Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3346 E. 2024/4821 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3346
Karar No
2024/4821
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/92 E., 2023/20 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Davacılar vekili, müvekkillerinin, davalı kooperatifin üyesi olduklarını, 01.06.2010 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan kararla üyeliklerine son verildiğini, genel kurul toplantısının iptali için dava açıldığını, kırsal alanda sosyal destek projesi kapsamında yapılan kredilendirme projesine göre 20.03.2012 ile 20.03.2017 tarihleri arasında toplam 6 taksitle 7.467,60 TL ödeyeceklerini, projeden yararlanmak için kooperatif üyeliğinin şart olduğunu, üyeliğin sonlandırılması nedeniyle borcun tahsil edilebilir hale getirilmeye çalışıldığını ileri sürerek, borcun muaccel hale gelmediğinin tespitini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla ödenen bedelin iadesi ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif vekili, davacıların, kooperatif aracılığıyla kredi kullandıklarını, fakat sözleşme ve taahhütlerini Kula Kaymakamlığı ile Ziraat Bankasına verdiklerini, borçlanma ve taahhüt sözleşmelerinin müvekkil kooperatifle alakalı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemesince ... ve ... dışındaki davacıların üyelikten istifa ederek kooperatiften ayrıldıkları ve bu şekilde kredi alabilmek için imzaladıkları sözleşmeye aykırı davrandıkları, bu sebeple de kredi borçlarının erkenden kapatılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar ... ve ...’nın davasının kısmen kabulüne, diğer davacıların davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı ... mirasçıları haricindeki davacılar vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine söz konusu karar, Dairemiz'in 18.02.2021 tarihli, 2021/1327 Esas, 2021/334 Karar sayılı ilamı ile bozularak dosya İlk Derece Mahkemesine gönderilmekle, İlk Derece Mahkemesinin bozma ilamına uyarak bilirkişi raporunda yapılan hesap doğrultusunda ... mirasçıları ve ... mirasçıları dışındaki davacıların davasının kısmen kabulüne dair verdiği karar davacı ... ve ... mirasçıları dışındaki taraf vekillerince temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 1-Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine İİK’nın 72/5.maddesi uyarınca kötüniyet tazminatı için alacaklı tarafından icra takibi yapılmış olması zorunlu olup, bu nedenle mahkemece kötüniyet tazminatına hükmedilmemesinin isabetli olmasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları ve davalı Kula Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın faize ilişkin itirazları dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Dava, davacıların kooperatif aracılığıyla kırsal alanda destek projesi kapsamında bankadan kullandıkları kredi borçlarının muaccel olup olmadığının tespitine yönelik İİK’nın 72. maddesi uyarınca menfi tespit istemine ilişkindir. Davacılar vekilince, yargılama sırasında kredi borçlarının tamamının ödendiği belirtilerek 02.04.2014 tarihinde ıslah dilekçesi verilerek muaccel olmadan tahsil edilen asıl alacağın faiziyle birlikte tahsili isteminde bulunulmuştur. Bu nedenle dava istirdat davasına dönüşmüştür. Davacıların davalı ... aracılığıyla Ziraat Bankasından kredi kullandıkları ve bu kredi borçlarının tamamının ödendiği sabit olup, bu konuda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kredi borcu muaccel olmadan tahsil edilen alacağın istirdatının istenip istenemeyeceği ve geriye ödenmesi istenebilecek bedelin miktarına ilişkindir. Dosya içerisinde bulunan “Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvik Fonu İşbirliği ile Uygulanan Kırsal Alanda Sosyal Destek Projesinden Yararlanan Kooperatif Ortaklarından Alınacak Taahhütname ve Borçlanma Sözleşmesi”nin 17. maddesinde kredi geri ödeme tablosu belirtilmiş olup, bu tabloya göre 1. ve 2. yıl ödemesiz borcun tamamının 6 yıl içinde taahhütler halinde ödemesinin kararlaştırıldığı ve ödemenin yapılacağı vade