Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1105 E. 2025/2632 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1105
Karar No
2025/2632
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3136 E., 2024/2631 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/441 E., 2021/267 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 05.01.2018 tarihinde 36 Ay Boyunca 410 personel ile Hizmet Binalarının Temizliği ve Diğer Hizmetlerde görevlendirilmek üzere personel hizmet alım işine ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşme bedelinin 09.02.2018 tarihli sözleşme ile revize edildiğini, 696 sayılı KHK düzenlemesine göre davalı tarafından davacıya 1.016.827,29 TL tazminat ödenmesi gerektiğini, davalıya yazılı başvuru yapılmasına rağmen bahse konu tazminat ödenmeyince .... Noterliği'nin 07.08.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile üç gün içerisinde ödemenin yapılmasının talep edildiğini, davalı kurumca yazılı müracaat ve ihtarnamelerine yanıt verilmemesi sebebiyle alacağın tahsili için İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesi'nin 2018/23130 Esas sayılı dosya ile icra takibinin başlatıldığını, davalı kurumca takibe haksız olarak itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğunu, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bahse konu alacağının muavin defter alacağına dair işlem olup, davacı tarafından alacağa ilişkin fatura kesilerek davalıya ulaştırılmadığı için ödeme yapılamadığını, ayrıca sözleşme ve mevzuattaki düzenlemeler gereği davacı tarafça damga vergisi ve karar pulu bedelinin ödemesi gerektiği halde ödenmediğini, ödemelere ilişkin herhangi bir makbuz ya da dekontun müvekkili kuruma ulaştırılmadığını, davalı tarafça alacağın inkar edilmediğini, davacı tarafın kanunen ve sözleşme gereğince ödemekle yükümlü olduğu vergilere ilişkin belgeleri sunması ve fatura kesmesi halinde ihale sözleşmesinde de açıkça ifade edildiği üzere icra takibine konu alacaklarının alacağını, ancak alacaklı şirket tarafından bu hususların gözardı edildiğini ve hiçbir somut dayanak gösterilmeksizin icra takibi başlatıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesi'nin 2018/23130 Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağın %20'si olan 203.365,45 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde:

a.Davacının alacağa dair herhangi bir fatura kesilip davalıya ulaştırılmadığı için ödeme yapılamadığını, davacının icra takip tarihi öncesi damga vergisi ve karar pulunu ödemesi gerektiğini, ödediğine dair bir belge de sunmadığını, davacının alacağına kavuşamamasının kendi kusurundan kaynaklandığını, davalının itirazında haklı olduğunu,

b.Davalının davacı tarafın alacaklı olmadığı yönünde inkarı da olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,

c.Bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmesi kapsamında 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile eklenen geçici 23. maddesinden kaynaklanan tazminata ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1105, K. 2025/2632, T. 30.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1105-e-2025-2632-k-93e220108871