Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/286 E. 2024/2684 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/286
Karar No
2024/2684
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1464 E., 2023/1693 K. KONKORDATO TALEP EDEN : ... vekili Avukat ... ALACAKLILAR : 1-.... vekili Avukat ... 2-Türkiye İş Bankası A.Ş. vekili Avukat ... ve diğer 2 alacaklı TALEP TARİHİ : 26.10.2018 HÜKÜM : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(Ticaret Mah. Sıft.) SAYISI : 2018/342 E., 2021/26 K. 1- İlk derece mahkemesince, konkordato projesinin tasdiki isteminde adi alacaklar yönünden talep eden şirketin konkordato projesinin tasdik koşullarının oluştuğu, rehinli alacaklar yönünden anlaşma sağlanamadığı gerekçesiyle, istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. 2- İlk derece mahkemesi kararına karşı bir kısım alacaklılar vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi tarafından, kesin mühletin 02.01.2021 tarihinde sona erdiği, komiserler kurulunun nihai raporunu 04.01.2021 tarihinde sunduğu, bu durumda, mahkemece İİK’nın 304/1. maddesi hükmü uyarınca en geç 02.01.2021 itibariyle tasdik konusunda bir karar verilmesi gerekirken, yasa ile belirlenen sürelerin hakim tarafından değiştirilmesine izin vermeyen genel hukuk ilkesine aykırı şekilde, kesin mühletin bitiminden sonraki tarihte sadece konkordato isteminin usulden reddine dair karar verilmesinin mümkün olduğu gerekçeleriyle, ilk derece mahkemesi kararını düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine ve buna göre konkordato tasdik talebinin usulden reddine karar verilmiştir. 3-İstinaf Mahkemesinin bu kararına karşı talep eden şirket vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2021/6269 E. ve 2022/4171 K. sayılı ilamıyla, kesin mühletin 02.01.2021 tarihinde sona erdiği ve komiserin gerekçeli raporunu 04.01.2021 tarihinde mahkemeye sunmuş olduğu, mahkemenin yaklaşık 35 gün sonra konkordato hakkındaki kararını verdiği, bu sürenin mahkemece itirazların değerlendirilmesi amacıyla duruşma açılarak geçirilmiş olup makul kabul edilebilecek nitelikte olduğu, yargılama sürecine etkisi bulunmayan, hiçbir kusuru olmayan talep edenin ve konkordatoya kabul oyu kullananların makul süre olarak kabul edilebilecek gecikme nedeniyle cezalandırılmalarının doğru olmadığı, işin esasına girilerek tasdik şartlarının oluşup oluşmadığının tartışılması gerektiği gerekçesiyle, söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir. 4- İstinaf Mahkemesinin bozma üzerine verdiği direnme kararına karşı talep eden şirket vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.07.2023 tarih ve 2023/6-486 E., 2023/705 K. sayılı ilamıyla kesin mühletin bitim tarihi ile karar tarihi arasında otuz beş günlük sürenin geçtiği, bu sürenin de ilan işlemleri, nihai raporun taraflara tebliği, itirazların sunulması, değerlendirilmesi ve mahkemece yapılacak incelemeler gözetildiğinde makul kabul edilebilecek bir süre olduğu, mahkemece kesin mühletin bitiş tarihi olan 02.01.2021 tarihinden sadece otuz beş gün sonra tasdik kararının verildiği dikkate alındığında, yargılama sürecine etkisi bulunmayan ve kusuru olmayan konkordato talep eden ile projeye kabul oyu veren alacaklıların aleyhine olacak şekilde otuz beş günlük gecikme nedeniyle bu kişilerin cezalandırılmasının doğru olmadığı gerekçesiyle, direnme kararının özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir. 5-İstinaf Mahkemesince bozma üzerine, talep eden şirketin 28.02.2019 tarihi itibariyle aktif toplamının 13.964.972,34 TL, borçlar toplamının ise 11.328.407,64 TL olduğu, borçlu tarafından yapılan teklifin ve ilk derece mahkemesi kararının, konkordatoya tabi borçların tasdik tarihinden itibaren başlamak üzere 6 yıl içerisinde eşit taksitler halinde ödenmesine ilişkin olduğu, talepte bulunan şirketin varlıklarının borçlarını karşılama oranı, borçlunun konkordato tedbirlerinden yararlandığı süre, tasdiki istenen projedeki ödemesiz dönem ve öngörülen uzun vade dikkate alındığında, projenin İİK'nın 305/1-b maddesi uyarınca borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığı gerekçesiyle talep eden şirketin tasdik talebinin reddine karar verilmiştir. 6-İstinaf Mahkemesinin bozma üzerine verdiği üçüncü karara karşı talep eden şirket vekilince duruşmalı temyiz edilmişse de 6100 sayılı Kanunun 369 ncu maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, bozma doğrultusunda karar verildiği ve istinaf nedenleriyle sınırlı, usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine; talep eden şirketin borca batık olmadığı, tasdiki istenen projedeki öngörülen vadenin uzun olması, ödemesiz dönem öngörülmesi, tedbirlerden yararlanılan süre dikkate alındığında talep eden şirket vekilinin temyizindeki sebepler yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi kararına ilişkin talep eden şirket vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın temyiz ilgilisinden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/286, K. 2024/2684, T. 12.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-286-e-2024-2684-k-03e00cfdfacb