Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3849 E. 2024/2233 K. – Rücuen Tazminat

Konu: Rücuen Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3849
Karar No
2024/2233
Karar Tarihi
Konu
Rücuen Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2617 E., 2023/1503 K. HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/458 E., 2019/932 K. Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalışan dava dışı işçi İbrahim Maral'ın iş kazası sonucu vefat ettiğini, hak sahipleri tarafından Orhaneli Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nde açılan dava sonucunda başlatılan takip nedeniyle hak sahiplerine toplamda 718.191,62 TL ödeme yapıldığını, sözleşmenin 22/10 maddesi uyarınca oluşan zarardan sorumluluğun davalıya ait olduğunu ileri sürerek 718.191,62 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, işçinin devam eden hizmet alım sözleşmeleri çerçevesinde davacı iş yerinde değişik müteahhit bünyesinde yaklaşık 10 yıl çalışması olduğunu, ceza dosyasında alınan raporlarda olaydan dolayı asıl kusurun davacıda ve işçide bulunduğunu, makine ve düzeneklerinin doğru çalışmasından ... elemanının sorumlu olduğunun belirtildiğini, müvekkili şirkete kusur izafe edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bursa 14. İcra Müdürlüğü'nün 2014/6011 Esas sayılı dosyası ile yapılan takip nedeniyle icra dosyasına davacının 02/11/2015 tarihinde 257.591,62 TL, 21/06/2016 tarihinde 460.600,00 TL ödediği, bilirkişi hesaplamalarına göre alacağın icraya konulması üzerine ödenmesi gereken tutar 629.183,34 TL olması gerekirken davacı 718.191,62 TL ödeyerek fazla ödeme yaptığı, bu miktardan davacı ile davalı birlikte ve müteselsil sorumlu olduklarından yargılama giderinden olan lehe vekalet ücreti de taraflara birlikte ait olan manevi tazminat için davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin, faiz ve masraflara mahsup edilen ilk ödeme tarihine kadar işlemiş faizi ile birlikte düşülmesi gerektiği, bilirkişi hesaplaması ile 613.185,33 TL'nin tarafların iç ilişkilerinde dava dışı üçüncü kişiye ilam nedeni ile ödenmesi gereken tazminat ve ferileri kapsamında kusurları oranında rücu edebilecekleri miktar olduğu, davacı ile davalı arasındaki sözleşmedeki maddelerinin doğrudan davacıya izafe edilen kusur yönünden davacının sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, davacının davalıya iç ilişkideki kusuru oranında rücu edebileceği, yapılan hesaplamada kusur raporunda davacı ...'ın %50, davalının %40 kusuru bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 114.485,16 TL'nin 02/11/2015 tarihinden, 158.041,65 TL'lik kısmının 21/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlığın hizmet alım ihaleleri kapsamında imzalanan sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğini, davacı firma ile imzalanmış sözleşme ve eki teknik şartnamelerde yer alan hükümler uyarınca iç ilişkide davalı yüklenicinin sorumlu olacağının belirlendiğini, Bursa 14. İcra Müdürlüğü'nün 2014/6011 E. sayılı dosyasına yapmış oldukları toplam ödeme miktarı 718.191,62 TL olmasına rağmen bilirkişinin alacaklarını eksik hesapladığını, ödemelerin icra dairesi kararlarına istinaden yapıldığını, eksik veya fazla ödeme yapılmadığını, 718.191,62 TL'nin tamamına rücu haklarının bulunduğunu, mahkemenin de itirazlarını karşılar ek rapora gitmeden hüküm kurduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında akdedilen hizmet alım sözleşmesi uyarınca rücuen tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri, 02.08.2007 tarihli Hizmet Alım Sözleşmesi'nin 18, 22/10 maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Taraflar arasındaki hizmet alımı sözleşmesinin "Yüklenici Sözleşme Konusu İş İle İlgili Çalıştıracağı Personele İlişkin Sorumlulukları" başlıklı 22/10 maddesinde "Yüklenici personelin işe başlamasını müteakip, İşletmenin Emniyet ve Kaza Önleme talimatlarına harfiyen uyacaktır. Yüklenici elemanlarının sebep olacağı her türlü kazadan doğacak zarar ve İşletmenin uğrayacağı bütün hasar ve ziyan ile bunlardan doğacak mali, hukuki, idari ve ceza-i sorumluluk yükleniciye aittir. Bu maksatla Yüklenici her türlü kaza önleyici tedbirleri almaya, İşletmenin İş Emniyeti kurallarına uymaya, yetkili personelin ikaz ve tavsiyelerine riayet etmeye mecburdur. İş kazası sonucunda yaralanma, iş göremezlik veya ölüm olduğu takdirde her türlü sorumluluk ve tazminat yükleniciye ait olacaktır." hükmüne, yine aynı sözleşmenin 18 inci maddesinde "İşin, sözleşme ve eklerinde tespit edilen standartlarına (kalite ve özelliklere) uygun yürütülüp yürütülmediği ... tarafından görevlendirilen Kontrol Teşkilatı aracılığıyla denetlenir.'' hükmüne, sözleşmenin eki teknik şartnamenin 9/f maddesindeki "İşçiye iş güvenliği malzemelerinin kullandırılması yükümlülüğü yükleniciye ait olup, bu malzemelerin işçi tarafından kullanılmaması neticesi meydana gelen iş kazalarından yüklenici sorumlu olacaktır. Yüklenici, işçilerin tedbirsizlik ve dikkatsizliği neticesinde üçüncü şahıslara kendisi ve işletme personeline vereceği zarardan doğan her türlü teminat ve zarar yüklenici tarafından ödenecektir." hükümlerini içermektedir. 2. Sözleşmenin ve eki teknik şartnamenin bu maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, yüklenici tarafından şartname hükümleri uyarınca yetkisi ve sorumluluğu dışındaki konularda sadece davacının sağlaması gereken bir kısım iş güvenliği tedbirlerinin alınmasını iş sahibinden talep ettiği ve davacının bu tedbirleri almadığı savunulmamış, bu hususta herhangi bir delil sunulmamış olmasına göre, davacının alması gereken tedbirler davacıdan talep edilip aldırılmadıkça işçinin uğrayacağı iş kazasından doğan sorumluluk ve tazminat yükleniciye ait olacaktır. Bu durumda, mahkemece, davalı yüklenicinin sorumlu olduğu tazminatı anılan İş Mahkemesi kararı gereği ödeyen davacının, taraflar arasındaki sözleşmeye dayanarak tamamının rücuen tahsilini isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3849, K. 2024/2233, T. 24.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-3849-e-2024-2233-k-6ee5bd11f330