Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1824 E. 2025/1859 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1824
Karar No
2025/1859
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1630 E., 2024/614 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/301 E., 2021/357 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 06.05.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazın bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar ile davacı yüklenici arasında İzmir ili, .... ilçesi, ... Mah., 302 ada, 29 ve 16 parseller ile 303 ada, 18 parsele ilişkin olarak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri akdedildiğini, bu sözleşmelerin ifası kapsamında vekaletnameler de verildiğini, ancak daha sonra davalıların inşaatın süresinde başlamadığını belirttikleri ihtarnameler ile hem vekaletten azilleri hem de sözleşmelerin feshedildiğini bildirdiklerini, davalıların sözleşmeyi tek taraflı fesih haklarının olmadığını, sözleşmenin ifası için üzerlerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemiş olduklarından inşaat süresinin başlamadığını, sözleşmenin 21. maddesi ile devir yasağı getirildiğini, arsa sahibinin arsasını başkasına devredemeyeceğini ileri sürerek sözleşmenin aynen ifasını, menfi ve müspet zararlarının tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; davacı yüklenicinin diğer arsa malikleri ile sözleşme imzalayamadığını, 14 kişi ile anlaşma yapabildiğini, oysa ki arsadaki toplam malik sayısının 30 olduğunu, aradan geçen uzun süreye rağmen hukuki işlemlere başlamadığını, böylelikle inşaatın vadesinde tamamlanamayacağının anlaşıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin 4. maddesinde işin süresinin açıkça düzenlendiği, 15.01.2016 tarihi itibariyle davacı yüklenicinin tüm komşu arsa malikleri ile anlaşma yapması gerektiği ancak 302 ada, 16, 29 ve 303 ada, 18 no'lu parsel malikleri ile yüklenicinin anlaşma imzalayamadığı, böylelikle davalı arsa maliklerinin fesihlerinde haklı oldukları, kaldı ki 303 ada, 18 parselde başka bir firmanın yapı ruhsatı aldığı, bu durumun sözleşmenin 17. maddesindeki devir ve temlik yasağına aykırı düşmediği, inşaatın süresi içerisinde bitirilemeyeceğini anlayan davalı arsa maliklerinin akde tahammül süresinin dolduğu, haklı fesih nedeniyle davacının müspet zarar ve yoksun kalınan kar talebinde haklı olmadığı, menfi zarar kalemindeki noter masraflarından dolayı da arsa maliklerinin mal varlığında sebepsiz bir zenginleşmenin olmadığı, İmar Yasası'nın 18. maddesi uygulamasını yapmayarak ve diğer hissedar parsel malikleri ile anlaşma yapmayarak inşaat süresinin uzamasına sebep olan müteahhitin kendi kusurlu davranışlarından dolayı doğan zararları davalı arsa maliklerinden isteyemeyeceği belirtilerek, menfi ve müspet zarar talebinin reddine, davacı tarafından takip edilmeyen aynen ifaya yönelik davanın ise HMK'nın 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sözleşme nasıl düzenlenirse aynı şekilde feshedilmesinin ya da mahkeme kararı ile feshinin gerekeceğini, noter ihtarı ile yapılan feshin geçerli olmadığını, sözleşme ile hukuki prosedürlerin ve inşaatın yapımı için toplam 53 aylık süre tanındığını, ortaklığın giderilmesi davası açmalarının muhataplar tarafından engellendiğini, muhatapların elbirliği ile paydaş olduğu ...’in hissesinde pek çok haciz şerhi bulunduğunu, sözleşme hukuken devam ederken davalıların başka yüklenicilerle sözleşme yapmaları dikkate alınmadan karar verildiğini, davalıların yükümlülüklerini yerine getirmemeleri nedeniyle inşaata başlanılamadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, taşınmazın tapu kaydındaki tüm hissedarlar ile anlaşma sağlanamamış olduğundan dava konusu sözleşmenin geçersiz olmasına ve temyiz edenin sıfatına göre, usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2024/1824, K. 2025/1859, T. 06.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2024-1824-e-2025-1859-k-fa31b45826b7