Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3492 E. 2025/3910 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3492
Karar No
2025/3910
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/972 E., 2024/890 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2020/292 E., 2022/292 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirketin cari hesap ilişkisi içinde çalıştığını, müvekkilinin cari hesap alacak miktarı olan 531.000,00 TL'nin tahsili için.... Noterliği'nin 08.01.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ederek 7 gün içinde borcu ödenmesi için süre verdiğini, ihtarnamenin davalıya 10.01.2020 tarihinde tebliğ olmasına rağmen ödeme yapılmadığından .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/768 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının herhangi bir borcu olmadığını bildirmek suretiyle borcun tamamına ve ferilerine itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının asıl alacak miktarı olan 531.000,00 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, %20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ... A.Ş. arasında 13.06.2018 tarihinde “Mobil Ödeme, Posta Çeki Hesap Görüntüleme ve Konsinye Ürün Takip ve Satış Sistemi Yazılım Sözleşmesi" imzalandığını, müvekkili şirketin üstlendiği işi 19.06.2018 tarihli sözleşme ile davacıya taşere ettiğini, 20.11.2019 tarihli yazı ile E-Devlet sisteminde GiB tahsilatlarının gerçekleştirilmesinin davacıdan talep edildiğini, davacının bu konuda müvekkiline ücreti mukabil teklif sunması ve ilave para istemeye devam etmesi nedeniyle sözleşme kapsamındaki E-Devlet Sistemi GİB tahsilatları gerçekleştirilmesi için gerekli entegrasyonların ...Ofisinin talimatı ile ... A.Ş. Bilişim Daire Başkanlığı tarafından yerine getirildiğini, davacının bu konudaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, dava konusu alacağın hukuki dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 19.06.2018 tarihli “Mobil Ödeme-Posta Çeki Hesap Görüntüleme-Konsinye Satış Sistemi” konulu yazılım işi sözleşmesi imzalandığı, dava dışı ... A.Ş. tarafından düzenlenen 22.08.2019 tarihli Kabul Komisyonu raporunda; “Kredi Kartı İle Ödeme” fonksiyonunun sözleşme kapsamından çıkarıldığı, sözleşme kapsamında kalan işlerin (Konsinye Satış ve Posta Çeki Görüntüleme Sistemi) tamamlandığı test çalışmalarının başarı ile sonuçlandığı, ... sanal Pos sisteminin devreye alınması sonrasında ödemelerin kredi kartı ile yapılabilmesi için gerekli entegrasyon çalışmalarının yapılacağı konusunda davacı yüklenici şirketten taahhütname alındığı, bu durumun uygulamanın kabulüne engel olmadığının belirtildiği, davacı tarafından düzenlenen 19.08.2019 tarihli taahhütnamede ödemelerin kredi kartı ile yapılabilmesi için kullanılacak ... sanal Posun hazır olmadığı, ... sanal posun ... tarafından hazır edilmesi sonrasında gerekli olan tüm entegrasyon çalışmalarının yapılacağını kabul ve taahhüt ettikleri, davalı ...Ş. tarafından davacıya gönderilen 20.11.2019 tarihli yazıda ... Sanal POS entegrasyonu taahhütnamesi çerçevesinde gereğinin yapılması istendiği, 10.09.2019 tarihli Sözleşme Değişikliği Protokolü ile tarafların %20 iş eksiltmeye gittiği, ilk sözleşmede 9.000.000 TL+KDV olan sözleşme bedelinin ek protokol ile %20 oranında azaltılarak 7.200.000 TL+KDV’ye düşürüldüğü, yine ek protokol ile asıl sözleşmenin 4.1 maddesinde “sözleşme konusu iş” tanımında yer alan mobil ödeme işinin sözleşme kapsamından çıkarıldığı, kabul aşamasında davacı yükleniciden alınan taahhütnamede ... sanal posu için gerekli tüm entegrasyonların yüklenici tarafından daha sonra yapılacağı kararlaştırılmış ve kabul işlemi bu şarta bağlı olarak yapılmış ise de %20 iş eksiltme protokolünün taraflarca işbu taahhütnameden sonra düzenlenip imzalandığı, bu bağlamda kabulün şarta bağlı olmaktan çıktığı ve davacı tarafından verilen taahhüdün hükmünü yitirdiği, 10.09.2019 tarihli ek protokol ile belirlenen sözleşme bedeli 7.200.000 TL+KDV = 8.496.000 TL olup davalı tarafından ödenen 7.965.000,00 TL düşüldüğünde davacının bakiye alacağının 531.000,00 TL olduğu, her ne kadar takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağı da takip konusu yapılmışsa da dava dilekçesinde asıl alacak üzerinden itirazın iptalinin talep edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin mahkeme kararının esasına ilişkin itirazları yerinde görülmemiş ise de, HMK'nın 355. maddesi kapsamında res'en dikkate alınacak hususlar göz önüne alındığında mahkemesince hüküm altına alınan bedel üzerinden Harçlar Kanunu gereğince 36.272,61 TL karar ve ilam harcı alınması gerekirken, yazılı şekilde eksik harç alınması doğru olmadığı gerekçesi ile re'sen kararın kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm tesisi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının sözleşmeden kaynaklı yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacının sözleşmede olmasına rağmen gerekli entegrasyonları yapmaktan kaçınarak ilave ücret talep ettiğini, üstlenilen işin davacı tarafından eksiksiz teslim edilmediğini, her ne kadar davacı tarafça fatura düzenlenmiş ise de faturanın tek başına fiili imalatı yahut teslim olgusunu kanıtlamaya yeterli olmadığını, yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için eseri sözleşme ve ekleri ile fen ve tekniğe uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini ayrıca kanıtlaması gerektiğini, davacının yerine getirmediği yükümlülüklerin ... A.Ş. Bilişim Daire Başkanlığı tarafından yerine getirildiğini, davacı şirket ile yapılmayan işten bağımsız iş azalışı yoluna gidilmiş ancak bu azalış, yapılmayan işlerin/sözleşmenin tamamında mutabık kalındığı tespiti hatalı olduğunu, bilirkişi heyetinin hukuki değerlendirmede bulunduğunu, mahkemenin taraflar arasında yapılan iş eksiltmeyi yanlış değerlendirdiğini, eksiltilen iş kaleminin sadece mobil ödeme ile ilgili olduğunu, sözleşmesi kapsamında yapılan bir protokol ile %20 iş eksiltmesine gidilmesi sonucunda “Mobil Ödeme” ile ilgili kısım sözleşme kapsamından çıkarılmış ise de, işin teknik şartnamesinin ilk maddesi olan kapsam ve amaç bölümünde ihtiyaç duyulan Web Portalının kamu kurum ve kuruluşlarının sistemleri (...Sistemi) ile haberleşmesinin, yani entegre olarak çalışarak tahsilat ve ödeme işlemlerinin gerçekleştirilmesinin amaç edinildiğinin açıkça ifade edildiğini, davacının “web portalı üzerinden ödeme gerçekleştirilebilme” sorumluluğunun devam ettiğini, ancak yükümlülüklerin yerine getirmediğini, ödemelerin kesin kabul şartına bağlı olmaktan çıkmadığını, kesin kabulü hak etmemiş davacının dava açmada hukuki yararı olmadığını, bilirkişi raporunda iki ayrı yerde “mobil ödeme” ile ... aynı gibi bahsedilmiş olsa da “mobil ödeme” ile ... konusunun aynı olmadığını, 10.09.2019 tarihli sözleşme değişikliği protokolüyle sadece “mobil ödeme” kısmının yapılmasından vazgeçildiğini davacının üzerine düşen yükümlülüğü gerine getirmediğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.11.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ Taraflar arasında 19.06.2018 tarihli mobil ödeme, posta çeki hesap görüntüleme ve konsinye satış sistemi konulu yazılım işi yapım sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme bedeli olarak 9.000.000 TL+KDV belirlenmiştir. Daha sonra 10.09.2018 tarihli protokol ile iş eksilişine gidilmiş ve “mobil ödeme” konusu sözleşmeden çıkartılmış ve sözleşme bedeli 7200.000 TL + KDV olarak belirlenmiştir.

