Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2549 E. 2025/3818 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2549
- Karar No
- 2025/3818
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/475 E., 2024/587 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekilleri avukat ..., Avukat ... ile davalı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılar arasında ayrı ayrı güneş enerjisi santrali işi için idari ve teknik şartname düzenlendiğini, müvekkilinin edimlerini usulünce yerine getirdiğini ve iş sahibi idarenin 14.09.2017 tarihli geçici kabul belgesi ile bu durumu tespit ettiğini, ancak davalı yanın ödeme yapmadığını, müvekkilince davalılar aleyhine başlatılan Ankara 8. İcra Dairesi'nin 2017/20111, 2017/20112, 2017/20113, 2017/20114, 2017/20115, 2017/20116 esas sayılı takiplerin davalılarca itiraz edilerek durduğunu, müvekkilinin takiplere vaki itirazların iptali davası açmadığını, bu süreç içinde davalıların bakiye iş bedelini de ödemediğini ileri sürerek, her bir davalıdan 17.634,16 Euro olmak üzere toplam 105.805,00 Euro'nun muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; talebin zamanaşımına uğradığını, eserin geç ve ayıplı teslimi nedeni ile müvekkillerinin gecikme tazminatı ve indirim alacağı bulunduğundan takas defilerinin dikkate alınması gerektiğini, davacıya borçlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile zamanaşımı başlangıcının, alacağın sözleşmeye göre muaccel olduğu, geçici kabul tutanağının 3 iş günü sonrası olan 18.09.2017 tarihi olduğu, davacının alacağın tahsili amacıyla davalılar aleyhine Ankara 8. İcra Dairesi'nin 2017/20111, 2017/20112, 2017/20113, 2017/20114, 2017/20115, 2017/20116 Esas sayılı, 24.10.2017 takip tarihli icra takiplerini başlattığı, böylelikle zamanaşımı süresinin kesildiği, davalıların 31.10.2017 tarihli itirazları üzerine takiplerin durduğu, sonrasında icra takiplerinde herhangi bir işlem yapılmadığı, davacının "alacak" talebi ile 20.10.2021 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunarak zamanışımı süresini 06.12.2021 tarihli son tutanak tarihine kadar durdurduğu, 07.07.2023 tarihinde ise 5 yıl 3 ay 23 gün sonra eldeki davayı açtığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eser sözleşmelerine tarafların uymamalarından ve sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı açılacak davalarda (10) yıllık genel zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini ve zamanaşımı süresinin kesin kabul tarihi itibariyle başlayacağını, mahkemenin, davanın zamanaşımından reddine dair kararına dayanak TBK'nın 147. madde gerekçesinde dava konusu uyuşmazlığın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunun açıkça belirtildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davalılar yararına takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.