Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3387 E. 2024/1714 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3387
Karar No
2024/1714
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1103 E., 2023/1143 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1230 E., 2023/277 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı kooperatife kesin maliyet bedelini ödemesi neticesinde kendisine bir dairenin isabet ettiğini, davalı kooperatif tarafından ise yeniden kesin maliyet talebinde bulunulduğunu, davalı kooperatifin etaplar halinde konutları yapıp kesin maliyet bedeli çıkarıp üyelerine tebliğ ettiğini ve kesin maliyet bedelini ödeyen üyelere ise tapu devrini yapılmış olduğunu, bu sebeple yasa kapsamında müvekkilin davalı kooperatife 1163 sayılı Yasa geçici 11.madde kapsamında kesin maliyet ve aidat alacağından kaynaklı borcunun bulunmadığını ileri sürerek, davanın kabulü ile müvekkilinin kooperatife 1163 sayılı Yasa geçici 11.madde kapsamında kesin maliyet ve aidat alacağından kaynaklı borcunun bulunmadığının tespitine, ödeme yapılan kısımlar için istirdat talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kanun maddesinin yalnızca Kayseri ilinde bulunan kooperatifleri kapsayacak şekilde çıkarıldığını, kooperatifin inşaatları etaplar halinde yapmadığını, davacının kooperatifin üyesi olduğunu, davalı kooperatifin ise 2021 yılında yeniden kesin maliyet tablosu çıkardığını ve davalının bu borca itiraz ettiğini, davaya dayanak yapılan yasa değişikliğinin ise 15.06.2022 tarihinde yürürlüğe girdiğini, genel kurul kararında üyelerden ödeme alınmasına karar verilmiş ise de kooperatif üyelerinden herhangi bir ödeme alınmadığını ve bu konuda icra takibi başlatılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 7410 sayılı Çevre Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 2. maddesi ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin 16/02/2023 tarih 2022/126 E. 2023/29 K. sayılı ilamı ile iptaline karar verildiği gerekçesiyle, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin kur'a neticesinde kendisine isabet eden konuta ilişkin çıkarılan kesin maliyet bedelini ödediğini ve 61/e maddesi gereğince kesin maliyeti ödeyerek tapusunu aldığına ve istifasının kabulü ile ortalıktan çıkarıldığına dair 22.09.2010 tarihli yönetim kurulu kararı bulunduğunu, özel çıkma nedeni olarak düzenlenen Ana Sözleşme 61/e bendinin nispi eşitlik kuralı gereği geçerli olması nedeniyle müvekkilinden yeniden ortaklıktan kaynaklı talepte bulunulamayacağı açık olduğunu, müvekkilinin davalı kooperatife borçlu olmadığına dair genel hükümler kapsamında talep hakkı bulunmakta olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının menfi tespit davasının dayanağı olan kanun hükmünün işbu davanın açılmasından sonra ve yargılama devam ederken Anayasa Mahkemesince iptali nedeni ile konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararda bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri 3-Değerlendirme 1- Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2-Davacı, davalı kooperatife borcu olmadığına ilişkin dava açmış, mahkemece davalı kooperatif aleyhine açılan davanın dayanağı olan 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'na eklenen geçici 11. maddedeki yasal düzenlemenin, yargılama devam ederken Anayasa Mahkemesinin 16.02.2023 tarih, 2022.126 Esas, 2023.29 Karar sayılı kararı ile iptal edildiği ve iptal kararının 09.03.2023 gün ve 32127 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği davanın bu suretle konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacının talebi, davalı kooperatife borçlu olmadığının tespitine ilişkin olup, dava tarihi itibariyle davacının eldeki davaya açmakta hukuki yararı vardır. Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı, dosyanın esasının mahkemece incelenmesine engel değildir. Zira 6100 sayılı HMK'nın 33. maddesine göre hakim Türk hukukunu resen uygular. Bu nedenle mahkemece tarafların gösterdiği hukuki sebep ile bağlı olmaksızın somut uyuşmazlığa uygun olan hukuki müessese ve ilgili kanun hükümleri belirlenerek uyuşmazlığın doğru hükümlere göre çözümlenmesi gerekir. Bu açık düzenleme karşısında tarafların, iddia ve savunmalarının dayanağı olarak farklı bir yasa kuralına dayanmış olmaları veya uyuşmazlığın hukuki sebebini oluşturan yasa kuralına dayanmamış olmaları tarafların lehine veya aleyhine sonuç doğurmaz ve bu konuda usuli kazanılmış hak doğduğundan da söz edilmez. Mahkemece işin esasına girilerek gerekli inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.(2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 23.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3387, K. 2024/1714, T. 23.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-3387-e-2024-1714-k-15617bad80a8