Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2906 E. 2025/2650 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2906
Karar No
2025/2650
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/861 E., 2024/1100 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/96 E., 2024/64 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... Bankası, ... ve davacılar vekillerince duruşmasız, davalı ... vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.03.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı.... Ltd. Şti vekili Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların, mirastan intikal eden ... ili, ... Mah. 32 Ada, 140 Parselde kain maliki bulundukları arsa niteliğindeki taşınmaza ilişkin olarak, davalılardan...Ticaret ve Sanayi A.Ş. ile 26.10.2016 tarihli Arsa Payı Kat Karşılığı İnşaat ve Satış Vaadi Sözleşmesini akdettiklerini, bu sözleşmenin, arsa malikleri tarafından yine arsa maliklerinden müvekkili ...'a verilen vekaletnamelere istinaden tüm arsa maliki müvekkileri adına ... tarafından imza altına alındığını, sözleşmenin 2c maddesinde "İşbu sözleşme yapıldıktan sonra tapu müteahhit firmaya devredilecek, taşınmazın mülkiyeti kat irtifakına çevrilerek arsa sahibine isabet eden bağımsız bölüm tapuları arsa sahibine; müteahhit'e isabet eden tapular müteahhit'te kalacaktır" hükmünü içerdiğini, davacılar tarafından bahse konu sözleşmeye istinaden 32 ada, 140 parselde kain maliki bulundukları arsa niteliğindeki taşınmazın tamamının 26.10.2016 tarihinde davalılardan...Ticaret ve sanayi A.Ş.'ye devredildiğini, aynı sözleşmenin "İnşaatın Süresi" başlıklı 5. maddesinde, "Ruhsat tarihi başlangıç sayılacaktır. Sözleşme tarihi 26.10.2016'dır. İnşaat ruhsatının imar durumu belirlendikten sonra 3 ay içerisinde alınması esastır. Bu sürenin uzatılması her iki tarafın kaybına neden olacaktır. Taraflar bu sürenin çabuklaştırılması için tüm gayreti gösterecektir. Toplam 18 aylık sürede mal sahibine isabet eden meskenleri tamamlaması, kat mülkiyeti tapularının alınması ve alt yapı ile çevre tazmini yapılıp tamamlanması esastır. Arsanın boş teslimi ile arsadaki evden taşınan mal sahiplerinin kira ödemesi 750,00 TL olarak başlar, binanın teslimine kadar devam eder, kiralar her ayın 15'inde ödenir" hükmünün yer aldığını, davacılar tarafından sözleşme uyarınca kendilerine düşen yükümlülük yerine getirilerek arsanın müteahhit firmaya devredildiğini, müteahhitin üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmediğini, uzunca bir süre inşaata başlamadığını, bu süreçte müteahhit ile görüşmelerin devam ettiğini, müteahhidin mali güçlük içerisinde olduğunu, inşaata en kısa sürede başlayacağını ileri sürerek, müvekkillerini bir müddet daha oyaladığını, davacıların tapu kayıtlarını inceleme ihtiyacı hissettiklerini, esasen maliki bulundukları sözleşmeye konu taşınmazın müteahhit tarafından 3. şahıslara devredildiğini öğrendiklerini, müteahhit tarafından halihazırda inşaata başlanmadığını, müteahhide işin başında devredilen taşınmaz avans niteliğinde olduğundan, müteahhidin sözleşme gereği edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkını kazanmadığını, bu nedenle müteahhide avans olarak devredilen taşınmazın müvekkillerine iadesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın müteahhit tarafından 3. bir kişiye ve ondan da 4. ve 5. kişilere devrinin söz konusu olup, taşınmazı silsile halinde devralan diğer davalıların iyiniyet iddiasına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, son malik olan ...Şirketinin, gerek dava konusu taşınmazın 400.000,00 TL gibi çok düşük bedelle satın alındığı, gerekse arsa niteliğinde bulunan dava konusu taşınmazın yine müteahhit bir şirketten devralındığı gözününde bulundurulduğunda, basiretli bir tacir gibi hareket ederek dava konusu taşınmazın arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu edilip edilmediğini, gerçek malikinin satıcı olup olmadığını araştırma yükümlülüğü bulunduğunu, tüm bu hususlar dikkate alınmaksızın taşınmazı devralan ... firmasının iyiniyetinden söz etmenin mümkün olmadığını, taşınmazın çok kısa aralıklarla ve resmi senet örneklerinden de anlaşılacağı üzere çok düşük bedellerle el değiştirmesinin, taşınmazların muvazaalı şekilde el değiştirdiğinin bir diğer karinesi olduğunu, taşınmaz kaydında T.C. ... Bankası A.Ş. lehine ... yevmiye no.lu 22.03.2021 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli ipotek kaydı bulunduğunu, basiretli bir tacir gibi hareket etmeyen, kredi kullandıracağı inşaat firmasının ticari defter ve belgelerini incelemeyen, ipotek işlemi tesis edildiği tarihte arsa niteliğinde olan taşınmazın herhangi bir satıma ya da arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu olup olmadığı, gerçek hak sahibinin inşaat firması olup olmadığı hususlarını araştırmayan bankanın tapu siciline güven ilkesinden yararlanabilmesinin mümkün olmadığını, müvekkillerinden ...'nun sahip olduğu 9911/... hisseyi 17.03.2016 tarihinde fiili idaresi ve esasen tasarruf yetkisi kendisinde olacak şekilde emaneten davalılardan ...'a devrettiğini, daha sonra müteaahhit ... firması ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, ...'nun bahse konu sözleşmenin arsa maliki sıfatıyla tarafı olarak, ...'a emaneten devrettiği hisseyi tapuda önce kendi üzerine alıp akabinde müteahhit firmaya devretmek yerine, ...'dan hissesini doğrudan müteahhit ... firmasına devretmesini istediğini, bu nedenle, her ne kadar tapu kaydında .../... hisse sahibi sıfatıyla ... tarafından hissenin ... firmasına devredildiği gözükmekte ise de, esasen hisse/hak sahibi ve arsa maliki sıfatıyla arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı bulunan kişinin müvekkili ... olduğunu, taşınmazın gerçek sahibi de kendisi olduğundan tapu kaydına göre eski malik sıfatı nedeniyle usulen davalılardan ...'a da husumet yöneltmek zarureti hasıl olduğunu belirterek, davacılar tarafından Arsa Payı İnşaat ve Satış Vaadi Sözleşmesi'ne istinaden davalılardan müteahhit...Ticaret ve San. A.Ş.'ye devredilen, müteahhit tarafından da diğer davalılara devredilen 32 Ada, 140 Parselde kain 106 adet bağımsız bölüme ilişkin tapu kaydının iptali ile davalılardan T.C. ... Bankası A.Ş. lehine tesis olunan 22.03.2021 tarihli ve 3.000.000,00 TL bedelli ipotek ve davalılardan ... İnşaat lehine tesis olunan 08.07.2021 tarihli haciz şerhinin terkini ve mezkur taşınmazın her türlü haciz, şerh ve takyidattan ari şekilde sahip oldukları hisseleri oranında davacılar adına tescili, tapu iptali ve tescil taleplerinin kabul edilmemesi halinde, dava tarihi itibariyle tespit edilecek taşınmazın rayiç değeri tutarında kötüniyetli davalıların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacılar ile müteahhit firma arasında yapılmış olan sözleşmenin tapuya şerh edilmediğini, bu durumda 3. kişilerin araştırma yükümlülüğünden bahsedilemeyeceğini, tapu kayıtlarına güven ilkesi gereğince bankanın ipotek hakkının korunması gerektiğini, davacıların kötüniyet olgusunu ispatla yükümlü olduğunu, davalı 3. kişilerin taraflar arasındaki adi yazılı sözleşmeyi bilebilecek durumda olmadığı gibi şerh verilmemiş bir kaydı araştırmadığı için kötüniyetli kabul edilmesinin de mümkün olmadığını, yine taraflara müteahhit firmanın edimlerini yerine getirip getirmediğine ilişkin araştırma yükümlülüğü yüklemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek, davanın müvekkili banka yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davada husumetin vekil edene yöneltilemeyeceğini, diğer davalı olan ...'dan olan alacağını tahsil etmiş olduğundan, davaya konusu ... 2. İcra Dairesi'nin 2020/1325 Esas sayılı dosyasındaki hacizlerin fekki için 26.08.2021 tarihinde icra dairesinin haricen tahsil beyanında bulunulduğunu, tahsil harcının da ödenerek dosyadaki tüm hacizlerin kaldırıldığını, vekil edenin alacağının kalmadığını, davanın açılmasına vekil edenin sebebiyet vermediğini, hukuken de sorumluluğunu gerektirecek bir durum olmaması dikkate alınarak vekil edenin hakkında yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir.

