Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/3216 E. 2024/3032 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3216
Karar No
2024/3032
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/114 E., 2022/915 K. Limited Şirketi vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 22.12.2014 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Davacı yüklenici vekili, müvekkili ile davalı iş sahibi arasında düzenlenen 21.09.2012 tarihli sözleşme ile olimpik yüzme havuzu yapımı işinin kararlaştırıldığını, davalının proje değişikliği yapması nedeniyle fazla iş yaptığı halde bedelinin ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 27.02.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 4.489.196,66 TL’ye yükseltmiştir. Davalı vekili, davacının sözleşme ile üstlendiği iş kapsamında %10 artış yapıldığını ve bedelinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, düzenlenen bilirkişi raporu hükme esas alınarak ilave iş bedelinin tespit edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 3.046.526,97 TL’nin dava ve ıslah tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu karara karşı, taraflar vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 12.12.2019 tarihli, 2019/570 Esas, 2019/5136 Karar sayılı ilamıyla; taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin ekleri arasında Yapım İşleri Genel Şartnamesi’nin yer aldığı, mahkemece yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan şartnamenin ilgili maddeleri uyarınca davacı yüklenici tarafından yapıldığı iddia edilen fazla işin sözleşme kapsamında olup olmadığı, sözleşme kapsamında olduğunun kabulü halinde taraflar arasında düzenlenen ara ve kesin hakedişlere girip girmediği, girmiş ise hakedişlere usulüne uygun itiraz olup olmadığı, hakedişlerin kesinleşip kesinleşmediği ile fazla yapılan işlerin sözleşme kapsamında bulunmayıp “ilave iş” olarak nitelendirilmesi halinde Şartnamenin 21 ve 22. maddelerinin değerlendirilmesi, yapılan fazla işin sözleşme bedelinin %10’unu aşması durumunda bedelinin TBK m. 526 ve devamı hükümleri uyarınca işin yapıldığı yıl serbest piyasa fiyatlarına göre hesaplanması (serbest piyasa fiyatları içinde KDV olduğundan ayrıca eklenmemesi) için rapor alınması gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; bozma ilâmında açıklanan gerekçeler kapsamında alınan son bilirkişi kurulu raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosyadaki oluşa uygun olduğu, davacının kesin hakediş ve önceki hakedişler ile ilgili herhangi bir itirazı kaydının mevcut olmadığı, iş artışı oranının % 9.92 olup, bu miktarda fazla iş yapıldığının tespit edildiği, toplam hakedişin 11.694.891,73 TL, davacı şirkete yapılan toplam ödemenin ise 11.619.521,26 TL olup, aradaki fark olan 15.370,47 TL kadar davacı şirketin alacağının kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 15.370,47 TL’nin 26.09.2013 tarihinden itibaren işletilecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, taraflar vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 12.12.2019 tarihli, 2019/570 Esas, 2019/5136 Karar sayılı ilâmında mahkemece yapılacak iş açıkça gösterilmiş, “Taraflar arasındaki sözleşmenin 8.2. maddesinde Yapım İşleri Genel Şartnamesi sözleşmenin eki olarak kararlaştırılmıştır. Söz konusu şartnamenin 39 ve 40. maddelerinde ara ve kesin hakedişlere itiraz düzenlenmiş olup, buna göre “Yüklenicinin geçici hakedişlere itirazı olduğu takdirde, karşı görüşlerinin neler olduğunu ve dayandığı gerekçeleri, idareye vereceği ve bir örneğini de hakediş raporuna ekleyeceği dilekçesinde açıklaması ve hakediş raporunun "idareye verilen ... tarihli dilekçemde yazılı ihtirazı kayıtla" cümlesini yazarak imzalaması gereklidir. Eğer yüklenicinin, hakediş raporunun imzalanmasından sonra tahakkuk işlemi yapılıncaya kadar, yetkililer tarafından hakediş raporunda yapılabilecek düzeltmelere bir itirazı olursa hakedişin kendisine ödendiği tarihten başlamak üzere en çok on gün içinde bu itirazını dilekçe ile idareye bildirmek zorundadır. Yüklenici itirazlarını bu şekilde bildirmediği takdirde hakedişi olduğu gibi kabul etmiş sayılır” düzenlemesine yer verilmiştir. Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 39 ve 40. maddelerindeki bu düzenlemeler 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 193. maddesi uyarınca delil sözleşmesi niteliğinde olup, mahkemece re'sen gözetilmelidir. Söz konusu açıklamayı somut uyuşmazlığımız bakımından değerlendirdiğimizde; davacı yüklenici dava dilekçesinde fazla iş bedelinin tahsilini talep etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan az yukarıda özetlenen bilirkişi kurulu raporunda, şartnamenin ilgili maddeleri uyarınca davacı yüklenici tarafından yapıldığı iddia edilen fazla işlerin sözleşme kapsamında olup olmadığı, sözleşme kapsamında olduğunun kabulü halinde taraflar arasında düzenlenen ara ve kesin hakedişlere girip girmediği, girmiş ise hakedişlere usulüne uygun itiraz olup olmadığı, hakedişlerin kesinleşip kesinleşmediği incelenmediği...” belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilâmına uyulmuştur. Bozma ilâmına uyulduğuna göre 09.05.1960 gün 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozmada belirtilen hususlar lehine olan taraf için usulü kazanılmış hak oluşturacağından mahkemece hükmüne uyulan bozma ilâmı uyarınca inceleme yapılması ve hüküm kurulması zorunlu hale gelmiştir. Eldeki davada davacı yüklenici ilave iş bedelinin davalıdan tahsilini talep etmektedir. Mahkemece hükme esas alınan ve bozma ilâmı kapsamında düzenlenen bilirkişi raporları ile iş artış oranının %9,92 olduğu, bunun dışında iş artışının olmadığı, ilave iş bedelinin hakedişlere dahil edilerek ödendiği, davacı yüklenici tarafından ara ve kesin hakedişlere yukarıda sözü edilen şartname hükümlerine göre itiraz edilmediği tespit edilmiştir. Hakedişlere usulüne uygun şekilde itiraz edilmediğinden hakedişlerin kesinleştiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı lehine BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.09.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/3216, K. 2024/3032, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-3216-e-2024-3032-k-61c82a8035be