Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/833 E. 2024/678 K. – İflas

Konu: İflas

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/833
Karar No
2024/678
Karar Tarihi
Konu
İflas

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki iflas davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketten cari hesaptan kaynaklanan alacağı nedeniyle ... 3. İcra Müdürlüğünün 2016/... E. sayılı dosyasında genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını ve borçlunun takibe ve borca itiraz etmemesi üzerine icra takibi kesinleştiğini ve ardından borçlunun menkul ve gayrimenkul mallarına haciz konulduğunu, davalı borçlu şirket tarafından bu zamana kadar herhangi bir ödeme yapılmadığından bu sefer 216.248,45-Tl cari hesap alacağı ve 205.055,37 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplamda 421.303,82 TL alacak hakkında İİK’nın 43/2 maddesi uyarınca takip yolunun iflas yolu ile takip olmak üzere değiştirildiğini, davalı borçlu şirket tarafından takibe, borca ve fer'ilerine itiraz edildiğini, davalının takibe vaki itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, itirazın kaldırılmasını ve davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... 3. İcra Müdürlüğünün 2016/12664 E. sayılı dosyasından gönderilen iflas ödeme emrinde 216.248,45 TL asıl alacak, 205.055,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 421.303,82 TL alacak bulunduğunu, ilk takip açıldığı zaman müvekkili şirkete gönderilen ödeme emrinde ise sadece 216.248,45 TL asıl alacağın yer aldığını, davacı tarafça takip yolu değiştirilerek iflas ödeme emri gönderildiğini, taraflarına gönderilen iflas ödeme emrinde takip tutarına işlemiş faiz eklenerek değiştirildiğini, ilk takipte işlemiş faiz bulunmadığını, bu kapsamda ilk ödeme emrinde yer almayan işlemiş faizin iflas ödeme emrinde yer alması ve bu iflas ödeme emrine dayanılarak iflas davası açılmasının hukuka aykırı olduğunu, herhangi bir borçlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, her iki ödeme emrindeki alacak miktarlarının farklı olması nedeniyle geçerli bir iflas talebinde bulunulmadığı, geçerli bir iflas talebinin bulunmaması nedeniyle itirazın kaldırılması ve iflas davası yönünden geçerli iflas takibinin bulunması dava şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; alacağın miktarının değişmesi nedeniyle verilen ret kararının usulden değil esastan olması gerektiğini, vekalet ücretinin de maktu tarifeden değil nispi tarifeden hesaplanmasının hukuka uygun olacağını, davacının ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/545 E. sayılı dosyası ile başka bir iflas davası açtığını ve tekrar iflas davası açmakta hukuki yararının olmadığını, davanın derdestlik nedeniyle esastan reddi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, itirazın kaldırılması ve iflas davasının bir para alacağının tahsilini değil, davalı borçlunun iflasına karar verilmesini hedeflediği, bu nedenle inşai nitelikte olup, maktu harç ve vekalet ücretine tabii olduğu, iflas davaları kesin hüküm teşkil etmediğinden tarafları ve talep sonucu aynı olsa bile hukuki sebepleri farklı olduğundan derdestlikten söz edilemeyeceği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf başvuru dilekçesinde dile getirdiği itirazları temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 155 ve devamı maddeleri uyarınca iflas yoluyla takibe vaki itirazın kaldırılması ve borçlunun iflası istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369/1. ile 370 ve 371. maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 43 ile 155 ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/833, K. 2024/678, T. 20.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-833-e-2024-678-k-bb81348f9e0f