aldığını, anılan bağımsız bölüm nedeniyle herhangi bir ödenmemiş borcu bulunmadığını, yüklenici ...'ın bu daireye ilişkin alacağını ...'ya temlik etmiş olduğunun açık olduğunu, bozma ilamı sonrası yargılama yapan yerel mahkemece yükleniciler tarafından iskân alınmasına ilişkin gerekli masraflar dahil olmak üzere eksik yapı bedeli de hesap edilerek toplam tutarın yükleniciler tarafından depo edildiğini, Yargıtay’ın 28.03.2012 tarihli bozma ilamında açıkça iskân alınmamış olmasının murisin talepte bulunduğu 11 nolu bağımsız bölümünün tapu iptal tesciline karar verilebilmesi için engel teşkil etmeyeceğini ve iskân alınmasının şart olduğu bağımsız bölümlerin diğer bağımsız bölümlerden ikisi için geçerli olduğunun belirtilmiş olduğunu, mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın karar verildiğini, bozma ilamında bir nevi murislerinin tapu iptal tescil talebinin var ise eksiklikler giderilerek kabulüne karar verilmesi gerektiğine işaret edildiğini, yargılama aşamasında eksik işlere ilişkin ve iskan alınmasına ilişkin gerekli bedel hesaplanarak yüklenici tarafından depo edildiğinden sözleşmenin ifa ile sonuçlanmış olduğunu, murisleri tarafından depo edilmesi gereken bir bedel de bulunmadığını, mahkemece bu hususta bir değerlendirme ve inceleme yapılmamasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali tescil veya alacak istemine ilişkindir.
1- Birleşen davacı ...’in temyizi bakımından; davacı ...’nın 11.06.2018 tarihli ek bilirkişi raporuna göre davasını ıslah ederek alacak miktarını 264.006, 48 TL'ye çıkararak ıslah harcını yatırdığı, 28.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanunda HMK’nın 177. maddesine bir fıkra eklendiği, eklenen bu fıkra ile Yargıtayca kararın bozulmasından sonra tahkikata ilişkin bir işlem yapılması halinde tahkikat sona erinceye kadar ıslah yapılabileceğinin kabul edildiği, usule ilişkin bir değişikliğin eldeki davalar da dahil olmak üzere hemen uygulanması gerektiği, bu nedenlerle bozma kararından sonra davacı ... tarafından verilen ıslah dilekçesinin değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken HMK’nın 177/2 fıkrası hükmüne rağmen bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2- Asli müdahil ... mirasçılarının temyizi bakımından ise asli müdahil ...’nın dava konusu 11 nolu bağımsız bölümü asıl davada yüklenici ...’tan 10.05.1996 tarihli.... Noterliğinde düzenlenen düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığı, asli müdahil ...’nın temliken tescil hükümlerine göre müdahale talebinde bulunduğu, yargılama aşamasında 21.04.2010 tarihli celsede asıl davada davacı yüklenici ...’ın 11 nolu bağımsız bölümü sözleşme ile ...'ya sattığını, parasını aldığını beyan ettiği, asıl davada davacı ...’in vefatından sonra mirasçıların mirası reddettiği ve terekeye temsilci atandığı, tereke temsilcisinin davayı takip etmemesi üzerine davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, yine yargılama sırasında asli müdahil ...’in temliken tescil hükümlerine göre haricen satın aldığı 11 nolu bağımsız bölümü kullandığının anlaşıldığı, her ne kadar yüklenici iskân ruhsatı alımına ilişkin yükümlülüğünü yerine getirmemiş ise de eksik ve kusurlu işler bedeli ile iskân bedeli depo edildiğine göre asli müdahil ... bakımından tapu iptali tescil talebinin kabulü gerekirken tapu iptal talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
VI. KARAR Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı ... vekili ve asli müdahil ... mirasçılarının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, Karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 13.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.