Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3580 E. 2025/867 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3580
- Karar No
- 2025/867
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/840 E., 2023/564 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan... İnşaat Ltd. Şti. şirketinin yüklenicisi olduğu ..... İlköğretim Okulu ve...........İlköğretim Okullarının inşaatlarından hakediş alacaklarının 400.000,00 TL’sini davacıya 28.1.2003 tarihli temlikname ile temlik ettiğini, bu temlikname uyarınca İl Özel İdaresi’nden 60.800,00 TL tahsil edildiğini, ancak yüklenici temsilcisi olan...’un 24.01.2003 tarihli azilname ile şirketin temsilciliğinden azledildiğini, azilnamenin 27.05.2003 tarihinde tebliğ edildiğini, bu nedenle yapılan ödeme ve temliknamenin geçerli olduğunu, davalı idarenin ödemeyi davacıya yapması gerektiğini, davalı yüklenicinin gerekli hakedişinin 214.352,31 TL olduğunu, azilnameden sonra davalı idarenin yeni bir temlikname istediğini, yüklenici temsilcisi ... tarafından muvafakatname verilmesine rağmen idarenin hakedişi ödemediğini, yüklenicinin Şekerbank’a olan borcu nedeniyle kesinti yapıldığını, ayrıca yüklenicinin başka şahıslara temliknameleri nedeniyle usulsüz olarak ödeme yapıldığını, Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/277 Esas, 2010/277 Karar sayılı dosyası ile hakediş alacağının şimdilik 65.000,00 TL'sinin tahsili için açılan davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, davacıya karar gereğince ödeme yapıldığını ancak davacının halen 88.745,40 TL alacağının kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla bu miktarın davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunmuş, esasa ilişkin olarak, ... şirketinin ana sözleşmesine aykırı olarak Diyarbakır 4. Noterliği’nin 02.08.2002 tarihli vekâletnamesi ile...’u vekil tayin ettiğini, ancak aynı Noterliğin 24.01.2003 tarihli azilnamesi ile vekaletten azlettiğini, azilnamenin bir suretinin idareye 29.01.2003 tarihinde tebliğ edildiğini, Mustafa’nın geçersiz kalan vekaletnameye dayalı olarak temliknameyi düzenlediğini, şirket müdürünün yetkisi olmadığı halde 3. şahıs durumunda bulunan...’u vekil tayin edip davacı lehine tasarrufta bulunduğunu, hak edişlerin ödeme aşamasında davacıya sehven 02.06.2003 tarihinde ödeme yapıldığını, hatalı ödemenin fark edilmesi üzerine, diğer davalı şirketin sıradaki hacizli alacaklılarına ödeme yapıldığını, temliğin geçerli olup olmadığının araştırılması, yüklenicinin limited şirket olup, ancak şirket müdürü tarafından temsil edilebileceğini, ortaklar kurulu kararı olmadığı için geçerli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı... Şirketi, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.07.2013 tarihli kararı ile davalı idareye yönelik davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı... İnşaat Tic. Ltd. Şti’ye yönelik davanın ise dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1,İlk Derece Mahkemesinin 12.07.2013 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nce, davalılardan... İnşaat Tic. Ltd. Şti. yönünden şirketin ihyası ve davada temsilinin sağlanması gerektiği gerekçesiyle, bozulmasına karar verilmiştir. 2.Mahkemenin 19.09.2017 tarihli kararı ile davalı idare yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin 19.09.2017 tarihli kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince, davalı idare yönünden zamanaşımı koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda taraflar arasındaki sözleşmenin eki Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi’nin hükümleri dikkate alınarak karar verilmesi gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Mahkemenin 15.12.2020 tarihli kararı ile, Bayındırlık İşleri Genel Şartnamesi’ne göre zamanaşımı kesin hesap onay tarihinden itibaren başlayacağı için İl Milli Eğitim Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ihale dosyasının istendiği, 10.11.2020 tarihli müzekkere cevabında dava konusu işe ilişkin evraka rastlanamadığının belirtildiği, mahkemece evraklar temin edilemediğinden davalı idarenin zamanaşımı hususunu ispatlayamadığı gerekçesiyle, her iki davalı yönünden davanın kabulü ile dava konusu alacağın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Mahkemenin 15.12.2020 tarihli kararının süresi içinde davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce 26.01.2022 tarihli, 2021/2748 Esas, 2022/276 Karar sayılı kararıyla davalı vekili 02.02.2021 havale tarihli temyiz başvuru dilekçesi ile dava konusu işe ilişkin mahkeme tarafından temin edilemeyen 4 klasör ihale dosyasını Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'nden temin ederek sunmuş olup, dosya kapsamında kesin hesabın çıkarıldığı, bu durumda yargılama sırasında dayanıldığı halde dosyaya kazandırılamayan, temyiz aşamasında dosyaya sunulan ihaleye ilişkin evrakların değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, bozulmasına karar verilmiştir. 4.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına, mahkemeye sunulan evraklardan kesin kabulün yapılmadığının anlaşılması karşısında davalı idare vekilinin zamanaşımı savunmasının yerinde olmayacağı, davalı şirketin davalı idare nezdinde gerçekleştirilen hakediş tutarının 214.351,91 TL olduğu, davalı idarenin temlikname sonrasında davacıya 60.606,91 TL ödeme yaptığı yine davacının aynı nedenlerle Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/277 Esas, 2010/277 Karar sayılı dosyasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 65.000,00 TL üzerinden açmış olduğu dava neticesinde davanın kabulüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği, kesinleşen karar neticesinde davalı idarenin davacıya 65.000,00 TL daha ödeme yaptığı, her iki ödemenin hakediş tutarından düşüldüğünde davacının davalılardan alacağının 88.745,00 TL olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde: a. Davacının aktif husumetinin bulunmadığını, davalı şirket müdürünün yetkisiz şekilde vekil tayin ettiği ve vekilin azledilmiş olmasına karşın temlikname düzenleyerek davacı lehine tasarrufta bulunduğunu, b. Zamanaşımın başlangıcının tek ispat şeklinin kesin kabulün yapılmasına bağlanmaması gerektiğini, beyan etmektedir. B.Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, temliknameye dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 ncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 nci maddesi ile 439 ncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Davalılar arasında kesin kabulün yapılmadığı, bu nedenle davalının zamanaşımı definin yerinde olmadığı, davalı şirket vekilinin azilnameden temlik sonrası haberdar olduğu, geçerli temlikname gereğince davalı şirketin hakedişlerinin davacıya ödenmesi gerektiği, kesinleşen Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/277 Esas, 2010/277 Karar sayılı dosyasıda dikkate alındığında bakiye kalan hakediş bedelinden davalı idarenin sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.