3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacılardan ...'nun 17.03.2016 tarihinde 9911/... hisse/payını vekil eden ...'a 2880 yevmiye numaralı satış işlemi ile sattığını, bu nedenle de ... dahil edilerek açılan davanın aktif husumetten reddi gerektiğini, davaya muvafakat etmediklerini, davanın husumet ve usulden reddini talep ettiklerini, davacı vekilinin dava dilekçesinde tüm davalılardan tazminat talep ettiğini ancak bu talebin kabulünün vekil eden açısından mümkün olmadığını, ... dahil tüm davacıların 26.10.2016 tarihinde davalı...firması ile düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesini imzaladıklarını, hisse pay sahibi bulunan vekil edenin bu sözleşme içinde yer almadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

4. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalının taşınmazın halihazırda maliki olmadığından davanın tarafı da olmayacağını, vekil eden hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı ...Ş'nin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, vekil edenin arsayı satın aldıktan sonra arsada yapacağı inşaata esas olmak üzere belediyeye başvurularda bulunduğunu, arsa olarak görünen taşınmazın imarını aldığını, arsa vasfındaki taşınmazın davalının resmi başvurularına karşılık yapılan iş ve işlemler sonucunda ruhsat alarak 106 adet bağımsız bölüm inşa edilebilecek hale getirildiğini, büyük miktarlarda para harcayarak arsaya değer kattığını, cins tashihi yaptığını ve basiretli bir tacir gibi projesini başka bir inşaat firmasına sattığını, taşınmazın yolsuz tescil olduğu iddia edilen devir tarihinin 26.10.2016 olup, davalının taşınmazı iktisap tarihinin 11.02.2019, satış tarihinin ise 22.03.2021 olduğunu, kötüniyetli olduğundan bahsedilemeyeceğini, satış işlemlerinin kronolojik incelenmesinde, ...'in 29.09.2017 tarihinde ...'den, davalının 11.02.2019 tarihinde ...'den, ...'ın 22.03.2021 tarihinde vekil eden şirketten taşınmazı devraldığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

