Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3597 E. 2025/2514 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3597
- Karar No
- 2025/2514
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1201 E., 2024/827 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/429 E., 2022/574 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil ile davalı borçlular arasında akdedilen taşeronluk sözleşmesinin feshi nedeniyle teminatın iadesi için takip başlattıklarını, davalıların takibe itirazının haksız olduğunu, müvekkili firmanın ortağı olduğu “...-İş ortaklığı” ile yüklenici “...-... İş ortaklığı” arasında “... Gar Geçişi Alt Yapı İnşaatı Yapımı, Etüt, Proje Revizyonu ve Mühendislik İşlerinin Yapılması” işi için 31.03.2008 tarihinde taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, 20.12.2010 geçici kabul tutanağına göre işin eksiksiz olarak imal edilerek sözleşmenin karşılıklı olarak 31.12.2010 tarihinde feshedildiğini, fesih işlemini takiben kesin kabul aşamasında çıkabilecek eksik ve kusurlar ile doğabilecek vergi, SGK vs. borçlar için müvekkilinin “... İş Ortaklığından” olan 934.606,90 TL alacağının “...- İş Ortaklığına” teminat olarak temlik edildiğini, geçen sürede işin kesin kabulünün yapıldığını ve "... Ortaklığını” bağlayıcı bir borç çıkmamasına ve müvekkili firmanın taleplerine rağmen teminatın iade edilmediğini, 934.606,90 TL tutarındaki alacaklarının temerrüt tarihinden başlamak üzere temerrüt faizi ile birlikte ödenmesi için 07.06.2017 tarihli ihtar gönderdiklerini, muhatapları taleplerini reddettiklerinden davaya konu icra takibini başlattıklarını ileri sürerek, itirazın iptali ile %20 oranında icra inkâr tazminatının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili adi ortaklığın temlik borçlusu iş ortaklığından dava konusu yapılan 934.606,90 TL'yi tahsil etmediğini, asıl iş sahibi tarafından kesin kabul sırasında alacaklarından 200.000,00 TL ve SGK'nın açtığı rücu davası nedeniyle ödenen 100.000,00 TL'yi davacıdan talep etme haklarını saklı tuttuklarını, davacının takip tarihinden önce 01.05.2017 tarihinde davalı şirketlere vermiş olduğu “İBRANAME” ile müvekkillerinden hiçbir alacağının bulunmadığını kabul ve beyan ettiğini, sözleşmenin imza tarihinden itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, temliknamede adi ortaklık yer aldığından tek başına dava açamayacağını, temliknameye dayalı olarak temlik borçlusundan bir tahsilat yapılmadığı halde davacının kötü niyetli olarak müvekkili hakkında icra takibi yaptığını savunarak, davanın reddi ile %20 oranında kötüniyet tazminatı talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin “.. - ... İŞ ORTAKLIĞI”ndan olan alacaklarının 934.606,90 TL'sına kadar kısmını, açılmış ve açılacak her nevi kredilerden doğmuş ve doğacak borçlar ile her ne suretle olsun asaleten veya kefaleten doğmuş ve doğacak tüm borçların teminatını teşkil etmek üzere, ...-... İş Ortaklığına, gayrikabili rücu olmak üzere devir ve temlik ettiği, anılan “Temlikname” üzerine tarih düşülmediği, davacı ... Ltd. Şti.'nin ticari defter kayıtlarına göre, davacının 10.01.2013 tarihinde davadışı İş Ortaklığından 949.317,37 TL alacaklı hale geldiği, takip tarihi itibariyle de İş Ortaklığından 949.317,37 TL alacaklı olduğu, davadışı ... - ... İş Ortaklığı'nın ticari defterlerine göre ise; davadışı İş Ortaklığının davacı ... Ltd. Şti. ile olan ticari ilişkisi kapsamında 01.01.2017 tarihi itibariyle davacı ... Ltd. Şti.'ye 1.127.107,38 TL borcunun bulunduğu, 05.01.2017 tarihinde “...--... Ortl. İbraname Mutabakatı” Açıklaması ile yapılan muhasebe kayıtları ile borç bakiyesinin kalmadığı, takip tarihi itibariyle davacıya borcunun bulunmadığı, hal böyle olunca, davacı şirket ile davadışı ... Ltd. Şti.-... Ltd. Şti İş Ortaklığının ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olmadığı, bunun nedeninin 05.01.2017 tarihinde, ... Ltd. Şti.-... Ltd. Şti. İş Ortaklığının “İbraname Mutabakatı” Açıklaması ile yaptığı muhasebe kayıtları olduğu, tarafların dosyaya sunduğu 2 farklı İbraname bulunduğu,her iki ibraname de ... İnş. Ltd. Şti. ... İnş. Ltd. Şti. Adi Ortaklığı'na hitaben düzenlenmiş olup “Nezdimizdeki hesaplarımızda hiçbir hak borç ve alacağımız kalmamıştır. Beyan ve taahhüt ederiz” beyanını içerdiği, davalılar vekili tarafından sunulan ibranamede, kaşe ile atıldığı anlaşılan 05.01.2017 tarihi ve imza üzerinde ve adres bölümünde davacı şirketin kaşesi yer aldığı, davacının söz konusu ibranameyi kabul etmekle birlikte, bu tarih ve kaşenin sonradan ibraname üzerine eklendiğini iddia etmekte olup, anılan ibranamenin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 11. maddesinin f bendi kapsamında verildiğini ileri sürdüğü, taşeronluk sözlesmesinin 11/f maddesinde; Alt Yüklenicinin teminat senetlerinin noterden vereceği ibra taahhüdünden sonra iade edileceği, belirtildiği, davacı şirket tarafından davalı ... Ltd. Şti. adına düzenlenmiş ve üzerinde tarih bulunmayan (açık tarihli) 948.000,00 TL tutarındaki bono sunulmuş olup, söz konusu bononun davalı ... Ltd. Şti.'den alınarak 934.606,90 TL tutarındaki temliknamenin teminat olarak verildiğinin beyan edildiği, B.K’nın “İbra” başlıklı 132. maddesi hükmüne göre, taraflar arasında yapılacak ibra sözleşmesinin şekle bağlı olmadığı,.. Ltd. Şti.