Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1521 E. 2025/2413 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1521
Karar No
2025/2413
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/26 E., 2025/441 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/705 E., 2024/955 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka alacağı 685.376,69 Euro olarak bildirildiği halde davalı şirketin konkordato projesine göre 3.610.621,00 TL'nin 36 eşit taksitte ödenmesine karar verildiği, davalıdan olan Euro alacaklarının doğru tarihte ve doğru kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmediğini ancak tüm hakları saklı kalmak kaydı ile kabul edilen 3.610.621,00 TL'nin 36 eşit taksitte ödenmesi için gerekli hesap numaraları bildirilmişse de davalı tarafça konkordato tasdikinden sonra hiç ödenmeyen ve eksik ödenen taksitler bulunduğunu, konkordato projesine göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile taksit ödemelerinde 340.000,00 TL'lik eksik ödeme yaptığını ileri sürerek konkordatonun müvekkili banka açısından feshine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafa ödenmeyen bir taksit bulunmadığını, konkordato dosyası kapsamında 31.12.2023 tarihinde tüm projenin tamamlandığının ve proje kapsamında ödenmeyen herhangi bir taksitin kalmadığının kayyım raporu ile tasdik edilip yargılamanın yapıldığı dosyaya ibraz edildiğini, bu kapsamda mahkemenin 06.05.2024 tarihli vermiş olduğu kesin ve ek kararı ile onaylanan konkordato projesi uyarınca borç ödemesi tamamlandığından kayyımın görevinin sona erdiğine karar verildiğini, alacaklarını alamadıklarını hiçbir surette ne mahkemeye ne de kayyımlığa bildirmeyen davacı tarafın gelinen aşama itibari ile eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı borçlunun konkordato tasdik talebinin kabulüne ilişkin kararın onanarak 19.10.2022 tarihinde kesinleştiği, 06.05.2024 tarihli ek karar ile onaylanan konkordato projesi uyarınca borç ödeme sürecinin tamamlandığından bahisle kayyımın görevine son verildiği, davacı tarafça 340,000,00 TL eksik ödeme yapıldığı iddia edilmiş ise de; kayyım raporunda da belirtildiği üzere davacı tarafça söz konusu taksitlerin ödenmediğine yönelik kayyımlığa yapılan hiçbir bildirim, ihtar, itiraz ve sair husus bulunmadığı, bütün alacaklıların alacaklarına kavuştuğu, davacı bankanın konkordato projesi kapsamında tüm taksitlerinin ödendiği ve davacı yönünden ödenmeyen taksidin bulunmadığı, davacı taraf lehine konkordatonun kısmen feshine ilişkin yasal koşulların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; konkordato açıldıktan sonra bir kısım ödemeler davacının müvekkil banka uhdesindeki hesabından tahsil edildiğini, ancak ilerleyen süreçte mevduatta yeterli bakiye kalmadığını ve davalı borçlu firma da konkordato projesine göre ödeme yapmadığı için davalı firmanın ödemeleri konkordato projesine göre eksik kaldığını, bilirkişi incelemesi yapılmadan verilen kararın hatalı olduğunu, davalı tarafın müvekkil bankadan döviz üzerinden kredi kullanarak döviz borçlandığı halde TL ödeyerek haksız kazanç elde ettiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, konkordatonun kısmen feshi istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle alacak döviz cinsinden doğmuş olsa dahi borçlunun yükümlülüğünün, konkordato projesi kapsamında, İİK'nın 308/c maddesine göre konkordato tüm alacaklılar bakımından mecburi olduğundan tasdik edilen konkordato projesi kapsamında ve tasdik kararında belirtilen şekilde ödeme yapma yükümlülüğünde olduğu, konkordato tasdik projesinde ödemin Türk Lirası cinsinde ve taksitler halinde ödenmesinin kararlaştırıldığı ve nitekim ödemelerin de TL cinsinden yapıldığının tespit edildiği anlaşılmakla usul ve Yasaya uygun görüldüğünden davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1521, K. 2025/2413, T. 18.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1521-e-2025-2413-k-24ba65e9480d