5. Davalı ...ve Turizm Sanayi Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacıların dava konusu arsalarını tapuda davalı müteahhit ...'e 26.10.2016 tarihinde devrettiklerini, 3. kişilerin iyiniyetli alımlarını bertaraf edecek tedbirleri almadıklarını, bu anlamda kusurlu olduklarını, son kayıt maliki ... Yapının 5 kez el değiştiren tapuyu 22.03.2021 tarihinde 5. el kişiden alan 6. kişi konumunda olduğunu, davacıların arsayı müteahhide devir tarihlerinin 26.10.2016 olduğunu, vekil eden ... Yapının ise tapuyu bu devirden yaklaşık 5 yıl sonra 22.03.2021 tarihinde aldığını, davanın ise kendisine 14.02.2022 tarihinde açıldığını, davalı ...tarafından, tapu satış bedellerinin, 5. el kişi ... banka aracılığı ile gönderildiğini, davacıların müvekkilinin kötüniyetli olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davalı ...'ın dosyada adı geçen taşınmazı projelendirdiğini, 106 daire imalâtına başladığını, taşınmazın 2016 yılında "arsa olarak" davacı yanca davalı ...'e devir ve temlik edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile," ...her ne kadar davalı ... taşınmazı tapuya güven ilkesi gereği ve piyasa rayiç fiyatı ile satın aldığını ve altıncı kişi olarak taşınmazı satın aldığını ileri sürmüş olsa da; ilk tescil işleminin sebebi ortadan kalkmış olduğu, ilk yüklenicinin taşınmazı satması ile artık sözleşmenin ifa kabiliyeti kalmadığı ve geriye etkili fesih şartlarının oluştuğu ve geriye etkili fesih ile sözleşme hiç yapılmamış kabul edileceğinden davalı ...'un iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği kabul edilmiştir. Dosya kapsamına göre davacıların ilk yüklenici ile yaptıkları sözleşmenin ifa imkanı kalmadığı ve geriye etkili fesih şartları oluştuğundan davacıların sözleşmenin geriye etkili fesih taleplerinin kabulü ile davalı...Tic. ve San. A.Ş. ile davacılar ile davalı arasında imzalanmış bulunan 26.10.2016 tarihli adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine karar verilmiştir. Davacıların tapu iptal davaları yönünden yapılan değerlendirmede; ... Tic.ve San. A.Ş. ..., ..., ..., ... A.Ş. ve ... aleyhine dava açılmışsa da; dosyaya celp edilen tapu kayıtlarına göre davalılar adına tapu kaydı bulunmadığı, tapu iptal talebinin tapu malikine yöneltilmesi gerektiği ve bu davalılar yönünden pasif husumetin bulunmadığı anlaşıldığından bu davalılar yönünden pasif husumet yokluğundan usulden red kararı verilmiştir.

Davalı ... Yapı ve Turz. San. Ltd. Şti. yönünden davalının iyiniyet iddiasının korunamayacağı ve sözleşmenin geriye etkili fesih edilmesinin bu davalı yönünden de sonuca etkili olacağından tapu iptal davasının kabulüne karar verilerek davalı adına kayıtlı tapu kayıtlarının iptali ile hisseleri oranında davacılar adına kaydına karar verilmiştir.

