Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/54 E. 2025/1283 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/54
- Karar No
- 2025/1283
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/359 E., 2023/252 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenicinin davalı idarenin eğitim merkezi binasının bir kısım işlerini yaparak teslim ettiğini, 13.05.2013 ve 27.05.2013 tarihli dilekçeler ile iş bedelinin ödenmesinin talep edildiğini, davalı idare tarafından yapılacak işlemler hakkında bilgi verildiğini, ancak ödeme yapılıp yapılmayacağı hususunda kesin cevap verilmediğini, davacının edimlerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, işin teslim edildiğini, işin yapıldığı hususunun davalı idarenin de kabulünde olduğunu, işin yapılması sırasında talep edilen işlere ek işlerin de yapıldığını belirterek davacının yaparak teslim ettiği iş ve imalât miktarının tespiti ile KDV hariç ödenmeyen iş ve imalât bedellerinin işin teslim tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 2011 yılında eğitim merkezi müdürlüğünde yapım ve onarım işleri yaptığını, yapılan işler bedelinin ödendiğini, davacının 13.05.2013 tarihinde başvuru yaparak hizmet binasında yaptığını belirttiği tadilat ve onarım işine ait faturanın ödenmesini talep ettiğini, davalının kamu kurumu olduğunu, hizmet alımlarının 4734 ve 4735 sayılı Kanun hükümlerine göre yapıldığını, davalı kurumda davacının talebine konu herhangi bir satın alma, ihale, tutanak, hakediş vesaire doküman bulunmadığını, ödeme yapılmasını gerektirir bir durumun olmadığını, talebine konu malzeme bedellerinin daha önce ödendiğini, işler ve bedellerinin tutarsız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 27.02.2018 tarihli ve 2013/611 Esas, 2018/78 Karar sayılı kararı ile dava konusu işlerle ilgili ihale dokümanı, şartname ve sözleşmenin bulunmadığı, yapıldığı belirtilen işin kamu ihale mevzuatına göre yapılması gereken işlerden olduğu, taraflar arasında işe ilişkin yazılı sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, ancak tanık anlatımları ve yapılan keşif sırasında tespit edilen hususlara göre sözlü eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu, davacının yaptığı işi bedelini isteyebileceği, dosya kapsamına sunulan belgelere göre davacı tarafından 2011 yılında bir kısım işlerin yapıldığı ve bedelinin ödendiği, 2012 yılında yapılması kararlaştırıldığı belirtilen dava konusu işlere ilişkin teklif mektuplarının dosyaya sunulduğu, teklif mektubunda yer alan işler ile keşif sırasında tespit edilen işlerin birbirine uygun olduğu, tanık beyanları ile de davacı çalışanlarının dava konusu işte çalıştıkları, bu hali ile de davacının davalı idarenin eğitim merkezi binasında 2012 yılında imalât ve onarım işlerini yaptığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 216.862,86 TL bedelin davalıdan alınmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin düzelterek onama kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından karar düzeltme başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 24.06.2020 tarihli kararı ile davacı vekilinin karar düzeltme talebinin reddine, davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kısmen kabulü ile sözleşme olmaksızın ve kanunda yer alan prosedüre uymaksızın gerçekleştirilen imalât bedelinin iş sahibinin yararına ve varsayılan iradesine uygun olarak yapılması halinde vekaletsiz iş görme hükümlerine göre yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçleriyle talep edilebileceği, dosya kapsamında alınan raporlarda yapılan işin fen ve tekniğine uygun olup olmadığı ile davalı iş sahibinin yararına ve varsayılan iradesine uygun olup olmadığı hususunda araştırma yapılmadığı gerekçesiyle, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ve bakanlık teknik elemanları tarafından düzenlenen rapor ve tespitler dikkate alınarak davacının gerçekleştirdiği iş ve imalâtların fen ve tekniğine, binanın statiğine uygun olup olmadığı, mevcut hali ile davalı iş sahibi yararına ve varsayılan iradesine uygun olup olmadığı konusunda rapor alınmak ve kısmi dava olması nedeniyle faizle ilgili olarak da sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın vekaletsiz iş görmeye dayalı iş bedelinin ödenmesine ilişkin olduğu, Yargıtay bozma ilamı uyarınca çatıda yapılan işlerin binanın statiğini bozup bozmadığı ve yapılan işin davalı yararına olup olmadığının tespiti hususunda statik konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmesine rağmen davacı vekili tarafından bilirkişi ücretinin yatırılmadığı, daha önce rapor düzenleyen bilirkişilerden alınan rapor kapsamında davacının çatıda yaptığı işlerin davalı yararına işler olduğu hususunu ispat edemediği, bilirkişi raporu ile birinci katta yapılan iş bedelinin 104.721,86 TL, çatıdan akan suların binada meydana getirdiği zararın bedelinin 42.028,35 TL olduğunun tespit edildiği, bu hali ile de yapılan iş miktarı ile oluşan zarar miktarı arasındaki farkın davacının hakediş alacağı olduğu gerekçesiyle 62.693,51 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamı uyarınca mahkemenin daha önce rapor sunan birinci heyetten ek rapor aldığını, alınan ek raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bozma kararında birinci ve ikinci heyetten rapor alınmasına karar verildiğini, ikinci bilirkişi heyetinden rapor alınmamasının hatalı olduğunu, davacı tarafından yapılan işlerin binanın statiğine uygun olup olmadığı hususunda inceleme yapılmadığını, Ayla Celayir tarafından sunulan bozma öncesindeki raporun bilimsel verilere dayanmadığını, hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, kaldı ki belirtilen raporda binanın statiği veya işin kusurları ile ilgili bir tespitin de bulunmadığını, yargılamanın devamı sırasında davalı tarafından çatı katına yapılan kaplamaların söküldüğünü, bu duruma göre de binanın statiğine uygun olmadığının tespitinin mümkün olmadığını, çatı kaplaması yapılmadan önce alınan molozun 30 ton olduğunu, davacı tarafından yapılan çatı kaplamasının ise 8 ton olduğunu, raporların olasılığa dayalı olması nedeniyle kabulünün mümkün olmadığını, çatıdaki kaplamaların binanın statiğini bozduğunun davalı tarafından ileri sürüldüğünü, ispat yükünün davalıda olduğunu, bu durumun tespitine ilişkin avans yatırılması hususunda davacıya süre verilmediğini, eksik ve ayıplı işlerin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını, çatı kaplamasının can ve mal güvenliği açısından tehlikeli olduğuna dair raporlar nedeniyle söküldüğünü, bu hali ile de çatıya yapılan işin davalının yararına yapılmış kabul edilemeyeceğini, davacının çatı imalâtı nedeniyle talepte bulunmasının mümkün olmadığını, vekaletsiz iş görenin bedele hak kazanabilmesi için işi eksik ve ayıpsız olarak yapmasının gerektiğini, işin ayıplı olduğu hususuna ilişkin tespit nedeniyle belirlenen miktarın alacaktan düşülmesinin doğru olduğunu, kabul edilen kısmın tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin ve işin ticari olmaması nedeniyle avans faizi uygulanmasının da hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, vekaletsiz iş görmeden iş bedelinin ödenmesi talebine yönelik alacak istemine ilişkindir. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesinin atfı ile uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. ile 439/2. maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.