Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1422 E. 2025/2469 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1422
Karar No
2025/2469
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1912 E., 2025/294 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/3 56... /631Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı kooperatifin ortağı olup, bu kooperatifte bundan ayrı 7 adet daha ortaklık payı bulunduğunu, davacının, davalı kooperatifteki toplam 8 adet aidat borçlarını düzenli olarak ödediğini, yönetim kurulu karar defterinin 35.ve 36. sahifelerinde yer alan 05.02.2012 tarihli ve 31 sayılı yönetim kurulu kararı ile davacının davalı kooperatifte 7 hissesi olduğunun kooperatifin diğer ortaklarının muvafakat edip etmediklerinin sorulmasına ve beyanlarını yazılı olarak karar defterine geçirilmesine karar verildiğini, bunun üzerine kooperatfin davacı dışında kalan 18 ortağının özgür iradeleri ile davacının davalı kooperatifte 7 hissesinin olduğunun ad ve soyadlarının karşılarını imzalayarak beyan ve muvafakat ettiklerini, buna rağmen daavacının bu aşamada herhangi bir hak kaybına maruz kalmamak için mevcut ortaklık payından hariç sahibi olduğu ve kooperatif ortakları tarafından da kabul edilen 7 adet ortaklık payının daha kooperatif kayıtlarına geçirilmesi talebinde bulunduğunu, bunun üzerine davalı kooperatif yönetim kurulu başkanını, 15.01.2012 tarihli genel kurulda yönetim kurulu üyeliğine seçilen davacının bu görevinden istifa etmesi halinde kendisine 7 değil, 4 adet ortaklık payı verileceğinin ifade edildiğini, davalı kooperatifin, bugüne kadar ana sözleşmesinde belirtilen ortaklarını konut sahibi yapma amacını gerçekleştiremediğini, davalı kooperatifin mülkiyetinde olan taşınmazının tapu kaydında tarla olarak tescilli görüldüğünü, bu taşınmaz üzerine cins tashihi yapılmadığını, mahkeme kararı ile davalı kooperatife verilen 3 yıllık ek süre içinde bu tarlanın arsaya döndürülmesi, bu alana yapılacak olan konut inşaatının plan, proje ve diğer raporların hazırlanması ve sair ruhsatlarının alınması, konutların payları oranında ortaklara tesliminin günümüz koşulları itibariyle hukuken imkansız görüldüğünü, bu durum karşısında taşınmazın satılarak kooperatifin tasfiyesine gidileceğinin düşünüldüğünü, davacının kooperatifte bugüne kadar çeşitli yollardan ödediği miktarın 350.000,00 TL'yi geçtiğini, davalı kooperatif için bugüne kadar bir banka hesabı açılmadığını, ödemelerin elden veya kooperatif yönetim kurulu başkanı, üyeleri ve sekretere banka aracılığı ile havale edildiğini beyanla, davacının davalı kooperatifte mevcut ortaklık payından ayrıca 7 adet daha ortaklık pay, hak ve sıfatı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı kooperatifin 7 adet daha ortaklık payı olduğunu iddia eden davacı tarafın böyle bir adette ortaklık payı olmadığını, gerek ortaklar defterindeki kayıtlardan gerekse karar defterinden anlaşılacağı üzere davacının 2 hissesinin kayıtlı olduğunu, iddia edilen 7 hissenin kaydına hiçbir belgede rastlanmadığını, iddia edilen yönetim kurulu karar defterinin 35. ve 36. sahifelerinde yer alan 05.02.20 12... sayılı yönetim kurulu kararı ile davacının 7 hissesi talebinin kooperatifin diğer ortaklarına karar defterinde imzaya sunulup bütün ortaklar tarafından onaylandığı ve imzalandığının belirtildiğini, bu yönetim kurulu kararının geçersiz olduğunu, yok sayılmakta olduğunu, yönetim kurulunun, kooperatifin faaliyet süresi dolduğu için yetkisiz olduğunu, aldığı kararların da hükümsüz olduğunu, kaldı ki yetkili olduğu varsayılsa bile bu karara 3 hissedarın itiraz ettiğini, karar defterinde 46 no'lu 10.11.2012 tarihli kararın bunu ispat etmekte olduğunu, davacı tarafın ödemeler için kooperatifin banka hesap numarasının olmadığını beyan ettiğini, iddianın mesnetsiz olduğunu, çünkü ticari ilişkilerde ciddi paralar ödeniyorsa karşılığında parayı ödeyen kişinin bunun karşılığında