Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/3401 E. 2025/2547 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3401
- Karar No
- 2025/2547
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/401 E., 2020/298 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasında düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, davacılardan ...'in arsa üzerinde bulunan gecekondusunu boşaltıp yıktırdığını, ancak aradan geçen zamanda yüklenicinin inşaata hiç başlamadığını, bunun tespit raporu ile de görüldüğünü, davalıya akdin feshedildiğinin ihtarname ile bildirildiğini belirterek davacıların fesih talebinin haklı olduğunu ve sözleşmenin feshinin tespitine, davacılardan ...'in gecekondusunun yıkımı nedeniyle Haziran 2007 - Ağustos 2012 tarihleri arasındaki kira kaybı nedeniyle şimdilik 21.700,00 TL, sözleşmeye göre inşaatın bitirilmesi gereken tarih olan 13... 'dan bu yana dairelerini teslim alamayan ve artniyetli olarak sözleşmeyi feshetmeyen davalı taraf yüzünden mağdur olan her bir davacının sözleşmesinin 2. Maddesindeki şarta göre aylık 250,00 TL'den dava tarihine kadar 41... .250,00 TL kira tazminatı olmak üzere fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 62.700,00 TL'nin davacıların kira kayıplarına tahakkuk ettikleri aylardan itibaren işleyecek TCMB avans faizi yürütülmesine, davalı tarafın Belediyeye yatırmış olduğu ve ... Belediyesinden belgesi bulunan 211,56 TL masrafının davacı alacaklarından mahsubuna, tespit-ihtarname ve yargılama giderleriyle ücreti vekaletin davalı üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı şirket temsilcisi cevap dilekçesinde; sözleşme tarihinde inşaata ne zaman başlanacağının belirtilmediğini, 24 ay içinde bitirileceğinin kararlaştırıldığını, çünkü taşınmazın gelişmemiş, gecekondu bölgesinde yer aldığını, etrafında da göçebelerin yerleştiğini, arsanın etrafından yapılaşma başladıktan ve mahalle biraz daha geliştikten sonra dört beş yıl sonra inşaata başlamayı düşündüklerini, arsa sahiplerinin de bu durumu bildiğini, sözleşme yapıldıktan sonra gerçekleşen yola terk nedeniyle arsanın küçüldüğünü, bu durumun arsa sahipleri tarafından bilinmesine rağmen kendilerinden saklandığını, yol terk işlemlerinin masraflarının arsa sahipleri tarafından yapılması gerekirken kendileri tarafından karşılandığını, arsa küçüldüğü için yapılacak dairelerin de miktar itibariyle küçüldüğünü ve davacılardan ...’ın bunu kabul etmediğini, kendilerinin de aynı cephedeki 3+1 dairelerinin 2+1'e düştüğünü, davacı ile bu anlaşmazlık olunca diğer arsa sahiplerinin de bu davacının zararını karşılamadıklarını, bu hususta da asıl zararları olanların kendileri olduğunu, yapılan görüşmelerde başka müteahhit bulduklarını ve sözleşmeyi devretmek istediklerini belirttiklerini, kendilerinin de olumlu yanıt verdiklerini, masrafları karşılanması kaydı ile başka bir müteahhide devretmeye hazır olduklarını, inşaata hala başlanmamış olmalarının tek sebebinin de arsa sahiplerinin kötü niyetli tutumları olduğunu savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2012/482 Esas, 2015/165 Karar, 14.04.2015 tarihli kararı ile davacıların, davalı yüklenici ile olan aralarındaki dava konusu kat karşılığı inşaat sözleşmesini haklı olarak fesh ettiklerinin tespitine, davacıların alacak talebinin kısmen kabulüne, toplam 39.738,11 TL olan alacağın 9.167,11 TL'sinin davacı ...'a 12.236,78 TL'sinin ...'e, 9.167,11 TL'sinin vefat eden ... mirasçıları olan (dosya içerisindeki Yozgat Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.11.2013 tarih, 2013/617-632 E.K sayılı veraset ilamındaki mirasçıları olan muris mirası toplam 28 pay kabul edilerek 7 payının eşi .... e 3'er payının da çocukları ....(.....),.... (....), .... (.....),.... ve ....(...)'a hisseleri oranında), 9.167,11 TL'sinin ...'a davalıdan tahsil edilerek ödenmesine, davacı alacaklarına ayrı ayrı dava tarihinden itibaren değişen oranda yasal faiz işletilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin 2012/482 Esas, 2015/165 Karar, 14.04.2015 tarihli kararının süresinde davalı şirket temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemiz (kapatılan Yargıtay 23. Hukuk Dairesi) 2015/9748 Esas, 2018/3897 Karar, 03.07.2018 tarihli kararı ile arsa payı devri karşılığı inşaat sözleşmelerinin feshinin, taraf iradeleri fesihte birleşmediği sürece ancak mahkeme kararı ile mümkün olduğu, bu durumda, mahkemece davacının tek taraflı fesih ihtarı ile sözleşmeyi fesih edemeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiği, bu amaca hizmet etmeyen sözleşmenin feshinin tespitine ilişkin mahkeme kararının hatalı olduğu, davacılar vekilinin inşaatın bitmesi gereken tarihten dava tarihine kadar kira tazminatını ve gecekondu yıkımı nedeni ile kira kaybını talep ettiği, sözleşme fesholduğunda müspet zararın tazmininin talep edilemeyeceği, ancak menfi zarar talep edilebileceği, sözleşmenin yerine getirilmemesinde davalının kusurlu olduğu, bu nedenle sadece gecekondu yıkımı nedeni ile kira kaybı hakkındaki talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken, infazı da mümkün olmayan şekilde, gecikme nedeni ile kira tazminatına da karar verilmesi doğru olmadığı belirtilerek, kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin feshine, davacı ... yönünden açılan menfi zarar ile ilgili tazminat talepli davanın kısmen kabulüne, 8.834,11 TL alacağın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile bu davacıya verilmesine, davacı ... ve diğer davacılar yönünden müsbet zarar talepli olarak açılan davanın da ispat edilememiş olması nedeni ile reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacı ...’e verilmesi gereken tazminatının hatalı hesaplandığını,
b. Diğer tazminat isteminin reddinin hatalı olduğunu, yüklenicinin taahhüt ettiği işi yapmadığı gibi yaptırılmasına da engel olduğunu, doğan zararı karşılaması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshinin tespiti ile tazminat istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
25.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.