Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1605 E. 2025/2955 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1605
Karar No
2025/2955
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1796 E., 2025/79 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahk. Sıfatıyla) SAYISI : 2023/397 E., 2024/206 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı talep eden tarafından duruşmalı temyiz edilmek istenmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek taleplerden olmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. TALEP Talep eden vekili, şirketin borçlarını ödeyemez duruma geldiğini, borca batık halde bulunduğunu, iflasın ertelenmesi halinde şirketin mali durumunda iyileşme meydana geleceğini, bununla ilgili projeyi sunduklarını, iflasın ertelenmesinin hem alacaklıların hem de şirketin menfaatine olduğunu ileri sürerek iflasın ertelenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talep edenin mali kayıtlarının tespiti amacıyla ticari defterlerinin sunulması için kesin süre verildiği, talep eden bu sürede defterlerini sunmadığı, mahkemece talep edenin mali durumunun tespit edilememiş olup iflas erteleme taleplerinde haklı olduklarını talep edenin ispatlayamadığı gerekçesiyle talebin reddiyle talep eden şirketin iflasına karar verilmiştir. III. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde talep eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemece iflas erteleme talebinde bulunan şirket vekiline çıkarılan davetiye sonrası şirketin rayiç değer bilançosuna esas alınacak güncel verilerin sunulmaması, mahkemece de temin edilememesi sebebiyle güncel borca batıklık bilançosunun oluşturulamadığı, dolayısıyla iflas erteleme talep edenin usulünce belirlenmiş, denetlenebilir borca batıklığın varlığından bahsetmenin mümkün olmadığı, bu nedenle, iflas erteleme talep eden tarafından belirtilen mali verilerin sunulmaması sebebiyle mahkemece borca batık olup olmadığı belirlenemeyen şirketin iflas erteleme talebinin reddi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde ayrıca iflasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle yeniden karar verilmek suretiyle talebin reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Talep eden vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin, borçlarının tasfiyesi için uzun vadeli anlaşmalar yaptığını, borcun uzun vadeye yayılması konusunda ayrı ayrı protokoller imzalandığını, kısa vadeli borçların uzun vadeli borçlara çevrilmesi halinde iyileştirme projesine olumlu olarak katkıda bulunacağını, talebin kabul edilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Talep, iflasın ertelenmesine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılama şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre talep eden vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İİK'nın 179/b-4 maddesi "Erteleme süresi azami bir yıldır. Bu süre kayyımın verdiği raporlar dikkate alınarak mahkemece uygun görülecek süreler ile uzatılabilir; ancak uzatma süreleri toplamı dört yılı geçemez. Kayyım, mahkemenin belirleyeceği sürelerde iflası ertelenenin faaliyetleri ve işletmenin durumu konusunda düzenli olarak mahkemeye rapor verir" hükmünü içermektedir. Anılan hüküm uyarınca iflas erteleme müessesinde toplam uzatma süreleri dört yıl olup, ilk iflas erteleme süresi nazara alındığında bu süre toplamda beş yıldır. Söz konusu sürenin tedbirle birlikte başladığı, özellikle tedbirle birlikte iflas erteleme kurumundan yararlandığı halde de (5) yıllık sürenin gözetilmesi süre sonunda da borca batıklığının devam etmesi halinde İİK'nın 179/b-7 maddesi uyarınca iflas kararı verilmesi gerekmektedir. Talep eden şirket 15.10.2015 tarihinde iflasın ertelenmesini talep etmiştir. Yargılama aşamasında 01.03.2016 tarihli ve 04.10.2017 tarihli iki adet bilirkişi raporu mevcuttur. Bu raporlara göre talep eden şirket borca batık durumdadır. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararlarına ilişkin yeniden rapor alınması hususunda iki kez kaldırma kararı verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince rapor alınması için talep edenden istenilen gider avansı yatırılmamış, istenilen belgeler de verilen kesin süreye rağmen talep eden tarafından temin edilmemiştir. Bu durumda yargılamada geçen ve tedbirlerden faydalanılan süre göz önüne alındığında, talep eden şirketin alınan son rapora göre borca batık olduğu da sabit olduğuna göre talep eden şirketin iflasına karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle res’en bozulması gerekmiştir. V. KARAR 1. Talep eden vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1605, K. 2025/2955, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1605-e-2025-2955-k-071f3e171fe0