Taraflar arasında imzalanan 22.08.2019 tarihli kabul komisyonu raporunda davacı şirket, “... Sanal Posunun ... tarafından hazır edilmesinden sonra ... için gerekli olan tüm entegrasyon çalışmalarını yapacağımızı kabul ederiz” şeklinde taahhütte bulunmuş ve projenin mevcut haliyle geçici kabul işlemleri yapılmıştır.

Geçici kabuldeki taahhüt de dikkate alındığında davacının sözleşmeden kaynaklanan ... yükümlülüğü devam etmektedir. Her ne kadar bilirkişi raporunda ...’un mobil ödeme kapsamında olduğu ve bunun da sözleşmeden çıkartıldığı ileri sürülmüş ve mahkemece de bu olgu kabul edilmiş ise de, bu konuda tereddüt bulunmakta olup, daha önceki tarihli protokol ile yapılmasından vazgeçilen bir yükümlülüğün sonraki tarihli geçici kabulde daha sonra yapılmasının taahhüt edilmesi olayların günlük akışına uygun düşmemektedir.

Teknik mahiyetteki bu tereddüt giderilmeden karar verilmesi doğru olmamış olup, kararın bu yönden bozulması gerektiği düşüncemle sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmamaktayım.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/3492, K. 2025/3910, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-3492-e-2025-3910-k-2773ba8875ee