Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/2411 E. 2024/4970 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2411
- Karar No
- 2024/4970
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/642 E., 2024/1065 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/413 E., 2024/69 K.
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında müvekkiline ait 356 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2.700.000,00 Türk Lirası bedel ve yapılacak inşaatta 1 adet 51 m² bağımsız bölüm karşılığında davalı tarafa devredildiğini, buna karşılık davalının müvekkile verilecek bağımsız bölümün tapusunu devretmediğini ileri sürerek söz konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, olmadığı takdirde bağımsız bölüm bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında geçerlilik şekil şartına aykırı olarak düzenlenen sözleşme ile davacıya ait arsanın 2.700.000,00 Türk Lirası peşin, 200.000,00 Türk Lirası da çek olarak ödenmek suretiyle satışının yapıldığını, lâkin çekin herhangi bir ticari işlemde kullanılmayacağı şartına bağlandığını, kalan satış bedeline ilişkin eğer 30.06.2022 tarihine kadar arsa üzerine yapılan dairelerde kat irtifakı sağlanmaz ise satıcıya verilen 200.000,00 Türk Lirası çek iade edilecek ve yerine 300.000,00 TL çek verilerek sözleşmenin tamamlanacağını, sözleşmede ya gayrimenkul ya çek olarak seçimlik hak tanındığını, davacının ise 27.06.2022 tarihinde elinde olan 200.000,00 Türk Lirası çeki iade ederek 300.000,00 Türk Lirası çeki teslim aldığını, dolayısıyla müvekkili açısından ifa edilecek bir edim kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, sözleşmenin 3. maddesi kapsamında davacının seçimlik hakkı olan çeki teslim aldığı, ayrıca sözleşme kapsamında bağımsız bölümü talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasında akdedilen 26.10.2021 tarihli adi yazılı sözleşme ile davacının maliki bulunduğu 356 ada 1 parseldeki hissesi karşılığında 2.700.000 Türk Lirası bedel ve ilaveten işbu arsa üzerinde davalı alıcı tarafından yapılacak inşaattan 1 adet 51 m² bağımsız bölümün davacıya devri hususunda anlaşmaya varıldığı, davacıya ait arsa hissesinin davalıya devredildiği ve davalının da sözleşmede yazılı bedeli ödediği, sözleşmede gösterilen bağımsız bölümün davacıya devredilmediği, dava konusu taşınmazda 21.12.2022 tarihinde kat irtifakının kurulduğu dosya kapsamında sabittir. Sözleşmenin 3. maddesinde "...çek veya bağımsız bölüm tercihi; Mayıs 2022 ayında taraflar arasında yeniden değerlendirilecektir. Mücbir sebepler dışında, 30.06.2022 tarihinde bağımsız bölüm tapusu verilmez ise, 30.06.2022 tarihli çek iade edilecek yerine 31.12.2022 tarihli 300.000 TL bedelli yeni bir çek düzenlenip satıcıya teslim edilecektir'', 4. maddesinde ise "İşbu sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen bağımsız bölüme ait kat irtifak tapusu Satıcı'ya verilene kadar, Alıcı tarafından Satıcı'ya 200.000 TL bedelli, 30.06.2022 tarihli çek düzenlenip verilecektir. Bağımsız bölümün tapusu Satıcı'ya verildiği zaman, ilgili çek Satıcı tarafından Alıcı'ya elden teslim edilecektir. Sözkonusu çek, bağımsız bölümün tapusunun Satıcı'ya teslim edilene kadar teminat adı altında verilmiş olup, çek üzerindeki yazılı tarihe kadar herhangi bir ticari faaliyette de kullanılamayacaktır." şeklinde kararlaştırılmıştır. Davacı taraf, davalı tarafın çeki teminat amacıyla verdiğini ileri sürmüş, davalı taraf ise sözleşmenin 3. maddesi gereğince ya 1 adet 51 m² bağımsız bölümün davacıya devri ya da 31.12.2022 tarihli 300.000,00 TL bedelli çekin davacıya teslimi ile müvekkilinin ediminin tamamlanacağını savunmuştur. Somut olayda, sözleşmenin 3. maddesi kapsamında davalı tarafça davacıya 31.12.2022 keşide tarihli 300.000 TL bedelli çekin 27.06.2022 tarihinde teslim edildiği, davacı tarafça söz konusu çekin bankaya ibraz edilmediği, dolayısıyla tahsil edilmediği, tapu iptali ve tescil istemiyle 26.12.2022 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmakla taraflar arasındaki sözleşme metni bütün olarak değerlendirildiğinde sonradan alınan çekin teminat senedi niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği, çekin keşide tarihi olarak gösterilen tarihten önce ve ibraz günü gelmeden eldeki dava açılmak suretiyle davacı tarafça bağımsız bölüm tapusu yönünde seçimlik hakkının kullanıldığının kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi kararı KALDIRILARAK; Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.02.2024 tarih ve 2022/413 E., 2024/69 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 18.12.2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(Muhalif)
