Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/163 E. 2026/802 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/163
- Karar No
- 2026/802
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/958 E., 2024/947 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/373 E., 2023/742 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında ... Yerleşkesi 4. Etap Kaba İmalât-Betonarme Yapım İşi Sözleşmesi imzalandığını, işin devamı sırasında davalının yaşadığı maddi olumsuzlukları gerekçe göstererek sözleşme yükümlülüklerini yerine getiremeyeceğini ve 4. Etap kaba imalât-betonarme yapımı işinin tasfiye edilmesini talep ettiğini, bunun üzerine 12.06.2017 tarihli Tasfiye Sulh ve İbra Protokolü çerçevesinde işlerin tasfiye edildiğini ve 12.06.2017 tarihinde tasfiye hakedişi yapıldığını, bu protokolle, davalının sözleşme konusu tamamlanamayan işlerin kendi nam ve hesabına, davacı vakıf tarafından yapılmasına/yaptırılmasına muvafakat ettiğini, sözleşme kapsamında yapılan işlerde kullanılan ve sahada hali hazırda mevcut bulunan her türlü araç, gereç ve ekipmanı, bedelsiz olarak iş bitimine kadar müvekkili vakfa bıraktığını ve müvekkilinden hiçbir alacağının bulunmadığını belirterek, ibra ettiğini, yine aynı tarihte, davalıya ait sahada bulunan malzemelerin döküm ve sayımı yapılarak oluşturulan listenin, 12.06.2017 tarihli tutanakla kayıt altına alındığını, sonrasında müvekkili vakfın şartlarını kabul eden ve en düşük fiyatı veren dava dışı ... İnşaat firmasıyla anlaşmaya varıldığını ve yarım kalan işlerin bütününün, davalı nam ve hesabına 25.07.2018 tarihinde ... Firması tarafından tamamlandığını müvekkili tarafından, davalı firma çalışanlarına birikmiş ücretleri için toplam 165.713,56 TL ödeme yapıldığını, davalı namı hesabına yaptırılan, kaba imalât-betonarme işleri için sözleşme gereğince davalı tarafından, müvekkili Vakfa sunulan 550.000,00 TL tutarındaki teminat mektubunun yapılan harcamaları karşılamaya yetmediğini,sözleşmede belirlenen gecikme cezasının tahsili gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.336.262,48 TL alacağın, temerrüde esas alınacak ödeme tarihleri dikkate alınarak, avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile nama ifa nedeniyle ödenen bedelin 1.336.262,48 TL, ceza-i şart alacağının 338.009,62 TL olarak tahsilini istemiştir.
II. CEVAP Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının “ilave maliyet” hesap yönteminde davalıya yüklememesi gereken bazı fazla metrajların olduğu, davalının kalan işinden fazla olarak “Epoksi Yapılması İşi" ile “Demir İşçiliği İşi" nin yaptırılmış olduğunun bilirkişi incelemesinde tespit edildiği, namı hesabına yaptırılan bir işte davalının yüklenmesi gereken maliyetin, kendisinin yapmayıp bıraktığı iş tutarı ile diğer yüklenici tarafından tamamlanma bedeli arasındaki fark olarak hesaplanması gerektiği, buna göre işi tamamlayan yükleniciye en fazla işi bırakan davalı yüklenicinin kalan iş metrajı kadar iş yaptırılabileceği, ilave işlerin metrajları yüklenemeyeceği, demir kesme-bükme-yerleştirme pozunda, davalı nam ve hesabına yaptırılabilecek maksimum miktarın 777,254 ton olabileceği, ... Firması'na yaptırılan işin miktarının ise 910,362 ton olarak tespit edildiği, bu durumda, davacı alacağından düşülecek fazla iş miktarının, (910,362 – 777,254 =) 133,108 ton olarak hesaplandığı, parasal karşılığının ise ... kesin hesabındaki birim fiyat uygulandığında (133,108 ton x 630 TL =) 83.858,04 TL olacağı, her çap ve derinlikte epoksi yapılması pozunda, davalı nam ve hesabına yaptırılabilecek hiç iş miktarı olamayacağı, davalı firmanın zaten işi bırakmadan önce sözleşmesindeki miktardan 918 adet fazla imalât gerçekleştirmiş olduğunun tespit edildiği, ... Firması'na yaptırılan işin miktarının ise toplam 13.561 adet olarak tespit edildiği, bu durumda, bu poz için davalı nam ve hesabına yaptırılabilecek iş miktarı olmadığından ... Firması'na ödenen miktarın tamamının alacaktan düşülmesi gerektiği, bedel tutarının ise ... Firması kesin hesabındaki birim fiyat uygulandığında (13.561 adet X 15,50 TL =) 210.195,50 TL olacağı, davacı alacağından kesilmesi gereken toplam tutarın (83.858,04 TL+ 210.195,50 TL =) 294.053,54 TL olduğu, 294.053,54 TL’nin düşülmesi ile davacı, davalı namı hesabına yaptırdığı işler dolayısıyla alacağının (1.417.811,88 TL- 294.053,54 TL=) 1.123.758,34 TL olduğu, davacı tarafça, davalının dava tarihinden önce temerrüte düşürüldüğünün ispatlanamadığı, davalının göndermiş olduğu ihtarnamedeki açık beyanı ve tasfiye protokolündeki kabulü neticesinde işin davalıdan kaynaklı olarak bitirilemediği ve geciktiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamakla birlikte, tasfiye protokolünde gecikme cezası hakkında bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle davacı iş sahibinin gecikme cezasına yönelik talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerini istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sözleşme eki teknik şartnamede yer alan imalâtların miktar ve fiyatlarının yine sözleşme eki birim fiyat teklif cetvelinde yer aldığını, muhtelif kalıp, demir ve beton imalâtlarının tamamının davalı tarafından yapılacağını, birim fiyat teklif cetvelinde yer almayan imalâtların idare tarafından onaylanacak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın birim fiyatlarına göre belirleneceğini, tasfiye protokolünün 3.1 maddesi dikkate alınmadığını, epoksi işinin 918 adet olarak yapılmasının fazla imalât olmadığını, davalı nam ve hesabına fazladan yapılan iş bulunmadığını, sözleşmenin 9. maddesinde gecikme halinde ceza-i şart öngörüldüğünü, gecikme cezasının da dikkate alınması gerektiğini, işi tamamlayacak yeni bir firma bulmanın kolay olmadığını, kalan işlerin kısım kısım tamamlandığını, son olarak dava dışı firma ile 25.07.2018 tarihinde kesin hesap yapıldığını, davalının tüm alacaklarının düşüldüğünü beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.