Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3897 E. 2025/579 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3897
- Karar No
- 2025/579
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/402 E., 2023/1525 K. ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARDA ASIL VE BİRLEŞEN DAVALARDA vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : Çemişgezek Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/47 E., 2022/112 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 18.02.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davacı vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen karşı taraftan gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde; davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında 28 adet büyükbaş hayvan barınağı yapımı konusunda anlaşılması üzerine davacının işe başladığını, ancak bir kısım hak edişini tahsil edemeden, davalının işin ifasına engel olması neticesinde eksik imalatın davalı tarafından 3. kişiye yaptırıldığını ileri sürerek, bakiye iş bedeli alacaklarının davalıdan yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tamamladığı iş nispetinde ödemenin kendisine yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile feshe en yakın tarihli tespit bilirkişi raporundaki imalatlar dikkate alındığında davacı tarafından yapılan iş tutarının 438.100,00 TL olduğu, işletme binası hariç toplam ödenen ücret 426.350,00 TL'nin mahsubu neticesinde davalı tarafından ödenmesi gereken meblağın 11.750,00 TL olduğu belirtilerek, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile delil tespiti dosyalarında belirtilen oranlarda yapıların tamamlandığı, bu tarihten sonra davacı tarafça yeni bir imalat yapıldığının kanıtlanamadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili; tarafların kabul etmediği tespit raporunun sadece tarihi dikkate alınarak hükme esas tutulmasının hatalı olduğu, tespit bilirkişi raporunun eksik inceleme ve hatalı hesaplamaya dayalı şekilde tanzim edildiği, tek bilirkişi refakatinde ve kısa sürede gerçekleştirilen keşif neticesi düzenlenen raporu kabul etmedikleri, en büyük masraf kalemi olan işçilik ile ilgili fiyatlandırma yapılmadığı, davacının iş bırakmasının söz konusu olmadığı, imalat seviyesinin tespitinde itinasız % oranları ve hesap hataları bulunduğu, lehe tanzim olunan raporların dikkate alınmadığı, vekalet ücretinin yanlış hesaplandığı nedenleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Sonuç Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı bakiye iş bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, asıl ve birleşen davada davacı tarafça da 24.03.2014 tarihli protokol sonrasında işe devam edemediklerinin beyan edilmiş olması nedeniyle, mahkemece protokol ile belirlenen sürenin hitamına en yakın tarihli bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve kanuna uygun olup, asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilmediğinden davalı yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.