tarihlerinin belirtildiği anlaşılmıştır. İİK’nın 72. maddesi uyarınca açılan borçlu bulunmadığının tespiti davasında tarafların haklılık durumu dava tarihi dikkate alınarak belirlenir. Dairemizce 18.02.2021 tarihli ilam ile Kula Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/2010 Esas, 2015/51 Karar sayılı kararı ile İbrahimağa Tarımsal Kalkınma Kooperatifi genel kurul kararının iptaline ve davacıların ortaklıklarının devam ettiğinin tespitine karar verildiği, bu durumda mahkemece, davacıların üyelikleri devam ettiğinden kredi sözleşmesi dikkate alınarak muaccel olmadan ödenen bedellerin uzman bilirkişi aracılığıyla hesap ettirilerek hüküm altına alınması gerekirken, davacıların istifa ederek ortaklıktan ayrıldıklarının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyulduktan sonra, bilirkişi raporu alınmış ise de bilirkişi raporu bozma ilamında belirtilen gerekçeler dikkate alınmaksızın düzenlenmiş olup, bu nedenle mahkemece sözkonusu rapor dikkate alınarak yalnızca işlemiş faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi 6098 sayılı TBK’nın 121/son maddesi uyarınca temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülmesi de doğru olmamıştır. Öte yandan, taraflar arasındaki sözleşme ve işin niteliği dikkate alınarak dava konusu alacağa yasal faiz yürütülerek işlemiş faiz hesaplanması gerekirken alacağın avans faizi yürütülerek hesaplanması da doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, önceki bilirkişiden ek rapor alınarak ya da konusunda uzman yeni bilirkişiden rapor alınarak yukarıda açıklanan sözleşme maddesinde gösterilen ödeme tablosu dikkate alınıp her bir kredi taksidinin muaccel olduğu tarih ile bankaca davacıların hesaplarından kesilen kredi taksit tarihleri tespit edilerek; davacıların henüz muaccel olmayan kredi taksit borçlarından yapılan kesinti ve ödemeler dikkate alınarak her bir ödeme tarihinden dava tarihine kadar ki dönem içindeki asıl alacak miktarı, yine yargılama sırasında yapılan ödemeler nedeniyle bu ödemelerde yasa gereği istirdata dönüşeceğinden bu tarihteki yapılan ödemelerde tespit edilip, bu ödemelerinde ödeme tarihindeki yasal faiziyle hesaplanarak sonuç olarak davacılardan muaccel olmadan tahsil edilen asıl alacak ve işlemiş faize hükmedilmesi gerekir. 3-Davalı S.S. İbrahimağa Kooperatifi vekili temyiz istemi yönünden; Taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde davalı S.S. İbrahimağa Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi’nin kredi sözleşmesinde kefil olarak yer aldığı, bu nedenle kredi sözleşmesi geri ödemesinin de davalı Vakıf tarafından yazılan yazı uyarınca banka tarafından yapıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, davacı tarafça, davalı Kula Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’ndan istirdat talep edilebileceği gerekçesiyle davalı kooperatif hakkında açılan davanın taraf sıfatı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır. 4-Bozma nedenine göre davalı ...’nın vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. 5-Mahkemece, davalı ... hakkında verilen husumet yokluğundan red kararı kesinleşmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş olup, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... ve ... mirasçıları dışındaki davacılar vekili ile davalı Kula Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı vekilinin diğer temyiz itirazının reddine, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... ve ... mirasçıları dışındaki davacılar vekili ile davalı Kula Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı vekilinin ve (3) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı kooperatif vekilinin temyiz sebeplerinin kabulü ile kararın anılan taraflar lehine BOZULMASINA, (4) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ...’nın vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, (5) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3346, K. 2024/4821, T. 12.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-3346-e-2024-4821-k-4f033c1d2006