makbuz almak ve de hisse devrinin ortaklar defterine işlendiğini takip etmek zorunda olduğunu, ayrıca davacının eski başkan müteveffa ...'den yazılı olarak hisselerin devrini istemediğini, davacı iddiasında ise ödemeleri eski yönetim kurulu başkanı ve sekretere yaptığını açıklamakta olduğunu, davacının yeni yönetim kurulundan bu hisse devrinin gerçekleştirilmesini talep ettiğini, yeni başkan ve üyelerin bu konuya vakıf olmadıkları için böyle bir hisse talebinin gündeme getirilmiş olabileceğini, kooperatfin faaliyet süresinin Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/46 Esas, 2012/217 Karar sayılı kararı ile 3 yıl uzatıldığını, şuanda faal bir kooperatif olup, tarla vasfı taşıyan kooperatif arazisini imara açma işleminin sürdürüldüğünü beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi' nin kaldırma kararı öncesi rapor sunan bilirkişi heyetine tevdi edildiği, akabinde yeniden kooperatif ve mali müşavirden oluşan bilirkişilere tevdi edildiği, 08.04.2024 tarihli raporun düzenlendiği, bilirkişiler tarafından, taraflarca dosyaya sunulan ödeme makbuzları, ticari defter ve kayıtlar, banka kayıtları üzerinde kaldırma kararında belirtildiği minvalde inceleme yapıldığı, tanık beyanlarının da alındığı ve yapılan tüm bu incelemeler neticesinde, davacının yaptığı ödemelerin toplamda 8 adet hisseye tekabül ettiğinin anlaşıldığı, o halde, davacının mevcut ve davalı defterlerinde kayıtlı bir hisseye ilave olarak yedi hisse daha hakkı olduğu tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının iddialarına dayanak teşkil eden 05.02.2012 tarihli, 31 sayılı yönetim kurulu kararının yetkisiz kurul tarafından alındığını, yönetim kurulunun, kooperatifin faaliyet süresi dolduğu için yetkisiz olduğunu, yetkisiz kurul tarafından alınan kararların da hükümsüz olduğunu, kaldı ki yetkili olduğu varsayılsa bile bu karara 3 hissedarın itiraz ettiğini, istinaf mahkemesinin iade kararı öncesi 3 adet, iade kararı sonrası ise 2 adet bilirkişi raporunun dosyaya ibraz edildiğini, bu raporlardan sadece 08.04.2024 tarihli (son) raporun aleyhe hususlar içerdiğini, aleyhe kanaat bildirilen mezkur raporda, ciddi tutarsızlık bulunduğunu, 08.04.2024 tarihli bilirkişi raporunun bu hali ile kabule şayan olmadığını, 05.02.2012 tarih ve 31 no’lu yönetim kurulu kararının ...’ın 7 hissesinin bulunduğunu ispatlar nitelikte olmadığını, davacı tarafından ödendiği iddia edilen aidatların, kooperatif aidatı olarak gönderilip gönderilmediğinin ispatı gerekmekte olup davacının bu iddiasını ispatlayamadığını, davacının birden fazla üyeliği bulunduğu yönündeki iddianın temel dayanağının davacının davalı kooperatifin önceki başkanı ... ve ...'ya gönderilen havale bedellerinin dayanak gösterilmişse de; söz konusu havalelerin doğrudan doğruya kooperatif hesabına değil, ... ve ...'nun şahsi hesaplarına gönderilmesi nedeniyle bu paranın şahsi bir borçtan kaynaklandığının kabulü gerektiğini, bu nedenle davacının şahsi borçlarından kaynaklı şahıslara ödedikleri paranın kooperatif aidatlarına sayılmasının hukuken mümkün olmadığını, davacı ...’ın 2006 yılında ...’un hissesini yönetim kurulu kararı ile satın aldığına yönelik ifadelerin hakikati yansıtmadığını, şöyle ki, ortaklığı devam eden bir ortağın hissesi ancak devredilebilir ya satılabilirse de bu hissenin yönetim kurulu kararı ile satılması mümkün olmadığını, 27.08.2012 tarihli, 43 no’lu yönetim kurulu kararı ile ...’ın kooperatif aidatlarını ödememesi ve kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle Kooperatifler Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince kooperatif üyeliği sonlandırıldığını, davacının 2014 yılı itibari ile kooperatif ile bağlantısı kalmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcı temyiz eden davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1422, K. 2025/2469, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1422-e-2025-2469-k-6c64a648f6d8