Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2923 E. 2024/2554 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2923
- Karar No
- 2024/2554
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi EK KARAR TARİHİ : 01.06.2022 SAYISI : 2019/329 E., 2019/800 K. DAVACILAR : 1- ... 2- ... Vekili Avukat ... DAVALILAR : 1- ... Vekili Avukat ... 2- ... 3- ... Vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 05.08.2013 HÜKÜM : Tavzih Talebinin Reddine 1- İlk Derece Mahkemesince; müdahalenin men’i ve ecrimisil davasında, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı kooperatif aleyhine açılan men'i müdahale davasının reddine, davalı kooperatif aleyhine açtığı ecrimisil davasının kabulüne karar verilmiştir. 2-Mahkeme kararına karşı davacılar vekili ve davalı kooperatif vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin (Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 12.02.2019 tarihli ve 2016/6532 E. ve 2019/420 K. sayılı ilamıyla; ...’in ihraç kararı iptal edildiğine göre davacılar murisi ...’in tahsis önceliği devam ettiği, bu nedenle davacıların tahsis önceliğinin kabul edilerek dava konusu yerden davalıların müdahalesinin men’i ile bu yerin ihraç kararından önce olduğu gibi davacılara teslim edilmesi gerekirken, aksi düşünce ile uygulama yeri olmayan davalıların iyi niyetli olduklarından bahisle talebin reddine karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. 3- Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; bozmaya uyularak müdahalenin men'i davasının kabulü ile davalıların dava konusu ...evkii 1229 ada 12 parsel üzerinde kurulu...Mahallesi 2941 sokak Denizay sitesi B Blok 4. Kat 12 numaralı bağımsız bölüm olan daireye müdahalelerin önlenmesine ve 12.210,00TL kira bedelinin davalı kooperatiften alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. 4- Mahkemece verilen karar, taraflarca temyiz edilmemekle kesinleşmiştir. 5-Davacı vekili 21/03/2022 tarihli tavzih dilekçesi ile; gerekçeli kararın 2. Sayfa son paragrafında ve devamında açıkça "...Blok 4.Kat, 12 numaralı dairenin kura zaptının 77.sırasında ... adına isabet ettiği....'ün kendisine isabet eden bağımsız bölümü, noterde yapılan satış senedi ile davacılar murisi ...'e devrettiği, davacılar murisi ...'in kooperatif üyeliğine alındığı, taşınmazlar üzerinde ferdi mülkiyete geçilmediği..." şeklinde olduğu, gerekçede davanın konusunun kura zabtının 77.sırasında yer alan bağımsız bölüm olduğunun belirtildiği, kura zabtının 77. Sırasındaki bağımsız bölüm 435 ada 3 parselde bulunduğu, bu duruma göre hüküm kısmında belirtilen taşınmaz bilgisi ile gerekçe kısmındaki ve kura zabtı 77. sırasındaki taşınmaz bilgisi aynı olmadığı, davayı açtıklarında bu kura zabtı müvekkilimin elinde olmadığı için sadece adres belirterek davayı açtıklarını, adres belirtirken de maddi hata sonucu 2491 sokak yerine 2941 sokak yazıldığını, ancak önemli olanın kura zabtı olduğunu belirterek hüküm kısmında yer alan taşınmaz bilgilerinin "Bahçe mahallesi Kızılhüyük mevkii 435 ada 3 parsel B blok 4. Kat 12 numaralı bağımsız bölüm" olarak düzeltilmesini, ayrıca gerekçeli karar başlığındaki maddi hatanın düzeltilerek ... ve...'in de gerekçeli karar başlığında davacı olarak gösterilmesini talep ettiği görülmüştür. 6-Mahkemece, kararın kesinleştiği ve tavzih ile tapu kayıt bilgilerinin değiştirilemeyeceği gerekçesiyle, davacı vekilinin tavzih talebinin reddine karar verilmiştir. 7-Bu ek karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 7.1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu taşınmazın ada ve parsel bilgilerinin mahkemece hüküm kısmında yanlış yazıldığı, bu nedenle de infaz işleminin gerçekleşmediği anlaşılmıştır. 7.2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyanıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir." hükmü gözetildiğinde mahkeme kararlarının infaz edilmemesi hali kamu düzenine ilişkin bulunduğundan ve tavzihin hükmün icrası tamamlanıncaya kadar talep edilebileceği hükmü bulunduğundan mahkemece kura zaptı ve tapu bilgileri karşılaştırılarak sonucuna göre davacının tavzih talebi hakkında hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hükmün tavzihine ilişkin şartların oluşmadığı gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. 7.3.Yine dosya kapsamından gerekçeli karar başlığında gösterilmeyen ... ve...’in yargılama sırasında 18 yaşını doldurdukları ve dosyaya vekaletname sundukları gözetildiğinde davacı vekilinin bu davalıların gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi sebebiyle yaptığı tavzih talebi hakkında red kararı verilmesi de doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece tavzih hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, tavzih şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle, red kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (7.2 ve 7.3) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulüyle Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen ek karar usul ve yasaya aykırı görüldüğünden BOZULMASINA, HMK'nun 373/2. maddesi gereğince dosyanın Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 09.09.2024 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.