Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1796 E. 2026/1133 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1796
Karar No
2026/1133
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2983 E., 2025/486 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2019/194 E., 2022/276 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının nefes alma esnasında zorlanmaya başladığını, aynı zamanda müvekkilinin burnunda şekil bozukluğu olduğunu, bunun da düzeltilmesi için ameliyat olmayı planladığını, davacının nefes alma şikayetinin tedavi edilmesi, hem de estetik olarak burnunun şekillendirilmesi için davalı ile görüştüğünü, muayene sonrası davalının burnundaki sağlıksal problemi gidereceğini, rahatlıkla nefes alabileceğini ve estetik olarak da istediği gibi burnunu şekillendirebileceğini beyan ettiğini, davacının muayene olduğu gün davalının beyanlarıyla ikna olduğunu ve 06.08.2014 tarihinde ameliyat edildiğini, ameliyat sonrası davacının burnunda şişme, nefessizlik ve göz altı çevresinde morarma oluştuğunu, davacının geçirmiş olduğu estetik cerrahi operasyon sonrası burnunun istediği gibi olmadığını, burun ucunda çökme ve düşme olduğunu, bahsi geçen cerrahi operasyon sonrasında nefes almakta güçlük yaşamaya başladığını, müvekkilinin burnunun şekil olarak hiçbir şekilde düzelme göstermediğini, müvekkilinin psikolojik olarak sarsıntıya uğradığını, burnundaki şekil bozukluğunun düzeltilmesi için ikinci bir operasyon yapılması gerektiği, davacının burnundaki şekil bozukluğunun ve burnundaki kırıktan kaynaklanan nefes alamama durumlarının, davalının yaptığı ameliyat neticesinde (davacıya bu şikayetlerinin giderileceği davalı tarafından vaad edilmiş olmasına rağmen) düzeltilemediğini belirterek, davanın kabulü ile 100,00 TL maddi tazminatın ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının muayene sonrası burun tıkanıklığı, ağız kuruluğu, azı açık uyuma, horlama şikayetleri nedeniyle kendisine ameliyat olmasının önerildiğini, yapılan ameliyatın estetik ameliyat olmadığını, ameliyatla ilgili gerekli bilgilendirmenin yapıldığını, komplikasyonlarının açıklandığını, hastanın kabul ettiğini, bu ameliyatın başarılı şekilde gerçekleştiğini, hastaya ameliyat öncesi risklerin ayrıntılı olarak açıklandığını, teşhis ve tedavinin tıp kurallarına uygun olduğunu, müvekkilinin hukuki sorumluluğu gerektiren bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının burunda eğrilik ve nefes alamama şikayetleri ile davalıya başvurduğu, davacıya davalı doktor tarafından mevcut bulgular ile 06.08.2014 tarihinde rinoplasti ameliyatı yapıldığı, söz konusu ameliyatın kişinin isteği üzere yapılabileceği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 01.03.2021 tarih ve 5455 sayılı raporu ve 05.02.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporu uyarınca rinoplasti ameliyatı endikasyonunun ve uygulama şeklinin tıbben doğru olduğu, davacının şikayetlerinin söz konusu ameliyatın her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek bir komplikasyonu olarak değerlendirildiği, bu komplikasyonlara yönelik revizyon ameliyatları yapılabileceğinin onam formunda açıkça belirtildiği ve davacının onam formunu imzaladığı, nefes alıp vermedeki şikayetlerinin ise kronik hastalık olan alerjik rinit ile seyreden konka hipertrofisi ile ilişkili olduğu bu haliyle davalı doktorun eylemlerine tıbben hata atfedilemeyeceği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; yapılan tıbbi müdahalenin ... sözleşmesi niteliğinde olduğunu, burun ameliyatı için davacının ameliyat sonrası istediği görünümü tariflediğini, davalı hekim tarafından bu görünümün sağlanacağı vaadinde bulunulduğunu, yapılan operasyonun hem nefes alma problemini gidermek için hem de estetik müdahale için yapıldığını, işlemin gereği gibi olmadığının bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... sözleşmesi niteliğinde estetik tıbbı müdahaleden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1796, K. 2026/1133, T. 31.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1796-e-2026-1133-k-69ca522550c1