Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2727 E. 2025/3379 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2727
Karar No
2025/3379
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/292 E., 2024/514 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı idare ile imzalanan 19.06.2018 tarihli sözleşme kapsamında .... Merkez.... Çiftliği yolu Köprü Yapım İşini üstlendiğini, işe 28.06.2018 tarihli teslim tutanağı ile başlandığını, arazi sahiplerinin istek ve talepleri doğrultusunda 11.07.2018 tarihinde davalı tarafça işin durdurulduğunu ve 13.09.2018 tarihinde işin tasfiyesine karar verildiğini, işin tasfiyesinde müvekkiline atfı kabil bir kusur olmamasına rağmen davalı idare tarafından tasfiye raporu ve hesabının yapılmadığını, müvekkili tarafından proje ve şartname doğrultusunda yapılan tüm işlerin yapım yılı itibariyle birim fiyatlar kullanılarak bedelinin tespit edilmesi ve en yüksek faizi ile birlikte ödenmesi, sözleşmenin ifa edilmesine yönelik olarak ortaya çıkan menfaatlerin kaybedilmesi ile meydana gelen zararların tespiti ile ödenmesi ve müvekkilinin ihale aşamasından tasfiye kararına kadar sözleşme kapsamında öngörülen imalatların yapılması için hazırlık masrafları kapsamında iş mahalline şantiye kurma, imalatların yapılması için derivasyon yapılması, demir imalatı için imalatta kullanılan malzemenin iş mahaline götürülmesi, iş makinelerinin temini, akaryakıt masrafları ve iş mahalline gidiş dönüş nakliyesi, teknik personelin konaklama masraflarının ödenmesi gerektiğini ileri sürerek; müvekkilinin her türlü zararının ve kâr kaybının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 89.902,00 TL'nin tasfiye kararından itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresi içerisinde açılmamış olduğundan zamanaşımı itirazında bulunduklarını, esasa yönelik olarak ise dava konusu işin tasfiyesinin bizzat davacı tarafından istenmiş olduğunu ve akabinde 13.09.2018 tarihli tasfiye tutanağı düzenlenerek, yapım işinin 16.08.20 18... sayılı kararı ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 23. maddesine göre tasfiye işleminin yapıldığını, sözleşmenin feshinde idareye atfı kabil kusur bulunmadığını, davacının herhangi bir çalışması olmadığı ve henüz işe başlamadığı gerekçesiyle hakediş düzenlenmediğini ve tasfiye sonucunda kesin teminatının iade edildiğini, dolayısıyla davacının bir alacağı olmadığını, ayrıca işle ilgisi olmayan (demir bükme makinesi gibi) tasarruflarının ve sunulan faturaların kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.09.2019 tarihli ve 2019/15 Esas, 2019/412 Karar sayılı kararıyla; davacının dava konusu işe hiç başlamadığı sadece başlamak üzere malzemeleri taşıdığı ve tasfiye halinde davalı kurumca verilen kesin teminatı herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kabul ettiği bu nedenle sözleşmesel hiç bir hak talep edemeyeceği, sözleşme kapsamında olmayan çalışma mahalline malzemeleri taşımak suretiyle yaptığı masrafları ancak genel hükümler kapsamında talep edebileceği, davacının sözleşme hiç yapılmamış olsa idi uğramayacak olduğu zararın yani menfi zararının tazminini davalı kurumdan talep edebileceği fakat sözleşmeden doğan haklar ve teminat dışında hiçbir maddi manevi hak talep etmeyeceğine dair taahhüdü bulunması nedeniyle genel hükümler çerçevesinde menfi zarar talep etme hakkından feragat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.09.