Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2822 E. 2024/5014 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2822
- Karar No
- 2024/5014
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/420 E., 2023/41 K. HÜKÜM/KARAR : Davalı ... Yönünden Feragat Nedeniyle Ret, Diğer Davalılar Yönünden Kısmen Kabul-Kısmen Ret 1-Mahkemece, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin verilen ilk kararda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 2-Mahkeme kararına karşı, taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin (Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 19.01.2016 tarihli, 2015/1678 E., 2016/230 K. sayılı ilamıyla; "Taraflar arasında adi yazılı 13.09.2007 günlü arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği ve sözleşme gereklerinin yerine getirilerek işin ifa ile sonuçlandığı dosyadaki bilgi ve belgelerle sabittir. Davacı vekili, bu sözleşmeye dayanarak müvekkilinin munzam zarara uğradığı iddiasıyla 10.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş, ancak mahkemece alınan bilirkişi raporunda imalat bedelinin hesaplanması sonrasında bilirkişi raporunda yapılan hesapla paralel olarak yine 10.000,00 TL bedeli belirterek talep ettiği munzam zararını 114.529,28 TL'ye çıkarttığını bildirmek suretiyle ıslah işleminde bulunmuştur. Sonuç olarak, davada talep edilen ve ıslah talebinde dahi değiştirilmeyen istem munzam zarar niteliğindedir. Davada, hüküm altına alınan miktar ise, imalat bedelidir. Bu itibarla, mahkemece, HMK'nın 26. maddesine aykırı olarak talep dışında bir karar verilmesi hatalı olmuştur. Bunun yanında, az yukarıda belirtildiği üzere taraflar arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi mevcut olup, aksine bir hüküm kararlaştırılmadığı takdirde arsa sahipleri yükleniciye karşı bedel ödemek değil, pay devri yapma taahhüdü altına girerler. Davacı yüklenici, mevcut davada, tapu iptal ve tescil talebinde bulunmadığı gibi, bunun yerine geçen bir tazminat isteminde de bulunmuş değildir " gerekçesiyle, bozma kararı verilmiştir. 3-Bu karara karşı davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi) 28.02.2017 tarihli, 2016/3540 E., 2017/615 K. sayılı ilamıyla; "Davacı yüklenici davalılar ile yaptığı sözleşmeye dayalı olarak imalat bedelini talep etmektedir. Her ne kadar sözleşmenin davacı yüklenici tarafından haksız olarak feshedildiği ve bu halde sadece imalat bedeline hak kazanacağı kabul edilse dahi, somut olayda davaya konu 12 numaralı bağımsız bölümün imalat bedelinin, rayiç bedelinden daha fazla hesap edildiği, bu durum karşısında imalat bedeline hükmedilmesi kusuru ile sözleşmenin feshine neden olan tarafın sözleşme ile elde edeceği faydadan daha fazla fayda elde etmesine neden olacağından, 11 ve 12 no'lu bağımsız bölümlerin, fesih tarihi olan 2008 yılındaki rayiç bedeli olarak belirlenen 210.000,00 TL'den, 11 no'lu dairenin bedeli olan 85.000,00 TL, eksik işler tutarı, iskân için ödenen bedel ile SGK'ya ödenen bedelin düşülmesi ile bulunacak bedele hükmedilmesi gerekmekte olduğundan, Dairemizin bozma ilamının kaldırılarak, hükmün, yukarıda açıklanan değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir" gerekçesi ile 19.01.2016 gün ve 2015/1678 E., 2016/230 K. sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının açıklanan değişik gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir. 4-Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen ikinci kararda; davacının sözleşmeye dayalı olarak imalat bedelini talep ettiği, hüküm kurmaya elverişli 28.02.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre davacı alacağının 55.233,19 TL olarak hesaplandığı, ilk ilama dayanılarak davacı tarafından başlatılan ilamlı takip nedeniyle bir kısım davalıların ilgili icra dosyasına ödemeler yaptığı tespit edilerek 16.06.2020 tarihli bilirkişi heyeti raporuyla icra dosyası üzerinden yapılan incelemede davalı ...'nun 26.01.2015 tarihinde 24.500,00 TL, davalı ...'nın 27.01.2015 tarihinde 24.500,00 TL, davalı ...'ın 18.500,00 TL ödediği, feragat edilen davalı ... tarafından haricen 46.000,00 TL ödendiği, davacının alacağı olan 55.233,19 TL'den daha fazlasının davalılar tarafından ödendiği, gerekçesiyle feragat edilen davalı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine; diğer davalılar yönünden ödeme yapılması nedeniyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 5-Mahkemenin ikinci kararına karşı, davacı vekili ve katılma yoluyla bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 02.06.2022 tarihli, 2021/4353 E., 2022/3063 K. sayılı ilamıyla; "Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda aldırılan bilirkişi raporu ile davacının imalat bedeli alacağının 55.233,19 TL olduğu, ilk ilama dayanılarak davacı tarafından başlatılan ilamlı takip nedeniyle bir kısım davalıların ilgili icra dosyasına ve haricen davacıya ödemeler yaptığı anlaşılmaktadır. Görülmekte olan davanın alacağın tahsiline yönelik eda davası olduğu, ödemelerin dava ve takip tarihinden sonra yapıldığı gözetildiğinde, mahkemece davacının tespit olunan 55.233,19 TL alacağı üzerinden davanın esası hakkında karar verilip, ilk karardan sonra ilamın icraya konulması üzerine bir kısım davalılar tarafından borcun ifası amacıyla icra dosyasına ve haricen davacıya yapılan ödemelerin tarih ve miktarları belirtilerek, işbu ödemelerin İİK'nın 40. maddesi gereğince icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınması şeklinde hüküm kurulması gerekirken, Yargıtayca bozulmasına karar verilen ilamın icrası neticesinde yapılan ödemeler sebebiyle işbu davada talep edilen alacak hakkında eda hükmü kurulmadan, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır" gerekçesiyle bozma kararı verilmiştir. 6-Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda verilen üçüncü kararda; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda eda hükmü kurularak, borcun ifası amacıyla icra dosyasına ve haricen davacıya yapılan ödemelerin tarih ve miktarlarının belirtildiği, işbu ödemelerin İİK'nın 40. maddesi gereğince icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınması şeklinde hüküm kurulduğu ve davalı ... yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verildiği açıklanarak, " davanın ... yönünden feragat nedeniyle reddine, davanın diğer davalılar yönünden kısmen kabulü ile; 55.233,18 TL'nin; 10.000,00 TL'si için dava tarihinden, 45.233,18 TL'si için ıslah tarihi olan 08.04.2013'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... dışındaki davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, ... tarafından 26.01.2015 tarihinde yapılan 24.500,00 TL ödemenin, ... tarafından 27.01.2015 tarihinde yapılan 24.500,00 TL ödemenin, ... tarafından 30.02.2015 tarihinde yapılan 18.500,00 TL ödemenin, ... tarafından feragat tarihi olan 22.02.2019 tarihinde yapılan 46.000,00 TL ödemenin, 2004 sayılı İİK'nın 40. maddesi gereğince icra dairesince infaz aşamasında dikkate alınmasına" karar verilmiştir. 7-Karara karşı davacı ve davalı ... dışındaki davalılar vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma doğrultusunda inceleme yapıldığı ve karar verildiği anlaşıldığından davacı vekili ve davalı ... dışındaki davalılar vekilin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi kararına karşı davacı ve davalı ... dışındaki davalılar vekilinin tüm temyiz istemlerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.