Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2932 E. 2025/3532 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2932
- Karar No
- 2025/3532
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1509 E., 2024/620 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/239 E., 2022/587 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile dava dışı .... Elektrik Dağıtım A.Ş. arasında ... ili ..., ... ve ...ı ilçeleri şebeke tesis yapım işi sözleşmelerinin imzalandığını,...'ın 28.05.2013 tarihinde davalıya devrine kadar hakedişlerin zamanında ödendiğini, bu tarihten sonra davalı şirketin kurumu devraldığını ve ilk hakedişten itibaren hakediş ödemelerini zamanında gerçekleştirmediğini, bu nedenle icra takipleri yapılarak hakedişlerin tahsil edilebildiğini, davacının ödemeleri zamanında alamadığından ticari itibarının bozulduğunu, malzeme veren firmaların gecikmeleri tolere etmediğini, davacının borçlarını zamanında ödeyemeyip çeklerinin yazıldığını, icra takibine maruz kaldığını, sözleşmenin devamının çekilmez hale geldiğini, bu nedenle .... Noterliği'nin 12.02.2014 tarihli ihtarnamesiyle ... ve .... ilçesi şebeke tesis ve yapım sözleşmelerinin haklı nedenle feshedildiğini, son hakediş tarihi 31.12.2013 olup, .... ilçesi yönünden 31.12.2013 tarihi itibariyle işin %72,91 oranında, Konyaaltı ilçesi yönünden %81,94 oranında gerçekleştirildiğini, son hakediş tarihinden sonra da iş yapmaya devam edildiğini, yapılan iş bedelinin ödenmesi gerektiğini, teminat mektuplarının davalı şirket tarafından nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulduğunu, teminat mektuplarının iadesi gerektiğini, fesihte haklı olduklarını ileri sürerek, kâr mahrumiyetinden kaynaklı zararlarının, son hakedişten sonra yapılan ve hakedişlere yansımayan işlerin bedelinin davalıdan tahsili ile teminat mektuplarının iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı ile imzalanan sözleşmelerin özelleştirme tarihinden önce olduğunu, işin 4734 sayılı Kamu İhalesi Kanunu'na göre ihale edildiğini, davacının özelleştirme sürecine giren bir kurum ile sözleşme yaptığını bildiğini, bu iş için gerekli mali güce sahip olmayan davacının sadece bu işten yapacağı hakedişlere güvenerek bu işe girmiş olmasının basiretli bir tacirden beklenen bir durum olmadığını, özelleştirme öncesi yapılan düzenli ödemelerin devlet bütçesinden yapılıyor olmasından kaynaklandığını, tüm hakedişlerin ödendiğini, bu nedenle davacının ödemelerdeki gecikmeleri ileri sürmesinin fesih hakkı vermeyeceğini, Yapım İşleri Şartnamesi'nde ödemelerin gecikmesi ile ilgili bir yaptırım olmadığını, gecikme halinin yaptırımının gecikme faizi olduğunu, Yapım İşleri Şartnamesi'nin 29/4. maddesine göre ödenek yetersizliği sebebiyle ödemelerde gecikme hali olmasının sözleşmede sadece ek süre verileceği şeklinde düzenlendiğini, davacının bu şartı kabul ettiğini, Yapım İşleri Şartnamesi'nin 41/1 maddesine göre: “yüklenicinin mali acz içinde bulunması nedeniyle taahhüdünü yerine getiremeyeceğini bildirmesi halinde kesin teminatının gelir kaydedilerek sözleşmenin feshedileceği ve tasfiye edileceğinin hükme bağlandığını, hakediş yapılmayan ve fatura edilmeyen işlerin kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yüklenici davacının ... ve ... işlerinin 5. ve ... işinin 6. hakedişinden itibaren işi feshedene kadar hakediş faturalarının tahsili için düzenli olarak icra takibine başvurmak zorunda kaldığı, bakiye toplam 1.067.507,23 TL alacağının bulunduğu, davalıca ödenen davacıya ait 67.359,53 TL SGK ödemelerinin mahsubu ile davacının bakiye zararının 1.000.147,70 TL olduğu, söz konusu olayda uygulanması gereken Yapım İşleri Genel Şartnamesi, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ve sözleşmede yüklenicinin hakedişleri alamaması durumunda sözleşmeyi feshedebileceğine dair bir hüküm bulunmamakla ve eser sözleşmelerini düzenleyen TBK'nın 470. vd. maddelerinde de bu hususta bir