Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/1118 E. 2025/5409 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1118
- Karar No
- 2025/5409
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2639 E., 2024/2578 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Lapseki 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/130 E., 2022/124 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... (... Şirketi) ve bu Şirketin üst yüklenicisi olarak bulunan ... (...Şirketi) bünyesinde 11.03.2019 tarihinden itibaren greyder operatörü olarak çalıştığını, işyerinde yaralanması nedeniyle Mahkemenin 2020/218 Esas sayılı dosyası ile iş kazasına ilişkin dava açtığını, iş kazası sebebiyle görevine girmeyen ağır işlerden kaçındığı için işveren temsilcisi tarafından önce ayrımcılığa tâbi tutulduğunu akabinde istifaya zorlandığını, akabinde işyerinde sağlık sorunları sebebiyle sahaya girişine dahi izin verilmeyen işçilerin çalıştırıldığı hâlde davacı müvekkilinin COVID-19 salgını bahanesiyle ücretsiz izne çıkarıldığını ve aylardır ücretsiz izinde tutulmasına rağmen yerine yeni bir işçinin alındığını ileri sürerek maddi tazminat, ayrımcılık ve kötüniyet tazminatları taleplerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. 2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı ile birlikte bir çok işçinin COVID-19 nedeniyle ücretsiz izine tâbi tutulduğunu, ayrımcılığın söz konusu olmadığını, kaldı ki davacının din, dil, ırk gibi sebeplerle ayrımcılığa uğradığını ispat yükünü taşıdığını, davacının iş sözleşmesinin feshedilmediğini ve bu sebeple kötüniyet tazminatına zaten hak kazanamayacağını, davacının iş güvencesi kapsamında çalışan olduğu ve bu itibarla da kötüniyet tazminatına hak kazanamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğünden gelen cevapta davacının dava tarihinde iş sözleşmesinin sonlandırılmadığı, işyeri kayıtlarına göre ücretsiz izinde olduğu, 7244 sayılı Yeni Koronavirüs (COVID-19) Salgınının Ekonomik ve Sosyal Hayata Etkilerinin Azaltılması Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 9/2 hükmü ile 4857 sayılı İş Kanunu'na (4857 sayılı Kanun) geçici madde eklendiği buna göre işverene tek taraflı olarak işçiyi ücretsiz izne çıkarma yetkisi verildiği, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç aylık süreyi geçmemek üzere işverenin işçiyi tamamen veya kısmen ücretsiz izne ayırabileceğinin düzenlendiği, bu madde kapsamında ücretsiz izne ayrılmanın işçiye haklı nedene dayanarak sözleşmeyi fesih hakkı vermeyeceğine yönelik bu düzenlemeyle yalnızca işverene tek taraflı ücretsiz izne çıkarma yetkisi tanınmakla kalmamış ayrıca işçinin bu sebeple iş sözleşmesini haklı sebeple feshedemeyeceğinin de belirtilmiş olduğu, maddi zarar, ayrımcılık ve kötüniyet tazminatı taleplerine ilişkin ispat yükü davacıda olup toplanan delillerden davacının talep konularına ilişkin iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde greyder operatörü olarak çalışmaya başladığı, hâlen çalıştığı, ayrımcılık yapıldığını ve maddi zararı bulunduğunu ispatlayamadığı, kötüniyet tazminatı yönünden ise iş sözleşmesi sonlanmadığı için İlk Derece Mahkemesinin ret kararının yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının davalı işverenin baskısına maruz kaldığını, işverenin eşitlik ilkesine aykırı davrandığını, davacının dışında ücretsiz izne çıkartılan çalışan bulunmadığını, 2. Davacının iş sözleşmesini fesih amacıyla ücretsiz izne çıkartıldığının davalı tanıkları tarafından ispat edildiğini, davanın reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, COVID-19 tedbirleri nedeniyle 4857 sayılı Kanun'un geçici 10. maddesi kapsamında ücretsiz izne çıkartılan davacının ayrımcılık tazminatı, maddi tazminat ve kötüniyet tazminatı taleplerinin ispat ve koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.