Davalı ... Bankası yönünden yapılan değerlendirmede; her ne kadar davalı iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu ileri sürmüş ise de; yukarıda yapılan açıklamalara göre yapılan tescilin yolsuz tescil olduğu ve sahibine ayni hak kazandırmayacağı ve geriye etkili fesih ile artık tapu sözleşme yapılmadan önceki haline döneceğinden taşınmaz üzerindeki takyidatların da kaldırılması gerektiğinden davalı adına olan ipoteğin fekki ile ipotek kaydının kaldırılmasına karar verilmiştir. Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. yönünden tapu kaydındaki haczin kaldırılması talep edilmişse de; davanın açıldığı tarih itibariyle taşınmaz üzerinde bu davalı lehine haciz şerhi bulunmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede; davalı tarafından sözleşmenin geçersiz olduğu, aktif ve pasif husumet itirazında bulunmuştur. Dosya kapsamına göre dava konusu kat karşılığı inşaat sözleşmesinin davacılar adına verilmiş bulunan vekaletnameye istinaden davacı ... tarafından ilk yüklenici ile imzalandığı ve ...'ın sözleşmeyi davacılardan ... adına da imzaladığı ve sözleşme kapsamından davacılara verilecek dairelerin ve davacı ...'na verilecek olan dairelerin belirtildiği ve sözleşme kapsamına göre davalı ...'ın sözleşmenin tarafı olmadığı gibi sözleşme içeriğine göre kendisine arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre verilecek dairelerin belirtilmediği, bu hususun yukarıda incelemesi yapılan ... 2 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/336 E. sayılı dosyasından da anlaşıldığı, dosyada bulunan resmi satış sözleşmelerine göre dava konusu olan davacı ...'nun kendi payını davalı ...'a vekili ... vasıtası ile dava dışı ...'in vekil olarak davalı adına hareket ederek, 17.03.2016 tarihinde devretmiştir. ...'nun payının devri konusunda taraflar arasındaki inançlı işlem yönünden davalı ...'a yemin teklifinde bulunulmuş ve davalının usulüne uygun olarak yemin ederek davacı ...'nun payı yönünden payın gerçek satış ile devraldığını ve yapılacak olan arsa payı karşılığı sözleşmesinin davalı adına yapılması gerekir iken, davacı ... adına sözleşme yapıldığının anlaşıldığı,her ne kadar davacı tarafından taraflar arasındaki pay devrinin inançlı işleme dayalı olarak emaneten yapıldığı ileri sürülmüşse de; bu hususun davacılar tarafından ispat edilemediği anlaşılmıştır.

Her ne kadar davalı ...'ın adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde imzası bulunmasa da; davalının kendi payını vekili ... vasıtası ile ...'ndan devraldığı payı yükleniciye tapuda sattığı anlaşılmış olup, bu şekilde davalı ... yönünden yapılan sözleşmede kendisinin payı yönünden geriye etkili fesih halinde o payın gerçek malikinin kendisi olması nedeni ile davalı ... adına kayıtlı olan 9911/... payın davacı adına tesciline karar verilmiştir.

