Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3830 E. 2025/362 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3830
- Karar No
- 2025/362
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/172 E., 2023/314 K. ASIL DVD. DAVACI- BİRL. DVD. DAVALI : ... vekili Avukat ... ASIL DVD. DAVALI-BİRL. DVD. DAVACI : ... İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; müvekkili ile davalı arsa sahibi arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılan inşaatın tamamlandığını, yükleniciye isabet eden 3 no'lu bağımsız bölümün müvekkiline devredilmesi gerekirken devredilmediğini,ayrıca müvekkilinin davalının isteği doğrultusunda sözleşme dışında ilave işler yaptığını ileri sürerek, dava konusu 3 no'lu bağımsız bölümün davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, sözleşme dışı ilave işler ile davalı adına ödenen ücret, harç ve giderler için şimdilik 25.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili; sözleşme ve eklerine göre eksik ve ayıplar ile, iskân ruhsatındaki yasal olmayan hususların giderilmesi maliyeti ve inşaatın tümündeki işçilik ve malzeme kalitesi eksiklerinin karşılığı olarak toplam 30.000,00 TL'nin ihtarname tebliğ tarihinden itibaren ticari faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile dava değerini 44.070,00 TL'ye çıkarmıştır. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili; davacı yüklenicinin sözleşmenin teknik şartlar kısmına aykırı, eksik ve ayıplı imalatlar yaptığını, alınan iskân ruhsatının usulsüz olduğunu, bu hususta savcılığa şikayette bulunduklarını ve iptal davası açtıklarını, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak asıl davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili; müvekkili ile davalı arsa sahibi arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılan inşaatın eksiksiz tamamlandığını savunarak birleşen davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 10/04/2014 tarih ve 2010/444 Esas, 2014/140 Karar sayılı kararıyla; asıl davadaki tapu iptal ve tescil yönünden talebin kabulüne, depo edilen 44.074,00 TL nin tüm getirileri ile birlikte davalıya karar kesinleştiğinde ödenmesine, fazla imalat bedeli yönünden açılan davada 3.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebine reddine, birleşen dosya yönünden konusu kalmayan davanın karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. 1. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 10/04/2014 tarih ve 2010/444 Esas, 2014/140 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin(Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 11.05.2016 tarih ve 2016/2988 Esas, 2016/3042 Karar sayılı kararıyla; bilirkişi raporunda eksik ve ayıplı işler bedeli hesaplanırken ortak alanlardaki eksik ve ayıpların davacının arsa payı oranında hesaplanması ve hükmedilmesi gerektiği, iskân ruhsatının idare mahkemesince iptal edildiği gözden kaçırılarak son teminat dairesinin tapusunun iptali ile yüklenici adına tesciline karar verilmesinin hatalı olduğu, ayrıca birleşen dava da müstakil bir dava olduğundan her dava konusunda ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozmaya uyularak, asıl dava yönünden; dava konusu 3 no'lu bağımsız bölüm için alınan yapı kullanma izin belgesinin idare mahkemesi kararı ile iptaline karar verildiği, verilen kararın karar düzeltme aşamasından geçerek 15.05.2019 tarihinde kesinleştiği, taraflar arasında yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesinde oturma ruhsatının yüklenici tarafından alınması koşulunun bulunması nedeniyle davacı yüklenici bu durumda tapu iptali ve tescili talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescili talebinin reddine, teknik şartname hükümlerine göre davacı yüklenicinin arsa sahibi lehine yaptığı sözleşme dışı ilave işin tespit edilemediği, yapılan işlerin sözleşme dışı ilave iş niteliğinde olmadığı gerekçesiyle davacı yüklenicinin bu yöndeki talebinin reddine, birleşen dava yönünden; arsa sahibi tarafından yüklenici aleyhine açılan eksik ve ayıplı işlerin tazmini talebine ilişkin olup yapılan bilirkişi incelemesine göre arsa sahibinin bağımsız bölümler ve ortak alanlar için talep edebileceği eksik ve ayıplı iş giderim bedelinin dava tarihi itibariyle 28.212,73 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamındaki eksikliklerin tamamlamadan karar verildiğini, dosyaya sunulan 10.01.2020 tarihli sulh anlaşmasının değerlendirilmediğini, idare mahkemesinin belirttiği eksikliklerin tamamlanması için izin istendiği halde mahkemece göz ardı edildiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre asıl dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, fazla yapılan işler ve davalı adına yapılan ödemeler bedelinin tahsili; birleşen dava ise eksik ve ayıplı işler bedeli ile iskân ruhsatı yönünden yasal olmayan hususların giderilmesi bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir. 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427 nci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.