Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2595 E. 2025/2793 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2595
Karar No
2025/2793
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/47 E., 2024/732 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/209 E., 2023/201 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2004 yılından itibaren AB projeleri ile ilişkili olduğunu, AB projeleri ile ilgili çok sayıda görev ve eğitim aldığını, önce davalı kooperatifin ... Üretim Altyapısının Güçlendirilmesi Projesinin hazırlanması ve uygulanması aşamalarında davacının davalı kooperatife yardımcı olduğunu, bu kapsamda davacı ile davalı kooperatif arasında güvene dayanan bir bağ oluştuğunu, bu bağa güvenerek daha sonra davacının davalı kooperatif arasında ... ve ... Su Bazlı Boyama Ortak Kullanım Tesisi başlıklı projenin hazırlanması ve uygulanması konusunda sözlü olarak eser sözleşmesinin akdedildiğini, işbu sözlü sözleşmede tarafların proje hazırlama bedelinin piyasa rayiçlerinden az olmamak üzere alınacak proje bütçesi ile orantılı olarak bedel ödenmesi konusunda anlaştıklarını, davacının 2016 yılından itibaren davalı kooperatifin iş sahibi ve son faydalanıcısı olduğu Rekabetçilik ve Yenilik Sektör Operasyonel Programına (2014-2020)-(IPA-II) sunulmak üzere 7.171.188.00-Euro bütçeli " ... Project (...)" isimli projenin fikrinin oluşması, proje ve eklerinin hazırlanması, proje ve eklerinin sisteme girilmesi, AB ve bakanlık ile müzakerelerin proje sahibi-son faydalanıcı davalı kooperatif tarafından yönetilmesi, Mal Alım İhale Dosyası ve Teknik Yardım İhale Dosyasının hazırlanmasının yönetilmesi faaliyetlerini yerine getirdiğini, Operasyonel Anlaşma belgesinin davalı kooperatif tarafından yetki ile proje sahibi-son faydalanıcının kıdemli yetkilisi sıfatıyla davacı tarafından imzalandığını, davacının 2018 yılında emekli olduktan sonra davalı kooperatifin şirketi olan ... A.Ş.'de müdür olarak çalışmaya başladığını, ancak 20.12.2018 tarihinde Operasyonel Anlaşma belgesinin imzalanmasından sonra davacıya ihtiyacı kalmayan davalı kooperatifin hiçbir sebep göstermeden 30.01.2019 tarihinde davacının proje ile ilişkisini kestiğini iddia etmek suretiyle "davalı ... Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi'nin iş sahibi ve son faydalanıcısı olduğu Rekabetçilik ve Yenilik Sektör Operasyonel Programına (2014-2020)-(IPA-II) sunulmak üzere 7.171.188.00 Euro bütçeli "... (...)" isimli projenin tüm aşamalarının hazırlanmasını, mal alımı ve teknik yardım ihale dosyalarının hazırlanmasını ve operasyonel anlaşmanın imzalanmasını sağlayan davacıya, hakediş bedeli olarak bilirkişiler tarafından net bedel belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 80.000,00 TL'nin projenin onaylandığı tarih olan 14.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, dava dilekçesinde "..." projesinin fikrinin kendisine ait olduğunu öne sürmüşse de söz konusu projenin su bazlı boya üzerine olduğunu, davacının su bazlı boya üzerine herhangi bir çalışmasının olmadığı gibi herhangi bir uzmanlığının da bulunmadığını, su bazlı boya fikrinin davalı kooperatif bünyesinde görev ifa eden ve proje hazırlama ekibinde bulunan ...'ye ait olduğunu, davacının, dava dilekçesinde projenin fikir olarak kendisine ait olduğunu projenin başından sonuna her sürecinde kendi emeğinin olduğunu adeta projeyi tamamen kendisini hazırladığını iddia etmişse de davacının İngilizce yetkinliğinin proje hazırlamak için yeterli düzeyde olmadığını, Bakanlıkla ve IPA ile yapılan ve tamamı İngilizce olan yazışmalar ile yine tamamı İngilizce olan proje dokümanlarının tamamının ... tarafından hazırlandığını, proje başvurusunun 09.06.2017 tarihinde yapıldığını, projenin yazılması aşaması bu tarihten öncesine tekabül ettiğini, 15.11.2017 tarihinde hibe kazanan projeler arasında yer aldığını ve 07.11.2017 tarihinde ise IPA ile sözleşme imzalandığını, davacının tüm bu süreçte ... Kalkınma Birliğinde memurluk ifa ettiğini ve Valilik tarafından kendisine tevdi edilen görevi gereği projeler ile ilgilendiğini, davacının desteğinin davalı kooperatif adına Bakanlığın ilgili birimi ile yazışmaları gerçekleştirmekten ibaret olduğunu, davacının, 2018 Haziran ayında emekli olduğunu, daha öncesinde projenin sekreterya işlerini yürütmesi nedeniyle davalı kooperatifin kurucusu olduğu ... Merkezi Ticaret A.