Davacı ... hakkında yapılan değerlendirmede davacının payını davalı ...'a satarak devrettiği ve tapu iptal davası yönünden davacının aktif husumetinin bulunmadığı anlaşıldığından davacı yönünden davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir" gerekçesi ile ''davacı ... yönünden; davanın aktif dava ehliyeti bulunmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, diğer davacıların davalı...Tic. ve San. A.Ş. hakkında açmış bulunduğu davanın kabulü ile davacılar ile davalı arasında imzalanmış bulunan 26.10.2016 tarihli adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, diğer davacıların tapu iptal davası yönünden davalılar...Tic.ve San. A.Ş., ..., ..., ..., ... A.Ş. ve ... yönünden pasif husumet bulunmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, diğer davacıların davalı ...ve Turizm San. Ltd. Şti. hakkındaki tapu iptal davasının kabulü ile dava konusu ... ili ..., ilçesi ... Mah. 32... nolu taşınmazın tüm bağımsız bölüm tapularının iptali ile 34018/... payın davacı ..., 9910/ ... payın davacı ..., 9910/... payın davacı ..., 9910/... payın davacı ..., 9911/... payın davacı ..., 9911/... payın ..., 9910/... payın ..., 9910/... payın ..., 9911/... payın davacı ... adına tüm ipotek ve takyidatlardan ari olarak kayıt ve tesciline, davalı ... Bankası hakkında açılmış bulunan davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tüm bağımsız bölümler üzerinde bulunan ipoteğin fekki ile tapu kayıtlarındaki ipotek kaydının kaldırılmasına, davalı ... San. ve Tic. A.Ş. yönünden açılan davanın reddine'' karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı ...ve Turizm Sanayii Limited Şirketi, davalı ... Bankası ve davacı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...mahkemece sözleşmenin geriye etkili feshine karar verilmesinin yerinde olduğu, davacı arsa sahipleri ile yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi geriye etkili olarak feshedildiğinden davacı arsa sahipleri, davalı yükleniciye bırakılıp bu kişiye devredilen dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptâl ve tescilini talep edebilirler. Dolayısıyla davalı yüklenici sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmediğinden kendisine davacı arsa sahipleri tarafından avans niteliğinde yapılan tapu devirleri de gerçek mülkiyetin devri niteliğine dönüşmeyeceğinden tescilin dayanağı hukuki sebepten yoksun olduğundan TMK. 1023. maddenin koruyuculuğundan yararlanılamayacak olup, bu nedenle dava konusu taşınmazların davalı kayıt maliki adına tescil edilmesi ve diğer davalı banka adına ipotek tesis edilmesi davalılara ayni hak kazandırmaz. Davada, sözleşmenin tarafı olan tüm tapu paydaşlarının davacı ve davalı safında bulunması sebebiyle dava ehliyeti yönünden eksiklik bulunmamaktadır. Bu sebeplerle, mahkemenin sözleşmeyi geriye etkili feshetmesi üzerine sözleşme sanki hiç yapılmamış gibi tarafların durumları sözleşme öncesine döneceği kuralını gözeterek tapuların iadesine ilişkin kararı yerindedir. Fakat, mahkemece, davalı ...'ın yükleniciye devrettiği hisse yönünden arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında devredildiği gerekçesiyle davalı ... adına tesciline karar verilmiş ise de, eldeki davada ... tarafından bu taleple açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığından taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak bu davacı yönünden tapu iptal ve tescil hükmü kurulması doğru değildir. Anılan davacı yönünden usulünce açılmış bir dava bulunmadığından kesin hüküm kurallarının eldeki davada değerlendirilmesi gerekmemektedir. Bu sebeple, davalı ...ve Turizm San. Ltd. Şti. vekilinin ve davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir. Diğer yandan, dava konusu taşınmaz üzerinden son tapu maliki üzerine kat irtifakı tesis edilmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 14. maddesi hükmünce kat irtifakı tesis etmek idari işlem olduğundan ve mahkemece tesis edilemeyeceğinden mahkemenin tüm bağımsız bölümlerin tapularının iptaline karar verilmesi doğru değildir. Bağımsız bölümlerin oluştuğu taşınmazlarda tapu iptâli ve tescil istemin, davalı ... 'ın hissesi için usulünce açılmış bir dava bulunmadığından bu hisse son tapu kayıt maliki üzerinde bırakılarak davacıların arsa payları dikkate alınarak bağımsız bölümlerdeki tapu kayıt malikinin hisselerinin iptali ile davacılar adına tesciline kararı verilmesi gerekmiştir" gerekçesiyle, davalı ... Bankası vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin ve davalı ...ve Turizm San. Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılması ile kararın istinaf olunmayarak kesinleşen asli ve feri hükümleri korunarak yeniden hüküm kurulmasına, davacıların davasının kısmen reddi kısmen kabulü ile davacı ...'nun tapu iptal ve tescil ve sözleşmenin feshi davasının aktif dava ehliyeti bulunmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun davalı ... Tic. Ve San. A.Ş hakkında açmış bulunduğu davanın kabulü ile davacılar ile davalı arasında imzalanmış bulunan 26.10.2016 tarihli adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun tapu iptal davası yönünden davalılar...Tic. ve San. A.Ş, ..., ..., ..., ... A.Ş. ve ... yönünden pasif husumet bulunmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun davalı ... Yapı ve Turizm San. Ltd. Şti. tapu iptal davasının kabulü ile dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 32 ada, 140 parsel üzerinde bulunan (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106 no'lu) davalı ...ve Turizm San. Ltd. Şti. adına kayıtlı her bir bağımsız bölümün toplam 103390/... hissesinin iptali ile iptal edilen 34018/... payın davacı ..., 9910/... payın davacı ..., 9910/... payın davacı ... 9910/... payın davacı ..., 9911/... payın davacı ..., 9911/... payın ..., 9910/... payın ..., 9910/... payın ... adına tesciline, bağımsız bölümlerin bakiye 9911/... payının kayıt maliki davalı ...ve Turizm San. Ltd. Şti. üzerinde bırakılmasına, davalı ... Bankası hakkında açılmış bulunan davanın KABULÜ ile dava konusu taşınmazdaki tüm bağımsız bölümler (1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106 no'lu) üzerinde bulunan ipoteğin fekki ile tapu kayıtlarındaki ipotek kaydının kaldırılmasına, davalı ... San.ve Tic. A.Ş yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; a. Davalı tarafın salt yemini dikkate alınarak ve bu gerçeğe aykırı yemine itibar edilerek inançlı işlemin ispat edilemediği gerekçesiyle davacı ... yönünden aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi ve bağımsız bölümlerin bakiye 9911/... payının kayıt maliki davalı ...ve Turizm San. Ltd. Şti. üzerinde bırakılmasının usul, hukuk ve yasaya aykırı olduğunu,

b. Davalılardan ...tarafından ileri sürülen iyiniyet iddialarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını,

c. Davalılardan ... yönünden davanın pasif husumet bulunmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiğini, ... lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul, hukuk ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini beyan etmektedir.

2.Davalı ... Bankası vekili temyiz dilekçesinde, a. Tapuya şerh verilmemiş arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin olarak iyiniyetli 3. kişi konumundaki müvekkilinin ipotek hakkının korunması gerekirken davanın kabulü ile ipotek şerhinin fekkine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,

b. Mahkeme gerekçesindeki geriye etkili fesih ile sözleşme hiç yapılmamış sayılacağından iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği, değerlendirmesinin de yerinde olmadığını, tapu kayıtlarına güven ilkesi gereğince bankanın ipotek hakkının korunması gerektiğini beyan etmektedir.

3. Davalı ...ve Turizm San. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; a. ...'ın taşınmazı satın alırken tapuda inşaat sözleşmesine ilişkin herhangi bir şerh bulunmadığını, geçmişte davacıların ...'e devir işlemlerinin "arsa satışı" olarak gözüktüğünü, tapuya şerh edilmeyen ve yalın şekilde yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinin TMK madde 1009/2 uyarınca mümkün olmadığını,

b. Dava konusu taşınmazın iyiniyetle alındığını, müvekkilinin kötüniyetli olduğuna dair davacı tarafından dosyaya herhangi bir somut delil sunulmadığını,

c. Tapu siciline basit bir şerh vermekten kaçınan arsa sahibinin tamamen iyiniyetli üçüncü kişiler karşısında ve onların zararına sebep olacak şekilde korunmasının menfaatler dengesine aykırı olduğunu beyan etmektedir.

