Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2505 E. 2025/2057 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2505
Karar No
2025/2057
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/136 E., 2024/761 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/451 E., 2020/311 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı vekili Avukat ..., davacı şirket yetkilisi .... ile davalı vekili Avukat ....'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müflis ..... San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı ... arasında düzenlenen 03.12.2012 tarihli sözleşme ile .... Devlet Hastanesi 35 yataklı ek hizmet binası inşaatı yapım işini üstlendiğini, yüklenici şirketin iflas ettiği halde sözleşmenin feshedilmediğini, eksik kalan işlerinin yapılması konusunda müvekkili ile müflis şirket arasında 01.02.2014 tarihli sözleşme düzenlendiğini ve işe devam edildiğini, ancak davalının 12.08.2014 tarih ve 20973 sayılı kararı ile yükleniciye hiçbir ihbarda bulunmadan işin zamanında yerine getirilemediğini gerekçe göstererek sözleşmenin feshine karar verdiğini, yüklenicinin teminatını irat kaydettiğini ve yapılan hakediş bedellerini de cezaya sayarak ödemediğini, alacaklılar toplantısında yüklenici adına dava açılması için müvekkiline yetki verildiğini ileri sürerek, 731.987,82 TL hakediş alacağının sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşme gereğince yüklenicinin işi süresi içinde tamamlayamadığını, iş bitim tarihinde işin seviyesinin yaklaşık olarak %44 seviyesinde olduğunu, yüklenicinin işi süresinde bitirmemesi nedeniyle uygulanan gecikme cezası, kesin teminat güncellemesi ve diğer kesintilerden sonra yüklenicinin 258.376,98 TL borçlu çıktığını, yüklenicinin hakediş alacağına esas imalat tutarının 185.164,63 TL olduğunu, ancak gecikme cezası ve diğer kesintiler nedeniyle yüklenicinin alacaklı olmadığını, borçlu durumda olduğunu, müvekkili ile davacı arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusunun davacı ile dava dışı Müflis ..... San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki ödemelere ve alt yüklenici sözleşmesine ilişkin olduğu, davalı idarenin herhangi kusur ve sorumluluğunun bulunmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı yüklenici ile davalı idare arasında yapılan hastane ek hizmet binası yapım sözleşmesi kapsamında, işin tamamlanması gereken tarihin 08.12.2013 olup, iş artışı nedeniyle verilen 35 günlük sürenin eklenmesi sonucu 12.01.2014 olduğu, davalı idare tarafından 25.11.2013 tarihinde 4735 sayılı kanun 20/a ve 25/f maddeleri, sözleşmenin 25.1. maddesi ve Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 47/2-a maddesi uyarınca nedenleri açıkça belirtilerek ve 10 gün süre verilerek işin hızlandırılması, aksi takdirde anılan maddeler kapsamında sözleşmenin feshedileceğinin ihtar edildiği, 12.08.2014 tarihinde işin halen bitirilememiş olması nedeniyle sözleşmenin feshedildiği, dava dilekçesinde davacı tarafça usulüne uygun ihtar gönderilmediği iddia edilmiş ise de, 25.11.2013 tarihli ihtarın sözleşme, 4735 sayılı yasa ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi hükümlerine uygun olarak gönderildiği, yüklenici tarafından bu ihtara karşı işin süresi içeresinde bitirileceği bildirilmesine karşın verilen ek süre içerisinde işin bitirilmediği, idarece sözleşmenin feshinin usul ve yasaya uygun olarak gerçekleştirilmiş olup, dosya kapsamında mevcut belgeler ve alınan bilirkişi raporlarına göre yüklenicinin davalı idareden hakediş alacağı bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müflis yüklenici şirketin iflası üzerine iş sahibi ... ile müflis şirket yöneticilerinin daha önce yaptıkları hakedişlerde yapılmadığı halde yapılmış gibi göstererek bedelini ödedikleri işleri davacı şirkete yaptırmak için aralarında anlaştıklarını, önce iş sahibinin iflas eden yüklenici ile yaptığı inşaat sözleşmesini kanuna aykırı olarak feshetmeyerek müflis yüklenici şirketin işine devam kararı aldığını, müflis şirket yöneticilerinin de iflas masasını işe devam konusuna ikna ederek davacı şirketle alt yüklenicilik sözleşmesi yaptıktan sonra ... görevlileri tarafından yapılmadığı halde yapılmış gibi gösterilerek parası müflis yüklenici şirkete ödenen imalatların davacı şirkete yaptırdıklarını ve bundan sonra da ... görevlilerinin sözleşmeyi feshettiklerini, davanın kabulü gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragraf kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı ile müflis ..... San. Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlenen 03.12.2012 tarihli sözleşme ile hastane ek hizmet binası yapımı işi kararlaştırılmıştır. Dava dışı şirket yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı alt yüklenici ile dava dışı yüklenici şirket arasında ise ek bina inşaatına ilişkin kalan işin tamamlanması için 01.02.2014 tarihli sözleşme düzenlenmiştir. Dava dışı yüklenici şirketin Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.12.2013 tarihli, 2012/276 Esas, 2013/385 Karar sayılı kararı ile iflasına karar verilmiştir. Davacı ise iflas tarihinden dava sonra 01.02.2014 tarihinde düzenlenen taşeron sözleşmesi ile işi üstlenmiştir.

İflas eden şahsın iflas tarihinden sonra masaya dahil edilecek mal ve hakları ile ilgili tasarruf ehliyeti sona erer. Ancak dava konusu somut olayda alacaklılar toplantısında iflas idaresinin oluru ile davacı ve müflis şirketin sözleşme yapmasına onay verilmiş olduğundan davacının yaptığı işlerden olan alacağı İİK 210. maddesine göre masa alacağı olarak nitelendirilir. Alacaklı bu alacağını ise ancak asıl yüklenici konumundaki iflas halinde ..... San. Tic. Ltd. Şti. İflas Masası adına ....San.ve Tic. Ltd. Şti.'nin iflas masasından talep edebilir. Zira İİK m. 245 ancak iflas alacakları için söz konusu olur, masa alacaklarının tamamı tahsil edileceği için İİk m. 245 masa alacaklarının uygulanarak, dava konusu somut olayda davacının iflas masası yerine ...’ndan masa borcunu talep etme hakkı bulunmadığı, dolayısıyla ...’nın pasif husumet ehliyeti olmadığından davanın bu nedenle reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesinin kararının gerekçesinin düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,

2. bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

Davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin yukarıda belirtildiği şekilde değiştirilmek suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davacıya ödenmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/2505, K. 2025/2057, T. 15.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-2505-e-2025-2057-k-acf57bfee208