Ş.'de işe başladığını ve proje içerisinde hizmet akdine dayalı olarak maaş mukabilinde çalıştığını, davacının söz konusu şirkette çalışması nedeniyle özlük haklarını eksiksiz olarak aldığını, davacının davalı kooperatifin 10.12.2018 tarihinde aldığı Yönetim Kurulu kararı ile "..." su bazlı boya projesinin ... kıdemli temsilcisi olarak görevlendirildiğini, davacının söz konusu tarihte yine hizmet akdine dayalı olarak çalıştığını, davacının temsilci olarak görevlendirilmesinin sebebinin ise Bakanlık ve IPA ile olan yazışma süreçlerindeki sekreterya işlemlerini kendisinin takip etmekle görevlendirilmesinden kaynaklandığını, sonuç olarak davalı kooperatif ve davacı arasında yazılı veya sözlü olarak bir eser sözleşmesi kurulmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için böyle bir sözleşme kurulmuş olduğunun Kabulü halinde dahi davalı kooperatif ile davacı arasında hibe desteği bedeli ile orantılı olarak piyasa rayiçlerinden düşük olmamak üzere davacıya bedel ödenmesi konusunda bir anlaşma olduğunun kabulünün mümkün. olmadığını nitekim davalı kooperatifin projede nakdi olarak hibe desteği almadığını, yararlanıcılara projenin geliştirilmesi ve devamı için gerekli makine ve teçhizat verildiğini, davalı kooperatifin söz konusu proje neticesinde nakdi olarak bir gelir elde edemezken 2018 yılı öncesi devlet memuru olan ve 2018 yılı sonrasında (bir süre) maaşlı çalışanı olan ve projenin tamamı teknik (mühendislik) ve İngilizce olan bir işte İngilizce dahi bilmeyen davacıya alınacak hibe ile orantılı olarak bir bedel ödenmesinin kararlaştırılmasının hayatın olağan akışına, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalı kooperatif arasında ... Su Bazlı Boyama Ortak Kullanım Tesisi başlıklı projenin hazırlanması ve uygulanması konusunda sözlü olarak eser sözleşmesinin akdedildiği, işbu sözlü sözleşmede tarafların proje hazırlama bedelinin piyasa rayiçlerinden az olmamak üzere alınacak proje bütçesi ile orantılı olarak bedel ödenmesi konusunda anlaştıkları, davacının söz konusu ... isimli projenin tüm aşamalarının hazırlanması, mal alımı ve teknik yardım ihale dosyalarının hazırlanması ve operasyonel anlaşmanın imzalanmasını sağlayan davacının 20.12.2018 tarihinde Operasyonel Anlaşma belgesinin imzalanmasından sonra davacıya ihtiyacı kalmayan davalı kooperatifin hiçbir sebep göstermeden 30.01.2019 tarihinde davacının proje ile ilişkisini kestiği ileri sürülerek davacı tarafından ... isimli projenin tüm aşamalarının hazırlanması dolayısıyla hak edişleri sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 80.000,00 TL'nin projenin onaylandığı tarih olan 14.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı kooperatiften tahsilinin talep edildiği, davacı tarafın iddiaları itibari ile taraflar arasında sözlü olarak eser sözleşmesi kurulduğu ileri sürülmekle birlikte davalı tarafından anılan hususun kabul edilmediği, davacının maaş karşılığı çalışan olup aralarında sözlü yada yazılı sözleşme yapılmadığının ileri sürüldüğü, TBK'nın 470. maddesi uyarınca eser sözleşmesinin, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme türü olduğu, sözleşmenin kurulabilmesi için herhangi bir şekil şartının öngörülmediği, bu haliyle sözleşmenin yazılı ya da sözlü olarak kurulabileceği, sözleşmenin niteliği itibari ile üstlenilen eser ile eser karşılığında ödenecek bedelin sözleşmenin esaslı unsurlarını oluşturduğu, ödenecek bedelin miktarı başlangıçta belli olmak zorunda olmamakla birlikte bir bedel ödeneceği hususunda taraf iradelerinin uyuşması gerektiği, dava konusu somut olay incelendiğinde; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığın'ın Avrupa Birliği Dış İlişkiler Genel Müdürlüğünü Avrupa Birliği Mali Programları Dairesi Başkanlığı'nın 28.05.2021 tarihli tarihli yazısı ile - ... Boyama Ortak Kullanım Atölyesi (...) projesi ile ilgili olarak 03/07/2017 tarihli sisteme yüklenen PTD metninde başlık 6.1.4 altında davacı ...'