Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/4 E. 2025/1285 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4
- Karar No
- 2025/1285
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/577 E., 2022/791 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında 01.05.2003, 01.05.2004, 01.05.2005, 01.06.2006 ve 01.04.2007 tarihli sözleşmelerin imzalandığını, sözleşmeler kapsamında işlerin tamamlanarak teslim edildiğini, davacı yüklenici tarafından düzenlenen faturalardan bakiye 509.406,45 TL bedelin davalıya 12.07.2008 tarihinde tebliğ edilen ihtarnameye rağmen ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL bedelin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 01.08.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 43.199,69 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını, borcun tamamının ödendiğini, davacının ilişiksiz belgesi getirmesi gerekirken getirmediğini, faiz talebini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.02.2012 tarihli kararı ile; davacının imalatlar nedeni ile alacak miktarının 2.688.062,79 TL, davalı tarafından yapılan ödeme miktarının 2.644.863,10 TL ve bu hali ile bakiye alacak miktarının 43.199,69 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000,00 TL bedelin 16.08.2008 dava tarihinden, 33.199,69 TL bedelin 01.08.2011 ıslah tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMA 1. Mahkemenin 28.02.2012 tarihli kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 09.06.2014 tarihli ilamı ile davalı kooperatif tarafından senet ile yapılan bir kısım ödemenin yüklenici dışındaki kişilere yapıldığı, bu kişilerin senetlerin keşidecisi oldukları, tutanak içeriklerine göre senetlerin yükleniciye teslim edildiği, bu hali ile de altı taraflarca imzalanmış tutanaklarda gösterilen senetlerin iş sahibince yükleniciye yapılan ödeme olarak kabul edilmesi gerektiği halde mahkemece ödeme olarak kabul edilmemesinin hatalı olduğu, ayrıca Ankara 15. İcra Dairesi'nin 2009/15108 Esas sayılı dosyasında takip nedeniyle yükleniciye 20.000,00 TL senet bedelinin ödendiği, ancak yapılan ödemenin yükleniciye yapılan ödeme olarak hesaplanıp hesaplanmadığının tespit edilemediği, mahkemece sosyal güvenlik uzmanı, inşaat mühendisi ve muhasebe uzmanından oluşan bilirkişi kurulundan açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Mahkemenin 07.07.2015 tarihli kararı ile; bozma ilamı uyarınca alınan 21.04.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının hakediş toplamının 2.688.062,79 TL, davalı tarafından yapılan ödeme miktarının 2.723.057,10 TL olduğu, bu hali ile davacının alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin 07.07.2015 tarihli kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine (Kapatılan) Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 11.12.2017 tarihli kararı ile; birinci bozma ilamı ile taraflarca imzalanmış tutanakta gösterilen senetlerin iş sahibince yükleniciye yapılmış ödeme olarak kabulünün gerektiğine işaret edildiği, bozma ilamı sonrasında altında tarafların imzası olan teslim tutanaklarındaki senetlerin iş sahibince yükleniciye yapılmış ödemeler olarak kabul edilmesinin yerinde olduğu, ancak tarafların imzasını taşımayan bir kısım senetlerin yükleniciye yapılmış ödeme olarak kabulünün yerinde olmadığı, icra dosyasında yapılan 20.000,00 TL ödemenin yükleniciye yapılan ödeme olarak kabul edilmesinin gerektiği, mahkemece icra dosyasında yapılan ödemenin iş sahibine yapılan ödeme olarak kabul edilmesi, 53.800,00 TL bedelli bir kısım senetlerin yükleniciye yapılan ödeme olarak kabul edilmemesi, asgari işçilik hesaplamasına ve rapora itirazlar değerlendirilmek, sözleşme konusu işle ilgili belgeler de getirilmek suretiyle rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya işçilik prim bedeli ve gecikme cezası olarak ödemesi gereken miktarın 31.131,40 TL ve bu hali ile bakiye alacak miktarının 124.818,29 TL olarak tespit edildiği, davacı yükleniciye yapılan 20.000,00 TL ödemenin de düşülmesi ile talep edilebilecek alacak miktarının 104.818,29 TL olduğu, davacının ıslah ettiği miktarın üzerinde kalan kısmın zaman aşımına uğradığı ve davacı tarafça istenilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 10.000,00 TL bedelin 16.08.2008 dava tarihinden, 33.199,69 TL bedelin 01.08.2011 ıslah tarihinden itibaren tarafların tacir olması nedeniyle işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı yönünden 26.06.2008 tarihli ihtarnamenin tebliğ edildiği 12.07.2008 tarihinde temerrüt koşullarının oluştuğunu, kabul edilen miktarın tamamına temerrüt tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasının gerektiğini beyan etmektedir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, bozma ilamı dışına çıkılarak karar verildiğini, bozma ilamında icra dosyasında yapılan ödemelerin ödeme olarak hesaba katılması ve senet ile yapıldığı öne sürülen 53.800,00 TL'nin ödeme olarak kabul edilmemesi suretiyle hesaplamanın yapılmasının gerektiğinin belirlendiğini, bozma ilamı öncesi alınan raporda tespit edilen ödeme miktarının 2.723.057,10 TL olduğunu, bozma ilamında hesaba katılması ve katılmaması gereken miktarlar dikkate alındığında ise 2.689.257,10 TL olduğunu, hak ediş miktarının ise 2.688.062,79 TL olmakla eksik ödeme bulunmadığını, bozma sonrasında aynı heyetten alınan raporlar arasında da çelişki bulunduğunu, çelişkinin giderilmesine ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, hesaplamaların son bozma ilamı öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlere göre yapılmasının gerektiğini, bozma ilamında belirlenen 3 hususa aykırı şekilde raporlar düzenlendiğini, hatalı raporlara dayanılarak verilen kararın da hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesi kapsamında bakiye alacak istemine ilişkindir. 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3/2.maddesinin atfı ile uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428. maddesi ile 439/2. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karara ilişkin olarak davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece hükme esas alınan 17.06.2022 tarihli bilirkişi raporunun üçüncü sayfasında hesap edilen ödeme 2.565.913,10 TL olarak kabul edilmiştir. Ancak, 09.06.2014 ve 11.12.2017 tarihli bozma ilamları içeriklerinde yer alan hususlar dikkate alındığında belirtilen miktarın ödeme miktarı olarak kabul edilmesi yerinde olmamıştır. (Kapatılan) Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 11.12.2017 tarihli bozma ilamı öncesinde 15.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda ayrıntıları ile açıklandığı üzere kabul edilen ödeme miktarı 2.723.057,10 TL'dir. Bilirkişilerin 17.06.2022 tarihli ek raporunda yer alan tespitler, dosya kapsamında daha önce kesinleşen iş miktarı ile ödeme olarak kabul edilmesi gereken miktara aykırı hususlar içermektedir. Anılan raporun hükme esas alınması yerinde olmamıştır. Tarafların 15.04.2015 tarihli bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazlar ile asgari işçilik ücretinin hesaplanmasına ilişkin itirazları dosya kapsamında düzenlenen 19.02.2020, 27.01.2022 ve 17.06.2022 tarihli rapor içeriklerine göre yerinde değildir. Alınan raporlar, bozma ilamı içerikleri ve dosya kapsamı dikkate alındığında; iş bedelinin 2.688.062,79 TL, ödeme miktarının 2.689.257,10 TL olduğu tespit edildiğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, kararın davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının talep halinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2025 tarihinde, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.