Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1119 E. 2025/2893 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1119
- Karar No
- 2025/2893
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/12 E., 2025/104 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların 17.04.2014 tarihinde davalı kooperatife üye olduklarını ve 05.11.2015 tarihinde kooperatif yetkilileri ile bir araya gelip "sözleşme" başlıklı metni imzaladıklarını, bu metne göre davacıların kooperatife ödemekle yükümlü tüm borcu ödediklerini ve karşılığında ... ilçesi ... Mah. 9431 ada 10 parselde kain A Blok 12 numaralı bağımsız bölümün davacılara teslim edileceğinin, tapu devri işlemleri başladığında davacılara öncelik tanınacağının kararlaştırıldığını, ancak davalının tapuyu devretmeye yanaşmadığını ve üstüne üstlük davacılara ihtar çekerek 44.500,00 TL tutarında ödeme yapılmaması durumunda ortaklıktan çıkarılacağının bildirildiğini, oysa davacıların akçeli yükümlülüklerini yerine getirdiğini ileri sürerek, A Blok 12 numaralı bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı tapusunun iptali ile davacılar adına tescilini, mümkün olmaması durumunda fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili 18.11.2021 tarihinde talebini 387.997,21 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davaya konu taşınmazın davacılara tahsis edildiği iddiasının ispatının gerektiğini, kooperatife karşı tapu iptal tescil talebinde bulunabilmek için öncelikle akçeli yükümlülüklerin yerine getirilmesi gerektiğini, oysa davacıların kooperatife borçlu olduklarını, 05.11.2015 tarihli "sözleşme" başlıklı metne istinaden hak talep edilebilmesi için öncelikle metnin varlığının ve geçerli olduğunun ispat edilmesi gerektiğini, kaldı ki davacılara 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun (KK) 23. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olacak şekilde imtiyaz tanıyan sözleşmenin genel kurulun yönetim kuruluna bu yönde karar alması için yetki vermemiş olması sebebiyle geçersiz olduğunu, tazminat koşullarının da oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.11.2021 tarihli kararı ile kooperatifte konut tahsisi aşamasına gelindiği ve akçeli yükümlülüklerini yerine getiren ortaklara tapu devri yapıldığı, davacılara tahsis edilen A Blok 12 no.lu bağımsız bölümün ise davalı kooperatif adına kayıtlı iken ... İcra Dairesinin 2019/51733 Esas sayılı takip dosyasında 17.09.2020 tarihinde haciz yolu ile satıldığı ve ihale alıcısı tarafından da 29.09.2020 tarihinde üçüncü bir kişiye devredildiği, dava tarihine kadar toplam 117.700,00 TL ödendiği, ancak ödenmesi gerekli tutarın 157.000,00 TL olduğunun anlaşıldığı, davacılarla aynı özelliklere sahip başka ortak bulunmadığının görüldüğü ve sonuç olarak davacıların kooperatife (157.000,00 TL 117.700,00 TL) 39.300,00 TL borçlu oldukları bu halde, davacıların konut karşılığı tazminat talep haklarının olduğu, 18.06.2021 tarihli kooperatif ek bilirkişi raporu ile müstakar hale gelmiş formül esas alınarak belirlenen 314.397,21 TL'nin davacılara ödenmesi gerektiği, 19.10.2021 tarihli inşaat bilirkişi ek raporunda davacı tarafından yapılan ek imalatların neler olduğu kalem kalem belirtildiği ve inşa tarihi olan 2017 yılı itibariyle imalat bedelleri toplamının 73.600,00 TL olduğu, buna göre, kooperatifin ek imalat bedelleri kadar zenginleştiği ve davacının bu yöne ilişkin zararının da tazmini gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 20.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 22.04.2022 tarihli kararı ile davanın tapu iptal davası da olduğu göz önüne alındığında, arabuluculuğa tabi olmadığı, davalı kooperatifin yetkili temsilcisinin keşif sırasındaki beyanı da değerlendirildiğinde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki taşınmazın değerine ilişkin miktarın yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 22.04.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, taşınmazın rayiç değerinin belirlenmesinde takip edilen usulün yeterli görülmediği, davacının normal üyelere göre ödemelerinin eksik olduğunun bilirkişi raporlarında belirlendiği, mahkemece; davacı ile aynı konumda bulunan ve ödemelerini tam yapan ortaklara verilen kooperatifçe tamamlanmış bağımsız bölümün dava tarihindeki rayiç bedeli dikkate alınarak, ödemesi eksik olan ortağa ödenecek tazminat miktarının belirlenmek üzere Dairemizin yerleşmiş içtihatları ile benimsenen 6'lı formül uyarınca hesaplanması gerektiği, ayrıca davacı dava dilekçesinde ve ön inceleme duruşmasında kendisine tahsis edilen dava konusu bağımsız bölüme ek imalatlar yaptığını ileri sürmemesine ve davalı tarafın bu hususta davanın genişletilmesine muvafakatı bulunmamasına rağmen talep aşılarak 73.600,00 TL imalat bedeline hükmedilmesinin de HMK'nın 26. maddesindeki taleple bağlılık ilkesine aykırı görüldüğü gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak kooperatifte konut tahsisi aşamasına gelindiği ve akçalı yükümlülüklerini yerine getiren ortaklara tapu devri yapıldığı, davacılara tahsis edilen A Blok 12 nolu bağımsız bölümün ise davalı kooperatif adına kayıtlı iken ... İcra Dairesi'nin 2019/51733 Esas sayılı takip dosyasında 17.09.2020 tarihinde haciz yolu ile satıldığı ve ihale alıcısı tarafından da 29.09.2020 tarihinde üçüncü bir kişiye devredildiği, dava tarihine kadar toplam 117.700,00 TL ödendiği fakat ödenmesi gerekli tutarın 157.000,00 TL olduğu, davacılarla aynı özelliklere sahip başka ortak bulunmadığı, bozmadan sonra alınan ve 6'lı formüle göre düzenlenen 28.12.2024 tarihli kooperatif bilirkişi raporuna göre davacılara 253.161,16 TL tazminatın hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece bozmadan sonra yeniden ıslah için süre verilmemesinin hatalı olduğunu, ek imalatların dışlanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkillerinin uğradığı mağduriyetin denkleştirici adalet ilkesine göre giderilmesi gerektiğini, ortakların kooperatife borcu bulunmadığını beyan etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporundaki değer tespitinin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin eksik hesaplandığını beyan etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptal tescil olmadığı taktirde tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıya yükletilmesine, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından davacılardan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.