ın adının Proje Koordinasyon Birimi (...) üyesi olarak geçtiğinin, - Proje özelinde 6 Kasım 2017 tarihinde Ankara'da yapılan toplantıya davacı ...'ın katılım sağladığının, söz konusu projenin ihale dosya hazırlıkları sırasında ... ile çalışıldığı, ancak ...'ın dosyaların tümü tamamlanmadan YNY tarafından Bakanlığa sunulan 18.02.2019 tarihli resmi yazı ile "Yardımın Nihai Yararlanıcısının Yetkili Temsilcisi (...)" pozisyonundaki görevinden alındığının, bundan sonraki ihale dosyası hazırlıklarının YNY adına tamamen ... tarafından yürütüldüğünün fakat yine de ...'ın projede yer alıp almadığı bilgisinin Bakanlıkça açıkça bilinmemekte olduğunun, - ...'ın Bakanlığa son e-postanın 25.02.2020 tarihli olduğunun, "... Ortak Kullanım Atölyesi (...)" projesine ilişkin Operasyonel Anlaşmanın ... tarafından 20.12.2018 tarihinde imzalandığının, - ...'ın 10.12.2018-01.02.2019 tarihleri arasında SRER pozisyonunda bulunduğunun anlaşıldığı, temin edilen bilirkişi raporunda söz konusu projenin, destekleyen kurum veya kuruluşlarca aranan formata uygun şekilde sadece yazılması, proje danışmanlığı olarak kabul edilemeyeceği gibi proje müellifi olarak nitelendirilmesi sonucuna ulaşılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu kanaatinin bildirildiği, temin edilen bilirkişi raporunda dosya kapsamında temin edilen bilgi ve belgeler ile tanık anlatımlarının değerlendirilmiş olup raporun dosya muhteviyatını kül olarak karşıladığı kanaatine varıldığı, buna göre alınan davacı tanıklarının anlatımına göre davacı davaya konu projenin hazırlanması sırasında görev almış olmakla birlikte bunun tek başına davalı ile eser sözleşmesi kurduğu anlamına gelmediği, yaptığı çalışmalar hizmet sözleşmesi kapsamında kalıp bunun davalının da kabulünde olduğu, eser sözleşmesinin esaslı unsurlarından olan bedel hususunun kararlaştırıldığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığı, davacının yerine getirdiği iş ve işlemlerin teknik yönleri itibariyle bir eserin meydana getirilmesi mahiyetinde sayılamayacağı, bu hali davacının proje karşılığı olarak ileri sürdüğü alacak talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi kurulunun vermiş olduğu raporda dosya muhteviyatında yer alan tanık ve belgelerdeki delillerin dikkate alınmadığını, sadece davalı tanığı olan ...'nın mahkemede verdiği ifadedeki bazı cümleleri dikkate alarak raporunu oluşturduğunu, halbuki dosyaya sundukları beyan dilekçesi ile davalı tanığı ...’nın ... akşam saatlerinde gündem programında yayınlanan canlı yayında müvekkilinin projeyi hazırladığını itiraf ettiğini, müvekkilin zikredilen projede nihai faydalanıcı olan davalı kooperatifin kıdemli temsilcisi (...) olarak görev yaptığını, bilirkişi kurulu ve mahkemenin bu deliller ve ifadeleri dikkate almadığını, yerel mahkeme kararının aksine proje yazımı ve buna ilişkin tüm aşamaların müvekkil tarafından yürütüldüğünü, müvekkilinin dava konusu projeyi çalıştığı kurumdaki görevi dışında tarafların anlaşması üzerine 3 yıllık bir sürede mesai saatleri dışında, özel eser olarak hazırladığını, projenin başından sonuna kadar tüm süreci müvekkilinin yürütüp tamamladığını, ... isimli mühendisin sadece projede kullanılacak ekipman ve malzeme tedarikini yaptığını, müvekkilinin davalı kooperatifte çalışmaya başlamasının yaklaşık 6 ay sonrasında gerçekleştiğini, bu sebeple müvekkilin yaptığı işin hizmet sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin davalı kurumda 15 Temmuz 2018 tarihinde çalışmaya başladığını, taraflar arasındaki ilişkinin apaçık eser sözleşmesi olduğunu, yerel mahkemece hükme esas alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, raporda tatmin edici hiçbir teknik bilgi bulunmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında proje hazırlanması konulu sözlü eser sözleşmesi iddiasına dayalı iş bedeli alacağı istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2595, K. 2025/2793, T. 08.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-2595-e-2025-2793-k-3d818fa64a33