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2019 tarihli ve 2019/4 Esas, 2019/6 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2019 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 14.10.2020 tarihli, 2019/3562 Esas, 2020/2779 Karar sayılı kararı ile davacının sözleşme ilişkisinin mücbir sebeple sonlandırılıp tasfiyesi sonucu akdî ilişkinin kusuru olmaksızın sonlandırıldığı ve menfi zarar kapsamındaki alacakların sözleşmeden doğan hakların içinde kalması sebebiyle talep edebileceğinden mahkemece davacının kanıtladığı ve menfi zarar kapsamına giren alacakları ile ilgili toplanan kanıtlar değerlendirilip, gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile menfi zararların sözleşmeden doğan hak kapsamı dışında kaldığı ve davacının menfi zarar talep etme hakkından feragat ettiği kabul edilerek davanın reddi doğru bulunmamış, kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesinin 26.11.2021 tarihli kararı ile sözleşme ilişkisinin mücbir sebeple sonlandırılıp tasfiyesi sonucu akdî ilişkinin kusuru olmaksızın sonlandırıldığı ve menfi zarar kapsamındaki alacakların sözleşmeden doğan hakların içinde kalması sebebiyle talep edebileceği, davacının kanıtladığı ve menfi zarar kapsamına giren .... Nakliyat Turizm Servis Hizmetleri Ltd. Şti’ne 25.000,00 TL geliş nakliye bedeli, ... Medikal İnşaat Taah. GIda Nak. Tur İç ve Dış Tic. Ltd. Şti’ne 17.110,00 TL çalışma bedeli, ... İnşaat Turizm Gıda Nakliyat Medikal Taah. Tic. Ltd. Şti’ne 31.860,00 TL makinaların dönüş nakliye bedeli, Demir Bükme Makinası için .... Ticaretten alınan 14.07.2018 tarihli fatura bedeli 11.000,00 TL, Makinaların Akaryakıt ihtiyaçları için 15.07.2018 tarihli ... Akaryakıt Ltd.Şti’nden alınan Akaryakıt fatura bedeli 2.972,00 TL, Teknik personel konaklaması için Otel ...'a ait fatura bedeli 1.960,00 TL, olmak üzere davacının toplam harcama tutarının 89.902,00 TL olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, 89.902,00 TL'nin 13.09.2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 26.11.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, önceki bozma ilamında açıkça mahkemece davacının kanıtladığı ve menfi zarar kapsamına giren, alacakları ile ilgili toplanan kanıtlar değerlendirilip, gerekirse yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamana uyularak bilirkişi raporları alınmışsa da bilirkişi kök raporunda ve ek raporunda davacının sunduğu faturalardaki çalışmaların ve nakliyelerin gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesinin mümkün olmadığının belirtilmesine rağmen ve taraflarca işyerinde herhangi bir çalışma yapılmamış olduğunun belirlendiği 11.07.2018 tutanak tarihinden sonraki tarihli faturalara itibar edilerek kanıtlanmamış kısım üzerinden davanın tam kabulünün hatalı olduğu, davacının menfi zarar kapsamına giren zararı bilirkişi raporu ile belirlenen işyerine getirildiği anlaşılan ekskavatör ve kamp treylerinin nakli bedeli toplamı olan 4.400,00TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.

3.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve davacının menfi zarar kapsamına giren zararı bilirkişi raporu ile belirlenen işyerine getirildiği anlaşılan ekskavatör ve kamp treylerinin nakli bedeli toplamı olan 4.400,00 TL üzerinden davanın kabulüne kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1-Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacı yüklenici tarafça köprü inşaatı işiyle alakalı hiçbir imalât yapılmadığını, teminatın herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kabul edildiği gibi, alacak talep etme hakkından da feragat edildiğini, davacı tarafça davanın ispatlanamadığını, b. Kararın eksik inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir.

2-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. 14.08.2018 tarihli dilekçenin hizmet bedellerini talep etme hakkından feragat olarak düşünülemeyeceğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesine dayanan tazminat istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz onama harcının temyiz edenlerden alınmasına, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2727, K. 2025/3379, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-2727-e-2025-3379-k-1d6c45449593