Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2012/24230 E. 2012/26854 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/24230
Karar No
2012/26854
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi No :392-462 Davacı, davalıya ait özel anaokulu işyerinde 22.09.2010 –13.05.2011 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının ve bu dönemdeki Kuruma bildirilmeyen sürelerin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilâmda belirtildiği şekilde davanın kabulü ile, Davacının davalıya ait işyerinde 11.10.2010-13.5.2011 tarihleri arasında asgari ücretle 213 gün çalıştığı, 139 günlük çalışmasının Kuruma bildirildiği,74 günlük çalışmasının bildirilmediğinin tespitine, karar vermiştir. Hükmün, davalılardan SGK Başkanlığı ve davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Hüküm, İş Mahkemesi tarafından verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre, İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir. Davaya konu olayda; hüküm 11.10.2012 tarihinde temyiz eden davacı vekiline tefhim edilmiş, temyiz ise katılma yoluyla 26.11.2012 tarihinde gerçekleşmiştir. 01.06.1990 gün ve 1989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı da göz önünde tutularak İş Mahkemelerinden verilen kararlara karşı katılma yoluyla temyiz olanağının bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin kararın tefhiminden 8 gün geçtikten sonra sunduğu temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddi gerekir. 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde Yargılama giderlerine yer verilmiştir. Maddenin (ğ) bendinde ise yargılama giderlerinin içerisinde vekâlet ücreti de sayılmıştır. Aslen bu durum 29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının yasalaştırılmış halidir. Anılan kararda da belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (resen) hükmedilmesi gerekir. Somut olayda; davacı tarafından talep edilen dönemlerin tamamı kabul edilmemiş olmakla davacı kısmen haksız çıkmıştır. Bu nedenle de, kısmen haklı çıktığı belirgin olan ve avukatla temsil edilen davalılar lehine, red sebebinin de ortak olduğu gözetilerek karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması; 3-Dava dilekçesindeki talebe göre, hüküm altına alınmayan süre yönünden, kabul ret oranına göre yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yargılama giderinin tamamının davalılardan tahsiline karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır. SONUÇ: 1- Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden REDDİNE, 2-Hüküm fıkrasına 4. bendinden sonra gelmek üzere “Avukatlık asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1200,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,” cümlesinin eklenmesine, 3-Hüküm fıkrasının 5. bendine “yargılama giderinin” sözcüklerinden sonra gelmek üzere “kabul ret oranına göre 212.80 TL. sinin” sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2012/24230, K. 2012/26854, T. 24.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2012-24230-e-2012-26854-k-e2e6b60382dd