Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/1089 E. 2025/2490 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1089
Karar No
2025/2490
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1218 E., 2025/205 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/307 E., 2023/367 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ve dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı arsa hissedarları arasında 13.06.2016 tarihinde düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, inşaata ilişkin işlemlerin davalı arsa hissedarları tarafından yürütüldüğünü, vekaletname verilmediğini, davacı yüklenici tarafından kaba inşaatın tamamlanmasına rağmen davalı arsa hissedarlarının devretmesi gereken bağımsız bölümlerin devredilmediğini, 26.02.2018 tarihinde bağımsız bölümlerin devredilmesi, aksi takdirde sözleşmenin feshedilerek mevcut durumdaki iş bedelinin talep edileceğinin ihtar edildiğini, inşaatın davalı arsa hissedarlarının çizdirdiği projeye uygun olarak yapıldığını, 07.05.20 18... .12.2018 tarihli tespit raporları ile inşaatın mevcut durumunun tespit edildiğini belirterek taraflar arasında imzalanan sözleşmenin geriye etkili şekilde dönme nedeniyle feshine, fesih tarihine kadar davacı yüklenici tarafından yapılan işe karşılık 500.000,00 TL ve sözleşmenin yerine getirilmemesi nedeniyle yoksun kalınan kâra ilişkin 10.000,00 TL tazminatın davalılardan 01.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili, davalı ..., ... ve ... cevap dilekçesinde; talep yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, sözleşmede davacı yükleniciye tek taraflı fesih hakkı verilmediğini, davacı yükleniciye düşecek dairelerin daha fazla alana sahip olması ve davalı arsa hissedarlarına düşecek dairelerin daha az alana sahip olması nedeniyle davacı yüklenicinin bağımsız bölüm devri talebini ertelediğini, davacı yüklenicinin kötüniyetli olduğunu, paylaşım oranını değiştirmek için davalı arsa sahiplerine ihtarnameler gönderdiğini, dava dilekçesinde projeye aykırı olarak inşaat yapıldığının açıkça kabul edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile keşif tarihi itibari ile inşaat seviyesinin % 54,41 olarak belirlendiği, Yargıtay içtihatları uyarınca geriye etkili feshin şartının yerine geldiği, sözleşmenin feshi halinde tarafların verdiklerini geri alabilecekleri, uyuşmazlığa konu binanın hukuki değere sahip olduğu ve ruhsatlandırılabileceğinin belirlendiği, bu hali ile de feshedilen sözleşme uyarınca davalıların davacının zararını karşılamakla yükümlü bulundukları gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, sözleşmenin geriye etkili feshine, 750.531,54 TL alacağın davalılardan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalılar ve dahili davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar ve dahili davalılar vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmede ruhsatın davacı yüklenici tarafından alınacağına dair hüküm bulunduğunu, davacı yüklenici tarafından inşaat ruhsatının davalı ... adına alındığını, durumun yenilenmeye ilişkin belediye bildirimi üzerine farkedildiğini, davalı ... tarafından veya diğer hissedarlar tarafından davacı yükleniciye inşaat ruhsatı alınmasına ilişkin bir yetkinin verilmediğini, inşaat ruhsatının ... adına davacı yüklenici tarafından alındığını, yenilemenin arsa sahiplerine yükletilmesinin hatalı olacağını, davacı yüklenicinin inşaat ruhsatının yenilenmeyeceğine dair arsa sahiplerine bir bildiriminin bulunmadığını, inşaatın yıkımının tespitine ve yıkım kararı verilmesine ilişkin davanın bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın fesih kararının davadan sonra olmasının sonuca etkili olmayacağına ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, davacı yüklenicinin bakanlığın fesih kararına karşı dava açmadığını, hesaplamanın hatalı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ve imalat bedelinin ödenmesi istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar ve dahili davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1089, K. 2025/2490, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-1089-e-2025-2490-k-e860cb702805