Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/4491 E. 2024/4887 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4491
Karar No
2024/4887
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3563 E., 2023/728 K. KARAR : Davalı - karşı davacının istinaf başvurusunun reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/1122 E., 2019/354 K. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı arasında 11.10.2010 tarihinde Kobi ve Ticari Bankacılık Toplantıları Sözleşmesi, ek protokol ve çerçeve sözleşmenin akdedildiğini, bu sözleşmeler kapsamında ünlülerin de katılımı ile toplantıların gerçekleştirildiğini, sözleşme kapsamında tüm ödemelerin davalıya fatura karşılığı ödenmek suretiyle gerçekleştirildiğini, toplantıya katılan ünlülere yapılacak ödemelerin de bu kapsamda olup tüm ödemelerin davalılara yapıldığını, ancak katılım sağlayan ... tarafından etkinlikler kapsamında ödeme yapılmadığından bahisle dava açtığını, davasının kabulüne karar verildiğini ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, alacağın tahsili için icra takibi açılması dolasıyla müvekkilinin öncesinde ilgili şahıs yönünden davalıya yapmış olduğu ödemeyi bu defa mükerrer olarak ödemek zorunda kaldığını, davalının faturalar ile ilgili tutarı tahsil etmesi nedeniyle sebepsiz zenginleştiğinden icra dosyasına ödenen tutarların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme gereğince, ünlülerin katılımı ile Kobi ürünlerinin tanıtımı için sohbet toplantılarının düzenlendiğini, katılımcılardan ...'ın makbuz kesmeyeceğini ve ödeme ile ilgili hiçbir evraka imza atmayacağını bildirdiğini, bu hususun davacıya iletildiğini ve davacı tarafından onay verilerek projeye başlandığını, ilgili şahsın talebinin davacı tarafından kabul edilerek müvekkili tarafından ödeme yapıldığından sebepsiz zenginleşmenin sözkonusu olmadığını, müvekkilinin davacı bankanın talepleri ile bağlı olduğu ve bu kapsamda onun yetkili temsilcisi gibi hareket ettiğini, ilgili şahıs tarafından açılan davada müvekkilinin müdahil olduğunu, ilgili şahıs ile davacı arasında harici bir anlaşma olduğunu, şahsın ekstra performans ile katılım sağladığını, talebinin ekstra ücret mahiyetinde olmasının muhtemel olduğunu, sözleşme kapsamında 11 etkinlik gerçekleştirilmesi kararlaştırılmasına rağmen, ilgili şahsın 9. etkinlikteki bir kısım eylemleri nedeniyle 2 etkinliğin davacı tarafından bildirimsiz olarak iptal edildiğini, iptalde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, haksız fesih sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını ve muhtemel gelirinden yoksun kaldığını, aynı zamanda gelir ve müşteri kaybına uğradığını belirtilen nedenlerle belirsiz alacak davası olarak 3.000,00 Türk Lirası yoksun kalınan ücret alacağı, 2.000,00 Türk Lirası tasarım ve imal edilemeyen dekorasyonlar nedeniyle yoksun kalınan karın fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah suretiyle 15.314,92 Türk Lirası'nın tahsiline karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince; davalı-karşı davacı tarafından Ahmat Çakar'a ödemelerin elden yapıldığı ve davacı-karşı davalı bankanın bu durumdan en baştan itibaren haberdar olduğu, sebepsiz zenginleşmeye dayanan bankanın vekalet akdi sırasında yaptığı ödemelerin sebepsiz yere davalı-karşı davacının uhdesinde kaldığını ve davalının vekalet akdi yükümlülüklerine uymayarak müvekkil davacı bankanın talimatlarına aykırı hareket ettiğini ispat yükü altında olduğu, oysa ki davacı bankanın davalı firmaya yaptığı ödemelerin taraflar arasındaki vekalet akdi niteliğindeki sözleşmelerle yüklendiği edim sonucu yaptığı ödemeler olduğu, davacı banka basiretli tacir davranışı göstermeyerek belge vermeyeceğini bildiği kişiyle çalışmaya devam etmek ve belgesiz ödemeleri davalı vasıtasıyla gerçekleştirmek suretiyle iki kez ödeme yapmak ve bu ödemeyi mahkeme kararı nedeniyle diğer ilama bağlı borçlarla birlikte ödeme durumunda kaldıysa bile, bunun sorumluluğunun müvekkilin talimatına uygun hareket ettiğini ispat eden vekile yüklenemeyeceği, bu nedenle davalı-karşı davacı vekil firmanın haklı sebep olmaksızın sebepsiz zenginleştiğinin davacı tarafından ispatlanmış sayılamayacağı, sözleşmenin süresinden önce sözleşmede yazılı fesih bildirimi şartı yerine getirilmeden feshedilerek son iki etkinliğin iptal edilmiş olmasında davalı-karşı davacıya yüklenebilecek