BK MUHALEFET ŞERHİ Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, taraflar arasında akdedilen 26.10.2021 tarihli adi yazılı sözleşme ile davacının maliki bulunduğu 356 ada 1 parseldeki hissesi karşılığında 2.700.000 Türk Lirası bedel ve ilaveten işbu arsa üzerinde davalı alıcı tarafından yapılacak inşaattan 1 adet 51 m² bağımsız bölümün davacıya devri hususunda anlaşmaya varıldığı, davacıya ait arsa hissesinin davalıya devredildiği ve davalının da sözleşmede yazılı bedeli ödediği, sözleşmede gösterilen bağımsız bölümün davacıya devredilmediği, dava konusu taşınmazda 21.12.2022 tarihinde kat irtifakının kurulduğu dosya kapsamında sabittir. Davacı taraf, davalı tarafın çeki teminat amacıyla verdiğini ileri sürmüş, davalı taraf ise sözleşmenin 3. maddesi gereğince ya 1 adet 51 m² bağımsız bölümün davacıya devri ya da 31.12.2022 tarihli 300.000,00 Türk Lirası bedelli çekin davacıya teslimi ile müvekkilinin ediminin tamamlanacağını savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmenin 3. maddesinden kaynaklanmaktadır. Sözleşmenin 3. maddesinde "...çek veya bağımsız bölüm tercihi; Mayıs 2022 ayında taraflar arasında yeniden değerlendirilecektir. Mücbir sebepler dışında, 30.06.2022 tarihinde bağımsız bölüm tapusu verilmez ise, 30.06.2022 tarihli çek iade edilecek yerine 31.12.2022 tarihli 300.000 Türk Lirası bedelli yeni bir çek düzenlenip satıcıya teslim edilecektir'', 4. maddesinde ise "İşbu sözleşmenin 3. maddesinde belirtilen bağımsız bölüme ait kat irtifak tapusu satıcıya verilene kadar, alıcı tarafından satıcıya 200.000 Türk Lirası bedelli, 30.06.2022 tarihli çek düzenlenip verilecektir. Bağımsız bölümün tapusu satıcıya verildiği zaman, ilgili çek satıcı tarafından alıcıya elden teslim edilecektir. Söz konusu çek, bağımsız bölümün tapusunun satıcıya teslim edilene kadar teminat adı altında verilmiş olup, çek üzerindeki yazılı tarihe kadar herhangi bir ticari faaliyette de kullanılamayacaktır" hükmü bulunmaktadır. Madde hükmünde açık bir şekilde görüldüğü üzere, çek veya bağımsız bölüm tercihi yapılması kararlaştırılmış ve 30.06.2022 tarihinde bağımsız bölüm tapusu verilmez ise, davacıya seçimlik hak tanınmıştır. Ya taşınmazı tercih edecek ya da sözleşmenin 4. maddesine göre verilen teminat çekini iade ederek 300.000 Türk Lirası bedelli çeki alacaktır. Davacı tercihini bedelden/çekten yana kullanmış ve 300.000 Türk Lirası bedelli çeki almıştır. Artık bu seçiminden dönerek taşınmazı talep etmesi mümkün değildir. Davacının çeki ibraz etmemesi kendi sorumluluğundadır. Çeki ibraz etmemesi kendisine herhangi bir hak tanımayacağı gibi seçiminden dönerek diğer hakkı talep etme yetkisi de vermez. Zira seçim hakkı kullanılmıştır. Seçim hakkı tek taraflı varması gereken bir irade beyanı olup, seçim hakkına ilişkin beyanın karşı tarafa ulaşması ile hüküm ve sonuç doğurur ve artık seçimde bulunan karşı tarafın rızası olmadan seçiminden dönemez. Sözleşmenin 3. maddesinde açık bir şekilde seçimin çekten yana kullanılması durumunda teminat çekinin iade edilerek yerine daireye karşılık 300.000 Türk Lirası çek verileceği kararlaştırılmıştır. Tarafların iradesi açık bir şekilde çekin bedele ilişkin olduğu yönünde olup, bunun zımni olarak teminata dönüştürülmesi de ne kambiyo hukukuna ne de sözleşme hukukuna uyar. Zira unsurlarını taşıyan bir senedin veya çekin teminat senedi olduğunun açıkça belirli olması gerekmekte olup bunu iddia eden tarafın bunu ispat etmesi gerekir. Davaya konu olayda davacının böyle bir iddiası da bulunmamaktadır. HMK’nın 25. maddesi gereğince mahkemenin, tarafların getirmediği bir hususu resen dikkate alması mümkün değildir. Yine TBK’nın 26. maddesinde yer alan sözleşme özgürlüğü ilkesi gereğince tarafların sözleşmenin içeriğini istedikleri şekilde belirleme hakları bulunmakta olup bu konudaki iradelerinin göz ardı edilmesi de hukukun temel ilkelerine aykırılık teşkil edecektir. Tüm bu hususlar dikkate alınarak usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşüncemle sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmamaktayım.