Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1271 E. 2025/2414 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1271
- Karar No
- 2025/2414
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1598 E., 2025/261 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/538 E., 2024/525 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı (dosyası sonradan tefrik edilen) ... Bilgi Danışmanlık Hiz. AŞ'den alacaklı olduğunu, borcun kaynağının borçlanma araçlarının satışı suretiyle piyasadan nakit toplanmasına ilişkin olduğunu, alacak tutarı resmi olarak belgelendirildiği gibi Merkezi Kayıt Kurumundan alınan belgelerle de alacağın sabit olduğunu, davalının piyasadan borçlanıp ödemediği toplam alacak tutarının ise 124.150.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirket de dahil olmak üzere bu şekilde alacaklı hale gelen yatırımcıların alacaklarının ödenmesinde sorunlar çıkması sonucunda borçların tahsili amacıyla davalılar ile protokol yapıldığını, protokol ile borcun davalılar tarafından kabul edildiğini, bu protokolün 11. maddesi gereğince davalı ... Bilgi Danışmanlık Hiz. A.Ş'nin protokolde belirtilen borçları ile işleyecek faiz ve ferilerinin ödenmesinin davalı ... Gayrimenkul Yapı ve İnş. A.Ş. tarafından garanti edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhinde İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün 2020/12954 E. sayılı dosyası üzerinden iflas yolu ile takip başlatıldığını, davalıların takibe kötüniyetli olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek davalıların itirazlarının kaldırılması ile iflaslarına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... Gayrimenkul Yapı ve İnşaat AŞ'nin protokol kapsamında geçerli bir garantisi veya kefaleti bulunmadığını, ayrıca protokoldeki kefalet şartının da, TBK'nın 583. maddesindeki şekil şartlarının hiçbirini taşımadığından geçerli olmadığını, müvekkillerinin borçlarının dayanağı olduğu iddia edilen protokolün 11. maddesinin geçersiz olduğunu, müvekkil şirketin herhangi bir garantisinin olmadığını, protokolde açık bir şekilde belirtilmemiş olan borçtan müvekkilin sorumlu tutulamayacağını, bu sebeple belirtilen taahhüdün geçerli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin 2020/544 Esas, 2022/978 Karar sayılı davalı şirketlerin iflasına ilişkin kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2023/7 28... /775 Karar sayılı ilamı ile gerekçesiz olduğundan bahisle kaldırıldığı, davalı ... Bilgi Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. yönünden verilen iflas kararının istinaf edilmediğinden bahisle kesinleştiği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın tefrik edildiği, dava dışı bu müflis şirketin Sermaye Piyasası Kurulu'nun 21/09/20 17... .11.2017 tarihli, 34/11 36... /1353 sayılı kararları ile sermaye piyasası araçlarını ihraç etmek üzere yetkilendirildiği, davacının da bu kapsamda oluşturulan borçlanma senetlerine aracılık ederek müşterilerine sattığı, müflis şirketin piyasaya borçlanıp ödemediği toplam alacak tutarının 124.150.000,00 TL olduğunu ileri sürdüğü, bu çerçevede taraflar arasında imzalanan protokolün 11. maddesinde davalı şirketin müflisin borçlarına müşterek ve müteselsil kefil olduğunun anlaşıldığı, bu çerçevede asıl borçlu yönünden kesinleşmiş mahkeme ilamı bulunması ve davaya dayanak müflis ... Bilgi Danışmanlık Hizmetleri A.Ş'nin İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün 2020/12954 E. sayılı dosyasının müşterek takip olması nazara alınarak hesaplanan ve usulüne uygun olarak tebliğ edilen 27.03.2024 tarihli depo kararında verilen süre içerisinde depo bedelinin yatırılmadığı gibi alacaklıya da herhangi bir ödemenin yapılmadığı gerekçesiyle davalı şirketin iflasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; müflis ... A.Ş. tarafından ihraç edilen borçlanma araçlarını satın alan alacaklılar ile yapılmış olup protokolün 11. maddesi uyarınca, davalı ... Gayrimenkul Yapı ve İnşaat A.Ş, müflis ... A.Ş'nin işbu protokolün Ek-1'deki listesinde yer alan toplam borç tutarını, işleyecek faiz ve ferileri ile birlikte alacaklılara ödenmesini garanti etmiş olup ayrıca tüm borç tutarına alacaklılar tarafından ibra edilinceye kadar geçerli olmak kaydı ile müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak borcun asıl borçlu tarafından ödenmemesi halinde tüm borcu nakden ve defaten ödemeyi kabul ettiği, protokolün özellikle davalının sorumluluğuna yönelik 11. maddesi ile birlikte tümü dikkate alındığında, tarafların asıl amacının, asıl borçlu olan müflis ... A.Ş'nin mevcut borcundan davalının da onunla birlikte sorumlu olmasına yönelik olduğu anlaşıldığından söz konusu protokolün davalı bakımından bir borca katılma sözleşmesi olarak kabulü gerektiği, bu durumda müteselsil kefalete ilişkin yasal koşulların bulunmadığına yönelik davalı itirazlarının da bir önemi bulunmadığı, sonuç olarak söz konusu protokol davalı yönünden bağlayıcı ve geçerli olup bildirilen kapak hesabına göre tebliğ edilen depo kararı ekli tebligata rağmen depo bedelinin yatırılmadığı gibi alacaklıya da ödenmediği anlaşılmakla davalı şirketin iflasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sözleşmede borca katılma taahhüdüne ilişkin açık ya da zımni irade olmadığını, İstinaf Mahkemesince borca katılma olarak nitelenen 11. maddenin esasında kefalete ilişkin olduğunu, maddenin ilk paragrafında "garanti" kelimesi geçse de ikinci paragrafta açıklanarak müteselsil kefil olduğunun belirtildiği, ilgili protokoldeki kefalet şartının da TBK'nın 583. maddesindeki şekil şartlarının hiçbirini taşımadığından geçerli olmadığını, kefalet limiti belirlenmediği gibi şirket yetkilisinin el yazısı beyanının da bulunmadığını, bu sebeple protokolün 11. maddesinin geçersiz bir madde olduğunu, müvekkil şirketin herhangi bir garantisinin bulunmadığını, protokolde açıkça borç miktarı için işaret edilmiş olan EK-1 listesinde gösterilmemiş olan borcun müvekkile yüklenmesinin imkansız olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK'nın 154. maddesinde düzenlenen iflas yolu ile takibe karşı yapılan itirazın kaldırılması ile borçlu şirketin aynı Yasa'nın 158. maddesi gereğince iflası istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Taraflar arasında imzalanan protokolün 11. maddesinin ilk fıkrasından borcun ödenmesinin garanti edildiği, ikinci fıkrasından davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu, yine protokolün başlangıç hükümleri ile 3., 4. ve 9. maddesi hükümlerinden davalının da borçtan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu kapsamda protokol hükümleri kül halinde değerlendirildiğinde protokolü imzalayan davalının borcu garanti/teminat altına almak istediği, her ne kadar müteselsil kefil yönünden 6098 sayılı TBK'nın 583. maddesi gereğince kefil olunan miktar ve borçlunun el yazısı bulunmadığından müteselsil kefile ilişkin hükümler geçersiz ise de özel bir şekle tabi olmayan borca katılma ve borcun ödenmesine garanti hükümleri bakımından protokolün geçerli olduğu, bu durumda hakların yarışması ilkesi gereğince alacaklıların lehine olan hükümler gereği borçlu davalının borçtan sorumlu tutulmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/4. maddesi hükmü gereğidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibariyle doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz karar harcının ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.