Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2378 E. 2024/3591 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2378
- Karar No
- 2024/3591
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi KARAR : Başvurunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/604 E., 2019/430 K. Davacı vekili; mülkiyeti, Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait üzerinde vakıf iş hanı bulunan Balbey mahallesi 342 ada 14 parsel sayılı taşınmazın ve imar planında kentsel dönüşüm projesi kapsamında kent meydanında kalması nedeni ile mülkiyeti davacı belediyeye ait iken davalı ... Asfalt İnşaat Taahhüt Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketine ihale edilen Tahıl pazarı 12610 ada 4 parsel üzerine 22/10/2002 tarihli düzenleme biçiminde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yapılmakta olan Büyükşehir Belediye Kültür ve Alışveriş tesisleri inşaatında kat irtifakı uyarınca belediye uhdesinde kalan 3 ve 5 no.lu bağımsız bölümlerin takaslarının belediye ile Antalya Vakıflar Bölge Müdürlüğü arasında yapılan 14/06/2007 tarihli protokol ile yapıldığını, taşınmazın davacı adına 28/12/2007 tarihinde tescil edildiğini, protokolün 3/4. maddesi gereği takas konusu bağımsız bölümlerin Vakıflara teslimine kadar Vakıf iş hanı kiracılarından trampadan önce alınan kiraların davacı ... tarafından her ayın ilk 5 günü içinde aylık ve peşin olarak Vakıflara ödendiği, söz konusu alışveriş tesisinin iş bitim tarihinin 14/08/2009 olarak belirlendiğini, davacı belediyece Vakıf iş hanı kirası olarak Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ödenen kira bedellerinin ödenmesi için yazı yazıldığını, ancak ödeme yapılmadığını belirterek, gecikmeden kaynaklanan Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ödenen kira bedeli olan 4.105.161,20 Türk Lirası'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davalı şirketin kat karşılığı inşaat sözleşmesini davacı idare ile birlikte imzaladığını, hukuki sorumluluğunun sözleşme ile sınırlı olduğunu, sözleşme dışında herhangi bir hak talep etmesinin mümkün olmadığını, 3. kişiye yönelik taahhüdün gerekçe gösterilerek kira bedeli talebinde bulunmasının hukuka uygun olmadığını, davacı şirkete 180 gün ek süre verildiğini, müvekkilinin gecikmeye sebep olmadığını belirterek davanın husumetten ve esastan reddini talep etmiştir. İlk Derece mahkemesince; taraflar arasındaki sözleşmede işin gecikmesi halinde talep edilebilecek cezanın belirlendiği, davalının sözleşmeye uymayarak işi geciktirmesi halinde davacının ancak sözleşme ile belirlenen bedeli talep edebileceği, iş sahibi belediyenin dava dışı sözleşmeye taraf olmayan 3. kişi ile (Vakıflar) yapılan protokole dayalı zararları davalıdan talep edemeyeceği, davalının sorumluluğunun sözleşme hükümleri ile sınırlı olduğu, ayrıca protokolün 4. maddesinde Vakıfların belediyeden trampa ile almış olduğu iş yerleri "vakıflarca kiraya verilene kadar" vakıf iş hanı kiracılarından alınan kiraların belediyece Vakıflara ödenmesinin kararlaştırıldığı, bu nedenle dava konusu kira ödemelerinin protokole uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 1. Dava; kat karşılığı inşaat sözleşmesinin süresinde ifa edilmemesi nedeniyle ödenmek durumunda kalınan kira bedellinin tazmini davası olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık davalının dava konusu bedellerden sorumlu olup olmadığı hususundadır. 2. Davacı tarafın dava dilekçesindeki, talebi, davalı yüklenici ile aralarında yapmış oldukları kat karşılığı inşaat sözleşmesinde düzenlenen ve davalının ediminin gecikmesinden kaynaklı gecikme tazminatına ilişkindir. Bu halde, davacının Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ödediği kiraları sebep göstererek davayı açmış olması davanın niteliğini değiştirmeyecektir. Mahkemece; davacının Vakıflar Bölge Müdürlüğüne ödenen kirayı talep ettiği kanaatiyle davayı reddetmesi, HMK’nın 31. maddesi gereğince davayı aydınlatma ilkesi ve HMK’nın 33. maddesi gereğince hakim tarafından hukukun re'sen uygulanması ilkesine de aykırı olmuştur. Sonuç olarak mahkemece yapılması gereken iş; taraflar arasındaki sözleşmede belirli bir rakam belirtilmediği için, ilgili sözleşme esas alınarak teslim tarihinden dava tarihine kadar rayiç kira tespit edilerek, talep miktarını da aşmayacak şekilde bu miktara hükmetmekten ibarettir. Mahkemece; bu yönde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulüyle HMK'nın 373/1. maddesi gereğince Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin 14.03.2023 tarih 2021/352 E., 2023/301 K. sayılı kararının KALDIRILARAK, Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 31.10.2019 tarih ve 2013/604 E., 2019/430 K. sayılı kararının BOZULMASINA, temyiz peşin harcın istek halinde ilgilisine iadesine, dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 21.10.2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.