Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2024/1468 E. 2025/2599 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1468
- Karar No
- 2025/2599
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/924 E., 2024/485 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.) SAYISI : 2011/231 E., 2020/651 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacı vekili avukat ... ile davalı ... vd. vekili avukat ... geldiler. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan bir kısmının müvekkili kooperatifin kurucu ortakları, bir kısmının yönetim kurulu üyeleri olduğunu, müvekkil kooperatifin 26.12.2009 tarihi dahil 12 adet genel kurul yaptığını, ilk genel kurulun kuruluştan 4 gün sonra 15.06.1998 tarihinde yapıldığını, arsa alımı dahil kuruldan alınabilecek tüm kararların bu az sayıda ortak ile alındığını, bu kararı alanların o sırada kooperatife hiç ödeme yapmadığını, bir süre sonra da çoğunun kooperatiften ayrıldıklarını, bu kararları alan ortaklardan ikisinin kooperatifin muhasebecisi, üçünün de müteahhit ortağı, geri kalanların ise yakın akrabaları olduğunu, hiç araştırma yapmadan önceden planladıkları şekilde ... na ait ..... Mahallesi ... mevkinde bulunan 8 00... parsel nolu imar parseli haline getirilmemiş arsanın %46'sı arsa sahibine kalacak ve ayrıca kendisine 29.000,00 TL ödenmek üzere arsa payı kat karşılığı sözleşmesi yapılması hakkında ilk genel kurulda karar alındığını, arsa payı kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ise 10 gün sonra yapıldığını, sözleşmeye genel kurulda konuşulmayan kooperatifi zarara sokacak madde ilave edildiğini, inşaatın kaba kısmının yapım işinin yönetim kurulunun 30.09.1999 tarih ve 21 sayılı kararı ile nasıl kurulduğu ve diğer bilgileri kooperatifte olmayan, ortakları davalılar ..., ... ve ... olan ...İnşaat isimli müteahhitlik kuruluşuna verildiğini, inşaat sözleşmesini müteahhit sıfatıyla davalı ...'nun imzaladığını, bu davalının kooperatif ortağı olarak işi kendisine ihale etmiş olduğunu, daha bir çok hatalı ve 1163 sayılı Yasa ve kooperatif Anasözleşmesine aykırı kararlar alındığını, bir çok ortaklık devir işlemleri yapıldığını, 26.12.2009 günü yapılan genel kurulda davalı yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri çoğunluğu kaybedince ibra konusunun geriye bırakıldığını, hesap tetkik komisyonu kurulduğunu ve 14.04.2011 tarihli hesap tetkik komisyonu raporu düzenlendiğini, bu raporda davalıların da kooperatifi zarara uğrattıklarının detaylı olarak açıklandığını, 24.04.2011 günü yapılan genel kurulda davalı 2008 yılı yönetim kurulu ve bir kısım denetçinin ibra edilmediğini, öncekiler dahil yönetim ve denetim kurulları hakkında ceza ve hukuk davası açılmasına karar verildiğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 500.000,00 TL zararlarının davalılardan müteselsilen tahsiline, hükmedilecek tazminatın zararın oluştuğu tarihten başlamak üzere yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kooperatifin denetim kurulu üyesi olduğunu, dava dilekçesinde hesap tetkik komisyonu raporundan bahsedildiğini, bu rapor hakkında bilgilerinin olmadığını, dava dilekçesinin usule uygun olmadığını, müvekkili hakkındaki iddiaları ve sorumlulukları ile müşterek ve müteselsil sorumluluğunu gerektiren durumların açıklanması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili dava dilekçesinin açık ve net olmadığını, davacı tarafın hangi hukuki sebebe dayanarak hangi davalılardan hangi kusurlu eylemi nedeniyle ne miktarda tazminat talep ettiğinin anlaşılmadığını, kooperatifin kuruluşundan bu yana organlarda görev yapmış herkesin davalı gösterildiğini, yaptığı eylemlerin açıklanmadığını, soyut bir şekilde tazminat taleplerinin öne sürüldüğünü, dava dilekçesinde kurulduğu belirtilen hesap tetkik komisyonunun herhangi bir faaliyette bulunmadığını savunarak, davanın zamanaşımı nedeniyle ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkiline husumet yönetilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin 21.05.2005 tarihinde yapılan 2004 yılı genel kurulunda denetim kuruluna asil üye olarak seçildiğini, iki yıl bu görevi yaptığını, 23.06.2007 tarihinde yapılan 2006 yılı olağan genel kurul toplantısında bu görevinin sona erdiğini, 06.11.2007 tarihinde davacı kooperatifte ... adına kayıtlı olan hisseyi devraldığını, 4 ay sonra hissesini devrettiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ..., ..., ..., ... ve ... vekili, müvekkilleri için ayrı ayrı sunduğu cevap dilekçelerinde, müvekkillerinin bir kısmının davacı kooperatifin kurucu ortağı ve denetim kurulu üyesi, bir kısmının ise sadece denetim kurulu üyesi olduğunu, dava dilekçesinde müvekkillerinin davacı kooperatifi ne zaman ve ne şekilde zarara uğrattıklarının açıklanmadığını, hesap tetkik komisyonu raporu hakkında bilgilerinin bulunmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacı kooperatifin müteahhitliğini yapan adi ortaklığın ortaklarından bir tanesi olduğunu, ancak kooperatiften para almadığını, müvekkilinden habersiz olarak diğer ortaklara ödemeler yapıldığını, müvekkilinin mağdur olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davacı kooperatifte denetçi olarak görev aldığını, görev yaptığı döneme ilişkin olarak kooperatif genel kurulu tarafından ibra edildiğini, davaya konu iddiaların kendi dönemine ait olmadığını, kooperatifi zarara uğrattığına dair iddiayı kabul etmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davanın zamanaşımına uğradığını, dava dilekçesindeki taleplerin açık olmadığını, müvekkilinin müteahhit olarak sorumluluklarını yerine getirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan 09.03.2020 tarihli bilirkişi raporunun sonuç bölümünde belirtildiği üzere davalıların kooperatifte görev aldıkları dönemde kooperatifi bir zarara uğrattıkları tespit edilemediği, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle bütün davalılar açısından davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Kurulan hesap tetkik komisyonunca davalıların müvekkil kooperatifi zarar uğrattıklarının tespit edildiğini, davalılar ..., ... ve ...'ın müteahhitlik kaydı olmamasına rağmen davacı kooperatifin 50 adet konut ve eklentileri inşaatı yapımını üstlendiklerini, kaba inşaatın davalı müteahhite kooperatif yönetim kurulunun 30.09.1999 tarihli kararı ile ihale edildiğini, bu sırada davalı müteahhit ortağı ...'nun aynı zamanda davacı kooperatifin yönetim kurulu üyesi olduğunu, işi kendisine ihale ettiğini,
b. Hiçbir talep ve yönetim kurulu kararı alınmadan %30 ihale bedeli aşılarak ince işlerin de davalı müteahhide yaptırıldığını, 15.10.1999 tarihli inşaat sözleşmesinde ihale bedeli, işin süresi ve tarafların imzasının bulunmadığını, c. Mahkemece dava dosyasının tam olarak incelenmediğini, alınan bilirkişi raporlarında da dava konusu yaptıkları başlıkların hiçbirinin incelenmediğini, davanın reddi halinde ödenmesi gereken harcın hatalı hesaplandığını, davanın açılmasına müvekkilinin sebep olmadığını, müvekkilinin konut yapı kooperatifi olduğunu, davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
d.Davanın açılmasına davalılar sebebiyet verdiğinden davalılar lehine vekelate ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, harcın hatalı hesaplandığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif yöneticilerinin sorumluluklarından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle denetime, yüklenici tarafından yapılan imalat bedelinin yükleniciye ödenen bedelden fazla olduğunun anlaşılmasına ve kooperatifin zararı olmadığının tespit edilmiş olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtaydaki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine,
Davacı tarafından fazla yatırılan harcın istek halinde iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle kabul edildi.