Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2769 E. 2025/3691 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2769
- Karar No
- 2025/3691
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/450 E., 2024/437 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1-Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 20.07.2015 tarihli Ankara İli, ... İlçesi, ... Mevkii, 43580 ada, 2 parsel sayılı gayrimenkul üzerinde natamam vaziyette 140 adet villa projesinin kaba işler, ince işler, elektrik tesisat, mekanik tesisat işleri, hafriyat işleri, dış cephe, PVC pencere doğrama ve kapı işlerinin anahtar teslimi yapılması hakkında azami 32.000.000,00 TL + KDV bedelli taşeron sözleşmesi akdedildiğini, işin süresinde tamamlanmaması üzerine sözleşmenin feshedildiğini, davalının sözleşme konusu işleri tamamlamadığı gibi imalâtların da sözleşme ve eki belgelere aykırı şekilde imal ettiğini, pek çok kalemde eksik ve kusurlu işler yaptığını ileri sürerek, davalı şirketin yaptığı imalât durumu dikkate alınarak eksik ve kusurlu kalemler de çıkılmak suretiyle davalıya fazladan ödenen hakediş bedellerden şimdilik 20.000,00 TL’nin, tamamlanmayan işler tutarı üzerinden cezai şart tutarının belirlenerek şimdilik 20.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2-Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davadaki cevap dilekçesini tekrarla fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak sözleşme kapsamında yapılan imalatlardan dolayı 50.000,00 TL, sözleşme fazlası işlerden dolayı 45.000,00 TL, haksız fesihten kaynaklanan kâr mahrumiyetinden dolayı ise 5.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 05.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1-Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının fesihte haksız olması nedeniyle cezai şart talebinin haksız olduğunu, işin ayıplı olmadığını, işin süresinde bitirilmemesi davacının kusurundan kaynaklandığını, müvekkilinin davacıdan bakiye 16.364.224,36 TL alacağı kalacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Birleşen davada davalı ... İnşaat ve ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının ihtarname ile alacağını likit hale getirmesine rağmen kısmi dava açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, müvekkilinin dava dışı kooperatif ile yapmış olduğu sözleşme konusu işlerin tamamlanması hususunda diğer davalı ile taşeron sözleşmesi imzaladığını, davacının sözleşmesi ile bağlantısının bulunmadığını, bu nedenle husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3-Birleşen davada davalı ... Müteahhitlik San. ve .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının ihtarname ile alacağını likit hale getirmesine rağmen kısmi dava açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacı tarafından sunulan 4 adet hakedişte müvekkiline bağlı olarak çalışan mühendis, şantiye şefi ve proje müdürünün hakedişlerde herhangi bir onayının olmadığı açık olup delil olarak kullanılamayacağını, davacının 2016 yılında herhangi bir imalât yapmadığını, davacının master iş programına rağmen sözleşmenin feshedildiği tarihe kadar geçen 1 ayı aşkın sürede proje sahasında imalat yapmadığını, sözleşmenin esaslı unsurunu teşkil eden ipotek verme tahhüdünü yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fesih tarihi itibariyle sözleşme konusu işlerin ... tarafından tamamlanmadığı, ayrıca sözleşme eki şartname uyarınca ipotek temin edilmesine ilişkin taahhüdün de yerine getirilmediği, sözleşmenin haklı nedenle feshedilmesi karşısında ... Müteahhitlik tarafından sözleşmenin 28.3. maddesinde belirlenen cezai şart bedelini talep edilebileceği, ... tarafından ise kar mahrumiyeti talebinde bulunulamayacağı, ... ile ... arasında imzalanan herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmede ...'nın idare olarak tanımlandığı, sözleşme içeriğinde ...'ya sözleşme konusu işlerin yapılması veya bedelinin ödenmesi hususunda herhangi bir yükümlülük yüklenmediği, ...'nın açılan dava ile ilgili olarak pasif dava ve taraf ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada fazla yapıldığı belirtilen ödemenin iadesine yönelik davanın reddine, cezai şart alacağı yönünden açılan davanın kabulü ile 20.000,00 TL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ... Müteahhitlik'e verilmesine, birleşen davada, davalı ... yönünden açılan davanın pasif dava ve taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... Müteahhitlik yönünden açılan davanın, kâr mahrumiyeti talebi yönünden reddine, imalat bedeli ve sözleşme dışı işler bedeli yönünden kabulü ile 95.