4.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, a. Bölge Adliye Mahkemesinin kararı kendi içerisinde çeliştiğini,

b. Yargılama aşamasındaki tüm dilekçelerinde, müvekkilinin gerçek malik olduğunu, bundan dolayı geriye etkili fesih halinde hissesinin önceki malik ... adına değil, müvekkili adına tescil edilmesi gerektiğini beyan ettiklerini,

c. Mahkemenin taleple bağlılık ilkesini yanlış yorumlayarak müvekkilini ayrı bir dava açmaya zorlamasının tasarruf ilkesinin de ihlali niteliğinde olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi, tapu iptali tescil ve takyidatların terkini bu talebin kabul edilmemesi halinde tazminat istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... yönünden "pasif husumet bulunmadığından dava şartı yokluğundan usulden davanın reddine" karar verildiği halde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi uyarınca davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücreti verilmesi doğru görülmemiştir.

3. Davalı ...Ve Turizm San. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... Bankası vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;

Hukuk sistemimizde taşınmaz mülkiyeti edinmek veya ipotek tesis etmek ancak tapu sicili ile mümkündür. Tapu sicili herkese açıktır. İlgili herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfa ve belgelerin kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini tapu memurundan isteyebilir. Tapu kütüğüne yapılmış her tescil, bir ayni hakkı karşılar. Geçerli bir tescil, sicil dışı meydana gelen bir değişiklik sonucu sonradan yolsuz tescil haline gelebilir. Bu durumda bile iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından, tescilin olumlu hükmü uygulanır. Yani, iyiniyetli üçüncü kişilerin böyle bir tescile güvenerek kazandıkları ayni haklar korunur.(M.K.m.1023)

Üçüncü kişinin yolsuz kayda dayanarak ayni hak kazanımının korunabilmesi için tescilin yolsuzluğunu bilmemesi veya bilebilecek durumda olmaması gerekir. Bu bağlamda, üçüncü kişilerin Medeni Kanun’un 3. maddesi çerçevesinde iyiniyetli olması esastır. Buna göre, kendisinden beklenen özeni göstermeyen, tescilin yolsuz olduğunu bilen veya bilebilecek durumda olan üçüncü kişiler iyiniyet iddiasında bulunamazlar. Burada aranan iyiniyet, tescil isteminin yevmiye defterine kaydı esnasında mevcut olmalıdır. Ancak, kütükteki tescilin belgelerle çeliştiğini bilmesine ya da şüphelenmesine rağmen bunu incelemekten veya gerekli özeni göstermekten kaçınır ise, iyiniyet iddiasında bulunamaz. Üçüncü kişinin iyiniyetli olmadığını ispat etme yükü, iddia eden tarafa aittir. Ancak iyiniyetin olmadığını kanıtlamak zor olduğundan bunu iddia eden bazı fiili karinelerden yarar.

Yüklenici adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın bu kaydına güvenerek verdiği kredi karşılığında teminat olarak tapu kaydına ipotek tesis edilmesi halinde iyiniyetli üçüncü kişi bankanın iyiniyeti TMK'nın 1023. maddesine istinaden "tapuya güven ilkesi" gereğince iktisabının korunması gerekir. Bu ilkeden ancak Bankanın ipotek tesis ederken kötü niyetli olduğunun ispatlanması halinde vazgeçilebilir. Yüklenici adına yapılan tescil işlemini her halde "yolsuz tescil" veya avans tapu olarak kabul etmek, toplumda onarılmaz zararlara sebep olmakta ve adalet duygusuna zarar vermektedir.

Sözleşmeye istinaden adına tapu intikali yapılan yükleniciden, tapuya güvenilerek ipotek tesisini her halde geçersiz saymak TMK'nın 1023. maddesi karşısında açıkça kanuna aykırı davranmak olacaktır. Arsa sahibi iyiniyetli ve risk almak istemiyorsa; tapu devrinin, sözleşme nedeniyle yapıldığını tapunun beyanlar hanesine şerh vermek suretiyle üçüncü kişilerin iyiniyet iddialarını bertaraf edebilir.

Tapu siciline basit bir şerh vermekten kaçınan arsa sahibinin tamamen iyiniyetli üçüncü kişiler karşısında ve onların zararına sebep olacak şekilde korunması menfaatler dengesine aykırıdır. TMK'nın 1023. maddesi, iyiniyetle taşınmaz üzerinde aynî hak edinen üçüncü kişilerin tapu siciline olan güvenini yolsuz tescile rağmen korumaktadır. Bir başka deyişle, hukuki işlem güvenliği ve tapuya güven ilkesini gerçek hak sahipliğine tercih etmektedir. Ticari bir risk alarak ve yükleniciye güvenerek arsanın mülkiyetini intikal ettiren, yüklenici seçiminde gerekli özeni göstermeyen, peşin ifa yükümlülüğü olmamasına rağmen arsa tapusunu teminat almadan yükleniciye devreden arsa sahibinin, tapuya güvenmiş olan üçüncü kişi banka karşısında korunmaya değer bir yanı da bulunmamaktadır.

