Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/739 E. 2024/909 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/739
- Karar No
- 2024/909
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi(İlk Derece) SAYISI : 2023/4 E., 2024/1 K. DAVA TARİHİ : 24.10.2023 HÜKÜM/KARAR : Red Taraflar arasında hakem kararının iptali davasından dolayı İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla yargılama yapan Bölge Adliye Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın 13/02/2017 tarihli ...Yazıcı Sulaması Batı Derivasyon ...İnşaatına ilişkin alt yüklenici sözleşmesinde davalı yanca müvekkilinin hak edişlerinden yapılan kesintilerden kaynaklandığını, 29/04/2021 tarihli protokole göre; müvekkilin çalışanlarından işçilik alacaklarına dair noter onaylı ibraname alması, alınamayanlardan çalışan ile beraber bir şahit tarafından imzalanmış yazılı ibraname alınması ve belgeler üzerine tarafların hukuk müşavirlerinin imza atması halinde ortadan kalkan risk oranında davalı tarafından teminat iadesi yapılacağının kararlaştırıldığını, sözleşme konusu işin yapımı sırasında toplam 229 işçi çalıştığını, 98 işçiden noter onaylı ibraname alındığını, 70 işçiden ibraname alındığını, 59 işçiye ise hiç bir şekilde ulaşılamadığını, bu 59 işçinin tüm ödemelerinin banka hesaplarına yapıldığını ve ödeme dekontları ile diğer tüm belgelerin davalıya teslim edildiğini, taraflar arasında işçilik alacaklarına ilişkin riskin ortadan kalkıp kalkmadığı, teminatların iadesinin gerekip gerekmediğine ilişkin uyuşmazlık neticesinde tahkim yoluna başvurulması sonucunda; talebin reddine karar verildiğini, hakem kararının büyük bir kısmında sadece belgeler incelenerek tespitlere yer verildiğini, çelişkili birçok değerlendirme yapıldığını, yargılamanın eksik yürütüldüğünü ve yetersiz gerekçe ile davanın reddedildiğini, sunulan ödemelerin incelenmediğini, işçilik alacaklarına yönelik riskin ortadan kalkıp kalkmadığı hususu için delillerin incelenmediğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, ibraname alınamayan işçiler tarafından her hangi bir alacak davası açılmadığını, risk bulunmadığını, hakem kurulu kararında protokol gereğince ortadan kalkan risk oranında teminatın iadesinin gerektiği, davalının ortadan kalkan risk miktarını hesaplayarak, aşkın teminatı müvekkiline iade etmemesinin protokolün ihlali hükmünde olduğu şeklinde değerlendirildiği halde; çelişkili şekilde müvekkilinin riskin parasal miktarını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, işçilik alacaklarına ilişkin riskin kalmadığına dair tüm delillerin dosyaya sunulduğunu, gerektiğinde işçilik alacakları konusundaki risk miktarının hesabı için bilirkişi görevlendirilebileceğini, bir kısım işçiler yönünden riskin kalktığı açık bir biçimde ifade edilmesine rağmen, kararda kalkan riske yönelik bir hüküm kurulmaması davalının ortadan kalkan risk oranında teminat kesintilerini iade ile yükümlü kılınmamasının hakkaniyete aykırı olduğunu, 29/04/2021 tarihli protokolde de ortadan kalkan risk oranında davalının müvekkiline teminat kesintisi iadesi yapması gerektiğinin açık bir biçimde düzenlendiğini, müvekkil lehine olan protokol hükmünün hakem kurulu tarafından açıkça göz ardı edildiği belirterek, İstanbul Tahkim Merkezi 2021/DA-930 esas numaralı davada verilen 16/08/2023 tarihli hakem kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; anlaşmazlığın tahkim merkezinde karara bağlandığını, davacı tarafın usuli itirazları çerçevesinde kalınması gerektiğini, hakem kararında iptal sebeplerinden hiç birinin bulunmadığı, ileri sürülen sebeplerin esasa yönelik olduğunu, davacının 29/04/2021 tarihli protokolü ve ibraname alma taahhüdünü yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesi İlk Derece Sıfatıyla yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hakem kararına konu uyuşmazlığın Türk Hukukuna göre tahkime elverişli olduğu, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşmede belirtilen tahkim şartı kapsamında bulunduğu, hakem heyetince tahkim anlaşması dışındaki bir konuda karar verilmediği, tahkim yargılaması sürecinde ve nihai kararda yetki aşımının söz konusu bulunmadığı, kararın kamu düzenine aykırı olmadığı, davacı tarafça ileri sürülen tüm iptal nedenlerinin ise hakem kararının esasına ilişkin olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 439 ve devamı maddeleri yer alan hakem kararının iptali şartları gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hakem kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370, 371, 439 ncu maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla gördükleri hakem kararının iptali kararının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 439 ncu maddesinin altıncı fıkrası uyarınca bu maddede yer alan iptal sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. HMK’nın 439. maddesinde yer alan iptal sebepleriyle sınırlı yapılan incelemede; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle kararda kamu düzenine aykırılık bulunmamasına, ileri sürülen tüm iptal nedenlerinin hakem kararının esasına ilişkin olduğunun anlaşılmasına göre verilen ret kararı usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.