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Müteahhitlik'ten alınarak davacı ...'ye verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı -birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine bölge adliye mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... Müteahhitlik tarafından yapılan feshin haklı olduğu kabul edilmişse de; ...’ye taraflar arasındaki sözleşme ve sözleşme dışı işler kapsamında yapmış olduğu işe göre ... Müteahhitlik tarafından eksik ödeme yapıldığı, bu nedenle işe devam etmemekte haklı olduğu, bununla birlikte ...'ın da sözleşme kapsamında ipotek tesisi noktasındaki yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi 07.03.2017 tarihli ihtarı ile de getirmeyeceği yönünde beyanda bulunduğu, tarafların fesihte ortak kusurlu olmaları nedeniyle haksız fesih halinin söz konusu olmayacağı, bu halde tarafların kâr kaybı ve cezai şart istemelerinin mümkün olmadığı, birleşen davadaki talebin imalât alacağı olması nedeniyle ve taleple bağlı kalınarak bilirkişi raporu ile alt taşeronun yapmış olduğu imalâtlara ilişkin alacaklı olduğu gerekçesiyle birleşen davaya ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen davada davalı ... yönünden açılan davanın pasif dava ve taraf ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalı ... Müteaahhitlik yönünden açılan davanın kâr mahrumiyeti talebi yönünden reddine, imalat bedeli ve sözleşme dışı işler bedeli yönünden açılan davanın kabulü ile 95.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Müteahhitlik'ten alınarak davacı ...'ye verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişinin ... mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar uzmanı olduğu, borçlar mevzuatı alanında bir yetkilendirmesi bulunmadığını, kök ve ek raporda hukuki nitelendirme kapsamına girecek açıklamalarda bulunulduğunu, 13.07.2016 tarihli hesap mutabakatının bilirkişi heyetince dikkate alınmadığını, müvekkili şirketin toplam ters finansman alacağının 20.168.122,98 TL olduğunu, alınan tespit raporunda 16.11.2016 tarihine kadar inşaatın fiziki gerçekleşme seviyesinin %66 olarak bulunduğunu, sözleşme bedeline göre 21.120.000,00 TL olacağı, sözleşme dışı imalatlar ve 16.11.20 16... .04.2017 arası yapılan imalâtlar ile birlikte alacak tutarının 30.523.881,75 TL olacağı, bu miktardan müteahhit firmanın ödemesi düşüldüğünde bakiye 16.364.224,36 TL alacağı kalacağını, master iş planına göre işin bitiş tarihinden önce sözleşme feshinin haksız olduğunu, müvekkilinin TBK'nın 98. maddesi gereğince ödemeler güvence altına alınıncaya kadar işi durdurma hakkı olduğunu, 9.500.000,00 TL bedelli ikinci ek sözleşmede ana sözleşmedeki ipotek şartının ortadan kaldırıldığını, karşı tarafça sözleşmenin devamı süresince ipoteğe yönelik talebinin olmadığını, ... Müteahhitlik’in müvekkiline her hakediş ödemesinde ...’de bulunan parselleri üzerinde hiçbir takdiyat olmaksızın teslim etmesi gerekirken devretmediğini, haksız fesihten kaynaklanan kar mahrumiyeti hesaplanması gerekirken reddinin hatalı olduğunu, ... şirketine ters virman yoluyla yapılan ödemelerden dolayı bu şirketin müvekkiline 7.307.725,29 TL borçlu olduğunu, ... tarafından doğrudan müvekkilinin alt yüklenicisi ... A.Ş’ye ödemeler yapıldığını, ... ile ... Mühendislik kardeş şirketler olup ortakları ... sicil adreslerinin aynı olduğunu, iş bu dosyanın asıl dava davacıları tarafından istinaf edilmemesi üzerine bakiye kısım için her iki şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, Ankara 11. Asliye ... Mahkemesi’nin 2022/214 Esas sayılı dosyasında itirazın iptali davasının açıldığını, davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, taraflarca süresinde istinaf yoluna başvurulmadığından kararın kesinleştiğini, dolayısıyla her iki davalının imalat bedelinden sorumlu olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında fazladan ödenen bedellerin iadesi ve sözleşmenin feshi nedeniyle cezai şart alacağı talebine, birleşen davada ise aynı sözleşme kapsamında imalât bedeli, sözleşme fazlası işler bedeli ve kâr mahrumiyeti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.