Somut olayda, mahkemece, davalı ...ve Turizm San. Ltd. Şti. hakkındaki tapu iptali kararı, davalı yüklenici şirketin eser sözleşmesinden ... vecibelerini yerine getirmemesi ve tapuya hak kazanamaması, dolayısıyla davalı üçüncü kişi ...Ve Turizm San. Ltd. Şti.'nin de hak sahibi olamayacağı gerekçesine dayandırılmış, davalı yüklenicinin sözleşmeden kaynaklı edimlerini yerine getirmediği, bu sebeple kendisine davacı arsa sahipleri tarafından avans niteliğinde yapılan tapu devrinin de gerçek mülkiyetin devri niteliğine dönüşmeyeceği, tescilin dayanağının hukuki sebepten yoksun olduğu, davalı ... Şirketinin TMK'nın. 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı kabul edilmiştir. Oysa dava konusu parselin üzerinde herhangi bir inşaat faaliyeti olmadığı, parselin tümüyle boş olduğu mahkemece yapılan keşifte tespit edilmiştir. Anılan parsel üzerinde kat irtifakı, parselin son maliki ...ve Turizm San. Ltd. Şti. tarafından, arsanın satın alınmasından sonra 08.09.2021 tarihinde tesis edilmiştir. Ayrıca tapu kaydında sözleşme ya da davalıdır şerhi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davalı ...ve Turizm San. Ltd. Şti.,davalı yüklenicinin yapacağı inşaattan daire satın alan kişi konumunda olmayıp, henüz hiç bir inşaat faaliyetine girişilmemiş, boş durumdaki ve tapuda arsa vasfındaki taşınmazı satın alan kişi konumundadır.Tapu kayıtları üzerinde herhangi bir sözleşme, inşaat ya da davalıdır şerhi bulunmadığından, davalı ...ve Turizm San. Ltd. Şti'nin davacı arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasındaki ilişkileri bildiğinden bahsedilemeyeceği gibi, davacıların zararına hareket ederek ve muvazaalı bir şekilde taşınmazları satın aldığı da iddia ve ispat olunamamıştır. Davalı tapu maliki üçüncü kişi ...ve Turizm San. Ltd. Şti'nin, davacı arsa sahipleri ile davalı yüklenici arasındaki ilişkileri bildiği, davacıların zararına hareket ederek ve muvazaalı bir şekilde taşınmazları satın aldığı iddia ve ispat olunamadığından, tapu kütüğündeki kayda güvenerek, iyiniyetle mülkiyet iktisap eden davalı şirketin kazanımının korunması gerekir.

Davacılar tarafından, davalı yükleniciye dava konusu parselin devri 26.10.2016 tarihinde gerçekleştirilmiş, davalı yüklenici taşınmazın tamamını 09.08.2017 tarihinde davalı ...'a, ... 19.09.2017'de davalı ...'e, ... 29.09.2017 tarihinde ...'e, ..., 11.02.2019'da davalı ...Ş'ye ve... A.Ş.'de 22.03.2021 tarihinde davalı ... Ltd. Şti.'ye devretmiştir. Arsa sahibinin yükleniciye taşınmazın devrini yaptığı 26.10.2016 tarihinden itibaren yaklaşık 5 yıllık sürede taşınmaz davalılar arasında el değiştirmiş ve 22.03.2021 tarihinde davalı ... tarafından satın alınmıştır. Davacı arsa sahibi bu el değiştirmeler sırasında yaklaşık 5 yıl boyunca gerekli araştırmayı yapmamış, sözleşmeye ve taşınmaza ilgisiz kalarak 14.02.2022 tarihinde eldeki davayı açmıştır.

Öte yandan, davalı ... Bankası tarafından, son malik davalı ...Şti'ye kredi kullandırılmış ve bu krediye karşılık taşınmaz üzerinde banka lehine ipotek tesis edilmiştir. Temyiz eden davalı ... Bankası vekili, yargılamanın tüm aşamalarında, tapuya güvenerek ipotek tesis eden müvekkilinin iyiniyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tapuya güven ilkesine göre tapuya güvenen kişinin iyiniyetli olduğu karine olarak kabul edilir. Bu karinenin aksini, yani davalı bankanın kötüniyetli olduğunu davacı tarafın ispatlaması gerekir. Somut olayda davacı taraf, “afaki” iddialar dışında davalı bankanın kötüniyetli olduğuna dair hiçbir delil sunamamıştır. TMK’nın 1023. maddesinde tapu kütüğündeki kayda iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir aynî hak kazanımı halinde 3. kişinin bu kazanımının korunacağı, 1024. maddesinde ise yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken 3. kişinin bu tescile dayanamayacağı hususları düzenlenmiştir. Bu nedenle, temyiz eden davalı bankanın ipotek hakkının TMK'nın 1023. maddesi gereğince korunması gerekir. Hiçbir inşaat emaresi olmadan sözleşmeye konu arsanın yükleniciye devri, onun tarafından da 3. kişilere devri veya ipotek verilmesi halinde, devir alan veya ipotek lehtarı 3. kişilerin, sözleşmenin varlığına ilişkin hiçbir emare olmadığından, araştırma yaparak bir sonuca ulaşmaları mümkün değildir. Bu durumda ispat külfeti iddiayı ileri süren arsa sahibine ait olup, onun tarafından üçüncü kişinin bu durumu bildiğini ispat etmesi gerekir. Davaya konu olayda da; arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi tapuya şerh edilmemiş ve sözleşme konusu arsa da satış suretiyle yükleniciye ve yükleniciden de diğer davalılara devredilmiş durumdadır. İpotek alacaklısı bankanın kötüniyetli olduğuna dair hiçbir iddia ve ispat da bulunmamaktadır.

