Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/4238 E. 2025/12438 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4238
Karar No
2025/12438
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2024/228- 2024/231 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: 2024/İHK-14625 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI: K-2023/418629

İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.08.2019 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu araç, davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesiyle sigortalı araç ve dava dışı üç aracın daha karıştığı zincirleme trafik kazasında davacının yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun hatalı olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hakem heyetinin 25.10.2023 tarihli ara kararı ile, davacının sunduğu raporu hazırlayan heyette kulak burun boğaz uzmanı hekimin bulunmadığı, söz konusu rapor ile davalının sunduğu medikal rapor arasındaki çelişkiyi gideren bir rapor alınmasına karar verildiği, davacı tarafa bilirkişi ücretini yatırması için üç günlük kesin süre verildiği, bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde dosyadaki mevcut delil durumuna göre karar verileceği yönünde ihtarat yapıldığı, 6100 sayılı HMK’nın 94 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasında; “Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın, o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar.” hükmünün bulunduğu, ara kararda belirtilen bilirkişi ücretinin davacı tarafça verilen kesin sürede yatırılmadığı, bu nedenle dosyadaki eksikliğin tamamlanamadığı, uyuşmazlığın değerlendirilmesi için yeterli delilin temin edilemediği gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ara kararının davacı tarafa tebliğ edilmediği, davacı tarafın itirazında haklı olduğu, yeniden kurulan 27.01.2024 tarihli ara karar ile, davacının kazadan kaynaklanan maluliyet oranının tespit edilmesi için bilirkişi raporu alınmasına karar verildiği, ara karar uyarınca kulak burun boğaz uzmanı ile iki adli tıp uzmanından oluşan heyetten alınan 26.02.2024 tarihli raporda, davacının fotoğraflarından davacıda nazal aksın sağa deviye olduğu, ancak davacının burun kemiğinde kırık olduğunu gösteren bilgisayarlı tomografi raporunun dosyaya sunulmadığı, davacı tarafça dosyaya sunulan BBT görüntülerinde ise burun kemiğinde kırığa rastlanmadığı, bu nedenle kırık niteliğinin saptanamadığı, davacının nazal aksında mevcut olan sağa deviasyonun 10.08.2019 tarihli trafik kazası ile illiyetinin kurulamadığı, sonuç itibariyle davacının 10.08.2019 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanmasının, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezliğe neden olmadığı kanaatine varıldığı, davacının kazadan kaynaklanan maluliyetinin bulunmadığının tespit edildiği, söz konusu raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, davacıda kaza nedeniyle sürekli maluliyet oluşmadığının sabit olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davacının talebinin dava sübuta ermediğinden esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının dosyaya sunduğu %2 oranlı maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, hakem heyetinin aldığı raporun hatalı olduğunu, davacının sunduğu rapor ile hakem heyetinin aldığı rapor arasında çelişkinin bulunduğunu, çelişkinin giderilmesi için bir Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden yeni bir rapor alınması, davacının muayenesi yapılmak suretiyle raporun hazırlanması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından ZMSS poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 27.03.2023 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği, raporun düzenlendiği yönetmelikte isabetsizlik olmadığı, ancak raporda davacının davaya konu trafik kazası sonucu burun kemiğinde kırılma olduğu, yapılan muayenede davacıda nazal dorsumun sağa deviye olduğunun tespit edildiği, bu nedenle anılan Yönetmeliğin ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzunda yer alan D-Yüz Sınıf (1)-Edinsel nedenlerle fiziksel görünümü bozan burun eğriliği kapsamında davacıda %2 oranında maluliyetin bulunduğunun tespit edildiği, ancak raporda bu husus nedeniyle maluliyet oranı belirlenirken davacının kulak burun boğaz uzmanı hekim tarafından muayene edildiğine ilişkin bir kaydın bulunmadığı, raporun bu nedenle yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmadığı anlaşılmıştır.

Bununla birlikte; İtiraz Hakem Heyetinin 27.01.2024 tarihli ara kararı uyarınca kulak burun boğaz uzmanı ile iki adli tıp uzmanından oluşan heyetten alınan 26.02.2024 tarihli raporda, davacının nazal aksında mevcut olan sağa deviasyonun 10.08.2019 tarihli trafik kazası ile illiyetinin kurulamadığı, sonuç itibariyle davacının 10.08.2019 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanmasının, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezliğe neden olmadığı tespit edilmişse de, raporun davacı muayene edilmeksizin fotoğraflar ve tedavi belgeleri üzerinden ve kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmelik hükümlerine göre hazırlandığı, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı görülmüştür.

Davacının kaza tarihinde 14 yaşında çocuk olması nedeniyle kaza tarihinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin yürürlükte olduğu, bununla birlikte anılan Yönetmeliğin 8 inci maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edildiği, aynı zamanda yönetmeliğin ekleri olan EK 2 ve EK 3'de bulunan "Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo" incelendiğinde, engel oranı olarak %20’nin altındaki oranların gösterilmediği, yönetmeliğin "Atıflar" başlıklı 14 üncü maddesinde belirtilen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin ise, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’in 18 inci maddesi ile 20.02.2019 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı, bu tarihten sonraki kazalarda bu yönetmeliğin uygulanma imkanının kalmadığı, bu nedenle somut olayda maluliyetin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine göre belirlenmesinin gerekli olduğu açıktır.

Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yeniden muayenesi yapılarak kaza nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi amacıyla kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve ekindeki Erişkinler İçin Engelli Sağlık Kurulu Raporları Engel Oranları Alan Kılavuzuna göre yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu veya davacının ikametine en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümünden içerisinde Kulak Burun Boğaz uzmanı bulunan heyetten rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4238, K. 2025/12438, T. 15.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2024-4238-e-2025-12438-k-9a464188e9f7