düzenleme bulunmamakla birlikte, TBK'nın 112. ve özellikle 117. maddelerinde temerrüt hükümleri düzenlenmiş olup, davacı yüklenicinin hakedişlerinin ödenmemesinin davalının temerrüdü anlamına geldiği, temerrüt için ifanın imkânsız olmaması, borcun muaccel olması ve alacaklının ihtarda bulunması gerekli olup, somut olayda vadenin belirli olması nedeniyle TBK'nın 124. maddesi düzenlemesine göre ihtara da gerek bulunmadığı, bu halde TBK'nın 125. maddesi uyarınca davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğunun kabulü gerektiği, davacı her ne kadar sözleşmeyi haklı nedenle feshetmiş ise de, sözleşmede kendisine bu hakkı tanıyan bir düzenleme bulunmadığından müspet zarar niteliğindeki kâr kaybını isteyemeyeceği, davacı yüklenicinin davalı işverenin cezai şart alacağı yönünden ihtirazi kayıt koyması gereken tutanakların parasal maddi bilgi, hesaplama ve ödeme verisi barındırmayan geçici kabul tutanakları değil hakediş raporu olması gerektiği, somut olayda davacının hakedişlerini ihtirazi kayıt ile imzalamış olması karşısında gecikme cezalarının davacının hakedişinden düşülemeyeceği gerekçesiyle teminat mektupları yönünden usulünce harcı yatılarak açılmış bir dava bulunmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, müspet zararın tazmini için açılan alacak davasının reddine ve menfi zararın tazmini için açılan tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının ilk hakedişinden itibaren alacağını borçlarına karşılık temlik ettiğini, bunun davacının sözleşmenin başında borç ödemeden aciz içinde olduğunu gösterdiğini, davacının sözleşme süresi içinde yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve iş programının gerisinde kaldığını ve talep üzerine ek süre verildiğini, ek sürede de işin tamamlanamadığını ve sonrasında kötüniyetli olarak şartname yükümlülüklerinden kurtulmak için sözleşmenin feshedildiğini, YİGŞ ve 4735 sayılı Kanun ve taraflar arasındaki sözleşmede yüklenicinin hakedişleri zamanında alamaması halinde sözleşmeyi feshedebileceğine dair hüküm bulunmadığını, bunun fesih hakkı vermediğini, basiretli tacirin ekonomik varlığını aldığı tek ihaleye bağlamasının düşünülemeyeceğini, davacının eser borcunu ifada yeterli mali kaynağa sahip olması gerektiğini, fesih tarihi itibariyle hakedişlerin tamamını gerek doğrudan gerekse icra yoluyla tahsil ettiğini, sözleşmenin feshinin haksız olduğunu, davacının kendi ödeme aczinin sonuçlarından kurulmak için sözleşmeyi feshettiğini, icra takibi nedeniyle davacının maddi olarak zor duruma düştüğünün kabul edilemeyeceğini, ücret ödemesindeki makul sayılacak gecikmelere yüklenicinin tahammül etmesi gerektiğini, bilirkişi raporlarında ihalenin davacıya verilen ek süreye rağmen işin süresinde tamamlanmadığı hususuna değinilmediğini ve yüklenicinin kusursuz olduğu kabulü ile rapor düzenlendiğini, tasfiyenin ihale mevzuatı hükümlerine göre yapılması gerektiğini, geçici kabul tutanaklarına itiraz edilmemiş olmasına rağmen ... ve .... işleri için hesaplanan gecikme cezasının hakediş bedellerinden düşülmemesinin hatalı olduğunu, müspet ve menfi zarar miktarlarının reddedilen kısmı dikkate alındığında lehlerine olan vekalet ücretinin eksik hesaplandığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan teminat mektubunun iadesi, bakiye iş bedeli alacağı ve mahrum kalınan kâr talebi istemlerine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince, davacının talebinde bakiye iş bedeli alacağını talep etmesine rağmen kararın gerekçe ve hüküm fıkrasında bakiye iş bedeli alacağı yerine menfi zarar ibaresinin kullanılması doğru olmayıp bu husus bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2., 4. maddesi hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “menfi zarar” ibaresinin çıkartılarak yerine “bakiye iş bedeli alacağı” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin alınan temyiz harcın ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.