Bu durumda, davalı üçüncü kişi ...ve Turizm San. Ltd. Şti hakkındaki tapu iptali tescil ve ... Bankası hakkında açılan ipoteğin kaldırılması istemlerinin reddine karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek kabulü doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 3. bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...ve Turizm San. Ltd. Şti. vekili ve davalı ... Bankası vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalılar yararına BOZULMASINA, 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı ...ve Turizm San. Ltd. Şti.'ye verilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2025 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi halinde arsa sahibinin açtığı tapu iptali ve tescil davasında yükleniciden temlik alan iyiniyetli üçüncü kişilerin TMK 1023. maddedeki tapuya güven ilkesinden yararlanıp yaralanamayacağı konusunun 18.04.2025 Tarih, 2024/1 Esas, 22025/2 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bu kararda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi halinde arsa sahibinin yükleniciye yaptığı tapu paylarını geri isteyebileceği üçüncü kişilerin iyiniyet savunmalarının dinlenemeyeceğine dair daire görüşünden dönülmesi gerektiğine karar verilmiş olduğundan TMK 1023. madde gereğince üçüncü kişilerin iyiniyetli olup olmadıklarının değerlendirilmesi gerekir. İlk derece mahkemesince verilen kararda; "davalı ... taşınmazı tapuya güven ilkesi gereği ve piyasa rayiç fiyatı ile satın aldığını ve altıncı kişi olarak taşınmazı satın aldığını ileri sürmüş olsa da; ilk tescil işleminin sebebi ortadan kalkmış olduğu, ilk yüklenicinin taşınmazı satması ile artık sözleşmenin ifa kabiliyeti kalmadığı ve geriye etkili fesih şartlarının oluştuğu ve geriye etkili fesih ile sözleşme hiç yapılmamış kabul edileceğimden davalı ...'un iyiniyet iddiasının dinlenemeyeceği kabul edilmiştir." gerekçesine yer verilerek karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararında da " mahkemenin sözleşmeyi geriye etkili feshetmesi üzerine, sözleşme sanki hiç yapılmamış gibi, tarafların durumları sözleşme öncesine döneceği kuralını gözeterek tapuların iadesine ilişkin kararı yerindedir" gerekçesi ye almaktadır. Bu gerekçeler esas alınarak tapu iptali kararı verildiğinden temyize konu bölge adliye mahkemesi kararı davalı malikin iyiniyetli üçüncü kişi olup olmadığı yönünden hiç bir değerlendirme ve gerekçe içermemektedir. Sözü edilen TMK 1023/1. madde hükmü aynı Kanunun 1024. maddesinin istisnası bir düzenleme olarak getirildiğinden bu iki hükmün ve bu hükümlerle bağlantılı TMK 1025. madde ile iyiniyetin genel kural olarak düzenlendiği TMK 3. madde hükmünün birlikte değerlendirilmesi gerekir. Kanunun (TMK) 3. Maddesinde; kanunun iyiniyete hukukî bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığı olduğu (TMK 3/1) belirtilmiş ise de, ancak, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimsenin iyiniyet iddiasında bulunamayacağı (TMK 3/2) düzenlenmek suretiyle buna da bir sınır getirilmiştir. Davalının bir inşaat şirketi olması arsa sahiplerince şirkete yapılan devir sonrası zincirleme çok sayıda devir gerçekleştirildiği ve son malikin de inşaat şirketi olduğu gözetildiğinde sonradan devir alanların ve lehine ipotek konulan bankanın arsa sahiplerince yapılan ilk devirin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi nedeniyle yapıldığını bilip bilemeyecekleri küçük bir araştırmayla öğrenip öğrenemeyecekleri bu konuda kendilerinden beklenmesi gereken özeni gösterip göstermedikleri konusunda toplanan deliller de değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde iyiniyet savunmalarının dinlenmesi mümkün olmadığı kabul edilerek karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir. Diğer yönlerden katılmakta isek de yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı ...ve Turizm Sn. Ltd. Şti. ve ... Bankası yararına bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan mahkemenin yapmadığı değerlendirme derece mahkemesinin yerine geçilerek yapılmak suretiyle iyiniyetin varlığı kabul edilerek ...ve Turizm Sn. Ltd. Şti. hakkındaki tapu iptali, tescil ve ... Bankası hakkında açılan ipoteğin kaldırılması istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozma yönünde oluşan değerli çoğunluk görüşüne katılamıyoruz

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2906, K. 2025/2650, T. 01.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-2906-e-2025-2650-k-e5f2bd043d34