Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3552 E. 2024/4924 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3552
Karar No
2024/4924
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1643 E., 2023/1576 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/282 E., 2021/222 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davalı ... vekili Avukat ... geldi. Tebligata rağmen başka gelen olmadığı anlaşılmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında Erzurum 4. Noterliği’nin 03.04.2015 tarih ve 16328 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, davalı ...’ın yan parsel sahipleri ile de anlaşarak müvekkilinin hisse sahibi olduğu parseli diğer parsel ile tevhit ettirdikten sonra diğer davalı olan ....... Ltd. Şti. adına devrini 05.09.2016 tarihli resmi senet ile sağlamış olduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmenin 2. maddesinde B Blok 4. kat 29 no.lu dairenin müvekkiline ait olacağı kararlaştırıldığı halde bağımsız böümün davalı ...'a devredildiğini, avam projelerde inşaat zemin+5 kat olarak tasarlanmış iken şu an itibariyle inşaatın mevcut halinin 11 katlı olduğunu ve müvekkiline arsa payı oranına tekabül eden payının verilmediğini ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, bu mümkün olmadığı takdirde bedelinin nakden tahsiline, sözleşmenin 19. maddesinin emredici hükmüne göre müvekkiline verilmesi gereken arsa payı oranına tekabül edecek payın öncelikle aynen, bu mümkün olmadığı takdirde nakden davalılardan ......Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 13.09.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 277.975,58 TL’ye arttırmıştır. Davalı ... vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazı satılık daire ilanlarından öğrendiğini ve diğer davalı ... ile 280.000,00 TL bedel karşılığı taşınmazın satışı hususunda anlaşmış olduklarını, satış bedelini ödediğini, tapudaki satış işlemi sırasında davalı müvekkile taşınmaz kaydında mülkiyeti tehdit eden herhangi bir şerhten bahsedilmediğini, davalı müvekkilinin tapu kaydına güvenerek söz konusu taşınmazın devir yoluyla maliki olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davacının sahip olduğu payı yapılan sözleşmeye aykırı olarak ... Dekorasyon İnş. Ltd. Şti.’ye satarak devrettiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin taşınmaz payının davacı tarafından bir başkasına satılmasıyla sona erdiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...... Ltd. Şti., davada şirketin davalı sıfatının olmadığını, davacının diğer paydaşlarla birlikte payını şirkete sattığını, şirketin kuruluşundan beri ...’ın şirketin ortağı olmadığını, tüm bağımsız bölümlerin bedeli karşılığında 3. şahıslara satılmış olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, tapu kaydı incelendiğinde davalı...'ın taşınmazı 25.12.2017 tarihinde satın aldığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesi şerhinin ise 03/07/2017 tarihinde terkin edildiği, bu durumda davalının dava konusu taşınmazı tapu siciline güven esasına dayalı satın aldığı ve iyi niyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğu, davalılar ... ile ... Dekorasyaon ...Şti. arasındaki ilişkinin ispat edildiği, dava konusu taşınmaz değerinin 240.000,00 TL olduğu, sözleşmenin 19. maddesine göre fazla yapılan bir kat için davacının hissesine 37.975,58 TL düştüğü gerekçesiyle, davacının davalı ...'a karşı açmış olduğu davanın reddine, davacının davalılar ... ve ......Ltd. Şti.’ye karşı açmış olduğu davanın kabulüne, 267.975,58 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak ayni hak kazanan davalı...’ın kazanımının korunması gerektiği, yüklenicinin temerrüdü nedeniyle arsa sahibinin sözleşmeden dönmesi halinde avans olarak verilen tapuların iade edileceği ve yükleniciden pay devralan üçüncü kişilerin iyiniyet iddialarının dinlenmeyeceğine ilişkin iddianın somut olayda uygulama yerinin bulunmadığı, hükme esas alınan 07/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda rayiç bedele göre hesaplama yapıldığı, İlk Derece Mahkemesinde usulüne uygun bir şekilde ileri sürülmeyen vakıa ve taleplerin istinaf aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince süresinde duruşmalı olarak temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 1-Kamu düzenine aykırılık hallerinin re'sen gözetildiği, istinaf nedenleriyle sınırlı ve usulüne uygun olarak istinaf inceleme ve denetiminin yapıldığı; dosya içeriği, kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2- Davacı arsa maliki ile davalı yüklenici ... arasında Erzurum 4. Noterliği’nin 03.04.2015 tarih ve 16328 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiştir. Sözleşmesinin 2. maddesi uyarınca davacının paydaşı olduğu 6980 ada 11 parsel sayılı taşınmazda inşaa edilecek B Blok 22, 29, 32 numaralı bağımsız bölümlerin davacıya verileceği kararlaştırılmıştır. Sözleşme konusu taşınmaz 09.05.2016 tarihinde komşu taşınmazla tevhid edilmiş, davacı tevhid sonucu oluşan 17 parselde adına kayıtlı 11540/171935 payını davalı şirkete devretmiştir. Kat irtifakı 07.09.2016 tarihinde kurulmuş, davalı şirket arsa malikine düşen dava konusu 29 numaralı bağımsız bölümü 25.12.2017 tarihinde davalı...’a devretmiştir. Davacı vekili dava konusu 29 numaralı bağımsız bölümün tapu iptali ve tescilini, olmadığı takdirde rayiç bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince dava konusu bağımsız bölümün davalı yüklenici şirket tarafından davalı...’a devredildiği, devir esnasında tapu sicilinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine ilişkin şerh bulunmadığı ve davalının iyiniyetli olduğu gerekçesiyle bedele hükmedilmiş ise de, davalı ...’ın davalı yükleniciden 4 adet bağımsız bölüm satın aldığı, dava konusu bağımsız bölüm dışındaki diğer daireleri kısa süre içinde başkalarına satarak devrettiği, sadece dava konusu bağımsız bölümün kaldığı, davacı arsa malikinin dava konusu 29 numaralı bağımsız bölümde tadilat yaptığı, kapıda davacının oğlu Ahmet Laloğlu isminin yazılı olduğu, davalı ...’ın cevap dilekçesi ile sunduğu ödeme makbuzlarının dört adet bağımsız bölümün satış bedelini karşılayacak düzeyde olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalı ...’ın dava konusu 29 numaralı bağımsız bölümün arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince arsa maliki davacıya bırakıldığını bile bile taşınmazı devraldığı, dolayısıyla iyiniyetli olmadığı, TMK’nın 1023. maddesinden yararlanamayacağı gözetilerek, davacının tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, bedele hükmedilmesi doğru olmamış, hüküm bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararının KALDIRILARAK; Erzurum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 14.09.2021 tarihli, 2018/282 Esas, 2021/222 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davacı yararına duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 17.12.2024 gününde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3552, K. 2024/4924, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-3552-e-2024-4924-k-00a25cb5d5c6