Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/12 E. 2025/2513 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/12
- Karar No
- 2025/2513
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/16 E., 2024/45 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vd. vekili Avukat ..., davalı asil ..., davalı ... mirasçısı ... vekili Avukat ... geldiler. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve paylaşım sözleşmesi gereğince, davacı yüklenicinin inşaatı tamamladığını ve arsa sahiplerine teslim ettiğini, ancak davacıya isabet eden iki adet iş yerinin tapusunun devredilmediğini ileri sürerek, dava konusu 8 ve 10 no.lu bağımsız bölümlerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalılardan ..., paylaşım sözleşmesinin onayı alınmadan vekili tarafından imzalandığını, bu sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Dahili davalılar vekili cevap dilekçesinde; paylaşım sözleşmesini kabul etmediklerini, paylaşım sözleşmesinin müvekkilleri açısından mutlak butlanla sakatlandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 02.07.2013 tarihli kararı ile paylaşım sözleşmesini imzalayan arsa sahipleri vekilinin sözleşmeden sonra azledildiği, buna göre dava konusu bağımsız bölümlerin davacı yükleniciye isabet ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 02.07.2013 tarihli kararının süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraf teşkili, kamu düzeninden olup, mahkemelerce ve temyiz aşamasında Yargıtay'ca resen dikkate alınmak zorunda olduğu, bu itibarla, Kartal 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/494 Esas sayılı dava dosyasında davacılar, eldeki davanın da konusu olan taşınmazda hak sahibi olduklarını ileri sürerek tapu iptal ve tescil talebinde bulunmuşlar, mahkemece, dava kabul edilmiş, karar derecaattan geçerek 25.03.2011 tarihinde kesinleşmiş bulunduğundan anılan davadaki davacıların da, eldeki davanın konusunu teşkil eden taşınmazda hissedar olduğu, bu durumda, mahkemece, sözü edilen dava dosyasında davacı olarak yer alan kişilerin eldeki davaya katılmalarının sağlanıp, savunma ve delilleri sorulup, gerekli inceleme yapıldıktan sonra sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan esasa girilerek hüküm kurulması doğru olmadığı, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 18.05.2005 tarihli yapı ruhsat ekindeki ve 09.11.2007 tarihli Tadilat Yapı Ruhsatı ekindeki mimari projeye göre projede yine 10 adet dükkan bulunduğu, projelerin her ikisinde de 10 adet dükkan bulunduğu ancak; yapı ruhsatı projesinde 7 numaralı dükkan tadilat projesinde 8 numaralı dükkan olarak, yapı ruhsatı projesinde 9 ve 10 numaralı dükkan birleştirilerek tadilat projesinde 10 numaralı dükkan dükkan olarak belirtildiği, yani davacı vekilinin tadilat projesine göre tescilini talep ettiği 8 ve 10 no.lu dükkanların tapuda 7 ve 9 numaralı dükkanlar olduğu, bu durumda davacı vekilince tescili talep edilen 8 ve 10 numaralı dükkanların tapuda 7 ve 9 no.lu dükkanlara karşılık geldiği, tadilat projesine göre tescil talep edilmesine rağmen tadilat projesinin henüz tapuya uyarlanmadığı, buna ilişkin kesin süreler verilmesine rağmen eksikliğin giderildiğine yahut giderilmesi için dava açıldığına dair belge sunulmadığı, davacı vekilince eksikliğin giderilmesi için yetki talep edilmediği görülmekle, tapuda kayıtlı olmayan tadilat projesine göre tescili mümkün olmayan taşınmazlar yönünden dava açıldığı,
Her ne kadar davacı vekilince 28.02.2023 tarihli ıslah dilekçesi sunulmuş ise de; Islahın 'iyiniyetli tarafın davayı açtıktan sonra öğrendiği olgularla ilgili yanlışlıkları düzeltmesine, eksiklikleri tamamlamasına, bu çerçevede yeni deliller sunabilmesine imkan tanıyan bir kurum olmasına göre; davacı tarafça tapu kaydı ve tadilat projesindeki uyumsuzluk davanın en başından beri bilindiğinden, tüm arsa maliklerini etkileyip davaya dahil edilmesini gerektirecek şekilde arsa paylarının düzeltilmesi ve alınacak raporla arsa paylarının tespit edilmesini talep etmesi ve 1 no.lu dükkan yönünden tescil talebinde bulunması taleplerinin, ıslah dilekçesindeki taleplerin dava dilekçesindeki taleplerin yanında dava dilekçesinde dile getirilmeyen bir alacak kaleminin de hükme bağlanması olarak anlaşıldığı, bu taleplerin ıslah yoluyla ileri sürülemeyeceği, HMK 119 vd. maddelerinde düzenlenen dava açma prosedürüne ilişkin usuli şartları taşımaması nedeniyle ek dava olarak da değerlendirilemeyeceğinden bu yöndeki taleplerinin de dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Arsa sahiplerinin müvekkili yükleniciyi imar artışından faydalandırma borcu olduğunu,
b. Mahkemece kurulan 14.03.2023 tarihli ara karar tutanağı ile Belediyeye başvurulması üzerine onaylı tadilat projesinin belediye tarafından tapuya gönderildiği, belediyece tapuya gönderilen yazı ile "yasal olarak tadilat projesinin yapıldığı, maliklerden muvafakatların alınmış olduğunun tespit edildiği"nin bildirildiğini, ara kararın aynen yerine getirildiği hususunun, müvekkilin önceki vekilinin 17.07.2023 tarihli dilekçesi ile ortaya konulup ara karar gereği Tapu Sicil Müdürlüğüne ve Belediye Başkanlığına yapılan müracaatlar ve sonuçları belirtilen dilekçe ekinde mahkemeye sunulduğunu,