bir kusur bulunmadığı, dolayısıyla davalı açısından feshin haksız ve usulüne aykırı olduğu ve davalı-karşı davacının yoksun kalınan kar talebinde bulunabileceği, dekor tasarım ve üretim karına yönelik dosyaya sunulmuş ispata yarar bir delil bulunmadığı, sadece yoksun kalınan etkinlik karı talebinin kabul edilebileceği gerekçeleriyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesince; taraflar arasındaki sözleşmenin hukuki niteliği itibariyle bir hizmet sözleşmesi olduğu ve mevcut uyuşmazlığın da bu çerçevede değerlendirilerek sözleşme hükümleri doğrultusunda çözüme kavuşturulması gerekir iken sözleşmenin hukuki niteliğinin vekalet akdi olduğundan bahisle TBK'nun vekalete ilişkin hükümlerinin somut olaya uygulanmak suretiyle sonuca gidilmesinin ve e-mail yazışmalarına yazılı delil başlangıcı olduğundan bahisle değer verilerek belge olmadan ödeme yapılması iddiası ile ilgili tanık dinlenmesinin doğru olmadığı, kesinleşen ilk davada fer'i müdahil konumunda olan davalı karşı davacının, konuşmacı ...'a ödeme yaptığı hususunun ispatlanamadığı, bu hususun davalı karşı davacı tarafından işbu dava kapsamında da ispatlanamadığı, işbu eldeki davada ortaya çıkan sorunlar önceki açılan davada çözümlenmiş ve karara bağlanmış olup müdahalenin etkisi sebebiyle bu hususun mahkemece kendiliğinden nazara alınması gerektiği, müdahalenin etkisi, ilk davada verilen hüküm ne olursa olsun müdahilin hem lehine hem de aleyhine uygulanacağı, fer'î müdahil ilk davada verilen hükmün yanlış olduğunu ve hükmün dayandığı vakıaların yanlış olduğunu ileri süremeyeceği, müdahalenin etkisi de nazara alındığında, icra dairelerine ödenen tutarlar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, karşı dava yönünden hükmün isabetli olduğu gerekçeleriyle davalı karşı davacının istinaf başvurusunun reddine, davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl ve karşı davanın kısmen kabulü ile fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı karşı davacı vekilince asıl dava yönünden süresinde duruşma istemli temyiz yoluna başvurulması üzerine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen dava değerinin duruşma sınırının altında olduğu anlaşılmış olup temyiz incelemesinin dosya üzerinden yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Asıl davada Bölge Adliye Mahkemesi davanın kısmen kabulüne karar vermiş ise de; davacı ile davalı Bluechip şirketi arasında yapılan sözleşmenin 4.2. maddesinde " taraflar arasındaki her türlü iletişim ve onay işlemleri için her türlü teknolojik gelişmelerin kullanılması mümkün olup, bu kapsamda onayı alınmış telefaks, e-mail vasıtasıyla yapılacak yazışmaların içeriği her iki tarafı bağlar. Konusunu iş bu sözleşmenin tarafları dışında Bluechip ile 3. kişilerin oluşturduğu yazışmalar ayrıca müşteri tarafından onaylanması halinde müşteriyi bağlar. Aksi halde 3. kişilere karşı sorumluluk sadece Bluechip'e aittir." şeklinde düzenlenmiş olup, bu düzenlemeye göre taraflar arasındaki e-mailler delil sözleşmesi mahiyetinde kabul edilecektir. İNG Bank ile Bluechip Özler Turizm Organizasyon Tasarım İletişim A.Ş. arasındaki maillerde, ...'a yapılacak ödemelerde bilgi ve fatura alınmadan para ödenebileceği İNG Bank tarafından kabul edilmiş olup, İNG Bank kurumsal iletişim bölümünde çalışan Nadide Gül Küçük de, e-mail içeriğini doğrular mahiyette davacı bankanın belgesiz olarak ...'a ödeme yapılmasını kabul ettiğini beyan etmiştir. Dolayısıyla ...'a ödenen bedelin İNG Bank'ın talimatıyla yapıldığı sabit olmuştur. İNG Bank ile ... arasındaki davada her ne kadar Bluechip Özler Turizm Organizasyon Tasarım İletişim A.Ş. fer'i müdahil olarak bulunmuş ise de bu davanın hukuki sebepleri farklı olduğundan dava değeri dikkate alındığında ödemenin senetle ispatı gerektiğinden ayrıca İNG Bank A.Ş.nin yemin deliline de başvurmaması dikkate alındığında davacının kendi talimatıyla yapılan ödemeyi 2. kez yapmasında davalı Bluechip Özler Turizm Organizasyon Tasarım İletişim A.Ş. kusur izafe edilemeyeceğinden asıl davanın kısmen kabul edilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında verdiği karar usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı - karşı davacıya iadesine 16.12.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/4491, K. 2024/4887, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-4491-e-2024-4887-k-3b19f6b79d23