Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1096 E. 2025/2623 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1096
Karar No
2025/2623
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2064 E., 2025/128 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/384 E., 2022/573 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının peşin ve sabit bedelli kooperatif üyesi olduğunu, davacının parasal yükümlülüğü bulunmadığı halde davalı kooperatifçe üyelik aidatlarının ödenmesine ilişkin tarafına ihtarnamelerin tebliğ edildiğini, ihtarnamelerin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kooperatifin 24.05.2021 tarihli ihraç kararının iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının peşin ödemeli üye olmadığını, kooperatifin normal üyesi olduğunun Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/8566 Esas, 2015/2829 Karar sayılı kararı ile sabit olduğunu, birikmiş aidat borcunu ödemeyen davacıya gönderilen ihtarnamelerde talep edilen aidat borcunun yevmiye kaydına uygun olduğunu, kooperatiften ihracına ilişkin karar alınmasının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli kararı ile davalı kooperatif tarafından yapılan ihtarların usulüne uygun olduğu, davalı kooperatif tarafından talep edilen miktarın gerçek borcu yansıttığı ve yasal defterlerde kayıtlı olduğu, alınan çıkarma kararının yasal düzenlemelere uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.09.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına; davalı kooperatif yönetimince davacı aleyhine keşide edilen 18.03.2021 tarihli birinci ihtarnamede 2021 yılı Şubat ayı sonu itibariyle borç miktarı bildirilip, ana sözleşmenin 14/2 maddesine göre henüz muaccel olmayan şubat ayı aidatı da istenildiğinden, ilk ihtarnamenin, ödemesi 30 gün geciktirilmiş borcu içermediği, yasaya ve ana sözleşmedeki kurallara uyulmadığı için ihtarnamelerin şekle uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının ihracına ilişkin 24.05.2021 tarihli ve 2021/2 sayılı davalı kooperatif yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 18.09.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, ihtarname içeriğinde talep edilen 2021 yılı Şubat ayına ilişkin 2.512,50 TL borcun 2021 yılı Ocak ayına ait faiz borcu olduğu, borcun 18.03.2021 tarih ve 4082 yevmiye sayılı ihtarname ile talep edildiğinden muaccel hale geldiği tespit edilmiş olup, davalı kooperatif tarafından gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun olduğu, davalı kooperatif tarafından talep edilen aidat ve gecikme faizlerinin muaccel borcu yansıttığı, borcun kooperatifin yasal defterlerinde kayıtlı olduğu, davacıya gönderilen 1163 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile ana sözleşmeye uygun olan ihtarnamelere ilişkin verilen ihraç kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının ihracına ilişkin düzenlenen ihtarnamelerin usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiğini, ihtarname içeriğinde davacının hangi aya ilişkin aidat borcunun olduğu yönünde açıklık bulunmadığını, hesaplanan aidat alacaklarının ve gecikme cezalarının fahiş olduğunu,

b. Davacının aidat bedellerini peşin olarak ödediği için aidat borcunun da bulunmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı kooperatif üyesinin ihracına ilişkin 24.05.2021 tarihli ve 2021/2 sayılı davalı kooperatif yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Fazla yatırılan harcın istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1096, K. 2025/2623, T. 30.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1096-e-2025-2623-k-2b02e84d4bc3