c. 12.09.2023 tarihinde kesin süre verilmesi üzerine tapu sicil müdürlüğüne yeniden müracaat edildiğini, Tapu Sicil Müdürlüğünün de tadilat projesinin tapu siciline işlendiği, mevcut kat mülkiyetinin 19.12.2008 tarihli yapı kullanma izin belgesine göre kurulduğunun belirtildiğini, eldeki kayıtlarda bir sorun olmadığı konusunda uzman bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğunu, kayden hiçbir sorun yokken mahkemenin ara karar ile neyi murad ettiğinin anlaşılamadığını, dilekçeleri dikkate alınmadığından teknik izahata başvurduklarını,
d. Tapudaki proje ile belediyede bulunan tadilat projesinin uyumlu olup olmadığı konusunda bilirkişi incelemesi talepleri ile ilgili olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmadan karar verildiğini, konun teknik bir konu olup bilirkişi incelemesi sonucu ortaya çıkabileceğini,
e. Tapu Sicil Müdürlüğünün 28.03.2024 tarihli cevabi yazısı ile tapudaki proje ile belediyedeki projenin birebir aynı olduğu, dolayısıyla projeler arasında uyumsuzluk diye bir şeyin söz konusu olmadığının belirtildiğini,
f. Mahkemenin gerekçeli kararında belirttiği 8 ve 10 nolu dükkanların tapuda 7 ve 9 nolu dükkanlar olduğu hakkında hiçbir duruşmada herhangi bir tespitte bulunulmadığı, kesin süreye ilişkin ara kararın da böyle bir gerekçeyle kurulduğunun belirtilmediğini, mahkemenin ara karar ile neyi murad ettiğinin gerekçeli karar tebliğine kadar anlaşılamadığını,verilen kesin sürenin HMK’nın 94. maddesine aykırı olduğunu,
g. Bekletici mesele yapılan dosyanın sonucu beklenmeden hatta buna dair ara karardan sarfınazar edilmeden tahkikatın bitirildiğini, paylaşım sözleşmesinin geçersizliği istemi ile açılan davanın, eldeki bu davayı etkileyeceğinden sonucun beklenmesi gerektiğini,
h. Taraflarına tapu kaydının düzeltilmesine ilişkin dava açılmasını emreden ya da öneren mahiyette süre verilmediğini,
ı. Islah dilekçesine konu taleplerin ıslah dilekçesi ile talep edilemeyeceği “ çünkü davacı tarafça tapu kaydı ve tadilat projesindeki uyumsuzluğun davanın en başından beri bilindiği” ifade edilmiş ise de tapu kaydı ile tadilat projesi arasında uyumsuzluk olmadığının Tapu Sicil Müdürlüğü yazılarıyla ortaya konulduğunu beyan etmektedir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı tarafça, Beşiktaş 7. Noterliği 21.11.2007 tarihli ... yevmiye nolu Paylaşım Sözleşmesine dayalı olarak 8 ve 10 no.lu bağımsız bölümlerin adına tescili için dava açılmıştır. Mahkemece, tapuda kayıtlı olmayan tadilat projesine göre tescili mümkün olmayan taşınmazlar yönünden dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; Taraflar arasında imzalanan 17.01.2005 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle düzenlenen proje sonradan tadilat projesiyle değiştirilmiş olup tadilat projesindeki bağımsız bölüm numaraları ile ilk projedeki bağımsız bölüm numaralarının uyumsuz hale geldiği anlaşılmıştır.
Öte yandan, eldeki davaya dayanak .... Noterliği 21.11.2007 tarihli ... yevmiye nolu Paylaşım Sözleşmesinin iptali için İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/160 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı görülmüştür.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; 1. Beşiktaş 7. Noterliği 21.11.2007 tarihli ... yevmiye nolu Paylaşım Sözleşmesinin iptali için İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/160 Esas sayılı dosyasında açılan davada verilecek karar eldeki davayı etkileyeceğinden işbu dava sonucunun beklenilmesi,
2. İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/160 Esas sayılı dosyası sonucunda 21.11.2007 tarihli Paylaşım Sözleşmesinin iptali halinde; dava konusu taşınmazda keşif yapılıp 20.09.2007 tarihli tadilat projesi dikkate alınarak mevcut yapıda kat irtifakına esas alınacak payların bilirkişi raporuyla yeniden belirlenerek tadilat projesi ile irtibatlandırıldıktan sonra hakları etkilenecek tapu maliklerinin de davaya dahil edilmesi suretiyle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde belirlenen %50 paylaşım oranına göre davacı taleplerinin değerlendirilmesi,
3. İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2020/160 Esas sayılı dosyası sonucunda 21.11.2007 tarihli Paylaşım Sözleşmesinin iptal edilmemesi halinde ise; sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince 21.11.2007 tarihli Paylaşım Sözleşmesinin sadece taraflarını bağlayacağı ve sözleşmeye katılmayan maliklerin haklarını etkilemeyeceği gözetilerek paylaşım sözleşmesinin değerlendirilmesi gerekirken HMK’nın 94. maddesine aykırı şekilde kesin süreye bağlanan işlemin mahiyeti ve yerine getirilmesi açık ve anlaşılır şekilde belirtilmeden kurulan ara kararlar neticesinde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.