-... Ltd. Şti. İş Ortaklığının, davacıya olan borç tutarının, ibraname kapsamında muhasebe kayıtlarından tenzil edildiği, dolayısıyla, davalı tarafça sunulan ibranamenin üzerinde tarih olup, üzerindeki tarihin 05.01.2017 tarihi olduğu, mahkeme kasasında bulunan ibranamenin aslında da bu tarih olduğu, davacının kendisinde olan ibraname örneğinde bu tarihin olmadığını söylediği, ancak iddiası gibi ibranamenin aslına sonradan bu kaşenin vurulduğunu ve tarihin yazıldığını yazılı delillerlerle davacı tarafın kanıtlayamadığı, kaldı ki davacı taraf tacir olup, basiretli davranmakla yükümlü olduğu, başka bir deyişle ibranamenin örneğini aldığı anda tarih kısmının tartışmaya mahal vermeyecek şekilde doldurulmasını ve buna dair belgenin düzenlenmesini sağlayarak basiretli bir şekilde hareket etmesi gerektiği, açıklanan bu nedenlerle ibraname tarihi ve dava tarihi itibariyle davacının davalıya borcunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. 05... tarihli olduğu iddia edilen ibranamenin tek delil olarak kabul edilerek davanın reddine karar verildiğini,
b. Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçe belirtmeden istinaf talebini reddettiğini,
c.Davanın, davalı iş ortaklığının tüzel kişiliği ve davada taraf sıfatı bulunmadığından davalı iş ortaklığına izafeten davalı şirketlere karşı açılmış olup, davalı “ .... ve Tic. Mü. Mim. Müş. Ltd. Şti.-... İnş. Mak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı” ticari defter kayıtlarının incelenmesi gerektiğini,
d.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve mahkemenin gerekçeli kararında ... İş ortaklığının dava dışı olarak anıldığını,
e.Tahkikatın hatalı tespit ve değerlendirmeye dayandığını,
f. Davalı şirketler tarafından sunulan cevap ve beyan dilekçeleri ile yine davalı şirketlerin oluşturduğu İş Ortaklığı'nın ticari defterlerindeki kayıtlar karşılaştırıldığında; aralarında açık bir çelişki olduğunun görüldüğünü, bu durumun, "İbraname" başlıklı belgelerin davalı şirketler tarafından iddia edilen tarihte imzalanmadığının, aksine, "İbraname" üzerine davalı şirketler tarafından tarih kaşesi vurulmak sureti ile mahkemelerin yanıltılmaya çalışıldığının açık bir ispatı olduğunu, bu hususun görmezden gelindiğini,
g. Davalı şirketlerin cevap dilekçesinde 01.05.2017 tarihli ibranameye dayalı davacının alacağı kalmadığının belirtildiğini, hükme esas alınan 26.08.2019 tarihli raporda ise dava dışı ... İş Ortaklığı ticari defterlerine göre 01.01.2017 tarihi itibariyle davacı ... Şirketine 1.127.107,38 borcu bulunduğunu, 05.01.2017 tarihinde “odak-borege-... ortak ibraname mutabakatı” açıklaması ile yapılan muhasebe kayıtları ile borcun kalmadığının belirtildiğini,
h. Davalı şirketler tarafından "temlikname" nedeni ile Temlik borçlusu'ndan herhangi bir tahsilat yapılmadığı iddia edilmekte ise de her iki iş ortaklığı birlikte incelendiğinde , temlik alan ve temlik borçlusu'nun aynı ortaklık yapısına sahip, aynı hakim hissedarlar ve imza yetkililerinden ibaret olduğunu, bu nedenle "934.606,90 TL tutarındaki temlikname" gereği nakit veya banka transferi gibi bir zaruretlerinin söz konusu olmadığını, zira, temlik alan ve temlik borçlusunun ticari defter ve kayıtları marifeti ile temliknamenin gereğini yerine getirecek durumda olduklarını,
ı. “İbraname” başlıklı belgenin 2012 yılı Nisan ayında imzalandığını,
i. İbranamenin taşeron iş ortaklığının tasfiyesine rağmen müvekkilince verilen 948.000,00 TL tutarlı teminat senedine ilişkin olarak sözleşmenin 11/f maddesi uyarınca verildiğini ve ibranameden sonra 948.000,00 TL teminat senedi aslının alınarak imha edildiğini, 23.01.2014 tarihinde ise söz konusu ibranamenin ... Şirketine ait faks ile müvekkiline gönderildiğini, faks makinesi tarafından atılan otomatik tarih şerhinden bu hususun anlaşılacağını,ibraname tarihinin 2017 yılı olmadığını, raporda da 01. 01.2017 tarihi itibariyle davalı ortaklığın borçlu olduğunu tespit edildiğini,
j. Bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını, ek raporda müvekkili şirket beyan ve itirazlarına hangi gerekçelerle itibar edilmediğini açıklanmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davalılar yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.