Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/4451 E. 2024/2793 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4451
- Karar No
- 2024/2793
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/528 E., 2023/1778 K. ... DAVA TARİHİ : 19.04.2016 HÜKÜM/KARAR : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/129 E., 2019/75 K. - K A R A R - İlk Derece mahkemesince; kooperatif ortaklığı nedeniyle 4 bağımsız bölüm üzerinde hak sahibi olunduğunun tespiti mümkün olmaz ise devreden ortakların çıkma paylarının davacı borcundan mahsubu istemli davada, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekince istinaf edilmesi üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından, kooperatifin kabul beyanı doğrultusunda dava konusu bağımsız bölümlerden 2 tanesine ilişkin talepte davacının hukuki yararı bulunmadığı, diğer bağımsız bölümler hakkındaki istemin ise, önceki ortaklar tarafından yalnızca ödemelerinin davacı hesabına virmanı talep edildiğinden yerinde olmadığı, ayrılan ortakların çıkma paylarının davacı borcundan mahsubu isteminde de davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 13.02.2023 tarihli, 2021/6510 Esas, 2023/548 Karar sayılı ilamıyla, davacının terditli talebi bakımından istifa eden ortakların aidatlarının davacı borcundan mahsup edilmesi istemlerinin kooperatifçe yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması gerektiği, bu bağlamda davacının borç miktarının belirsiz olduğu, belirsizliğin giderilmesini talepte hukuki yarar bulunduğu gerekçesiyle, söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyulduktan sonra Bölge Adliye Mahkemesince, terditli talebin kabulü ile davacının, davalı kooperatife borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmişlerdir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, taraflar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Dava, davacı ortağın borç miktarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyulduğu halde usuli kazanılmış hak ilkesi ihlal edilerek hüküm kurulmuştur. Oysa Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı kararı uyarınca bozmaya uyulmakla, bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturduğundan bozma gereğince inceleme yapılması ve karar verilmesi zorunlu hale gelir. Somut olayda mahkemece; kooperatifler hukuku alanında uzman bilirkişi marifetiyle öncelikle devreden ortakların çıkma paylarının, Kooperatifler Kanunu'nun 17/1. ve Tip Anasözleşmenin 15/1. maddesi uyarınca hesabı ile davacının dava tarihi itibariyle davalı kooperatife olan borç miktarının tespit edilmesi, akabinde devreden ortakların talepleri doğrultusunda tespit edilen çıkma paylarının davacı borcundan mahsubu suretiyle oluşacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, bahsi geçen tespitler yapılmaksızın eksik inceleme neticesinde hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraflar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin verdiği karar usul ve yasaya aykırı görüldüğünden kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, HMK'nın 373/2. maddesi gereğince dosyanın Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 19.09.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.