Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/2107 E. 2024/5016 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2107
- Karar No
- 2024/5016
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/552 E., 2023/137 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul 1-İlk Derece Mahkemesince, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedelinin tahsili istemine ilişkin davada, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 2-İlk Derece Mahkemesinin bu kararının davalı vekilince temyizi üzerine Dairemizin (Kapatılan 15. Hukuk Dairesi) 2020/1590 Esas, 2020/2375 Karar 10.09.2020 tarihli kararıyla, "davacı yüklenici, iş bedelinin tahsili için Ankara 28. İcra Müdürlüğü’nün 2010/15117 sayılı dosyasında takip başlatmış, davalı tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/634 Esas sayılı dosyasında itirazın iptâli talepli dava açmış, mahkemece 25.01.2013 tarihinde dosyanın takipsiz kalması nedeni ile HMK'nın 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Açılmamış sayılma kararı verilmesi üzerine davacı aynı alacağa yönelik olarak iş bu alacak davasını ikame etmiş ve mahkemece açılmamış sayılmasına karar verilen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/634 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak dava kısmen kabul edilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan ve açılmamış sayılmasına karar verilen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/634 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna karşı davalı iş sahibi vekilince 28.05.2012 tarihli itiraz dilekçesi de verilmiş olup aleyhe hususların kabul edilmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/634 Esas sayılı dosyasında açılmamış sayılma kararı verilmesi ile kesin delil niteliğinde olmayan ve sadece yardımcı bir delil niteliğindeki bilirkişi raporunun, rapora yapılan itirazlar da giderilmeden hükme esas alınması açıklama ve ispat hakkı çerçevesinde hukuki dinlenme hakkının ihlali niteliğindedir. Mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı HMK’nın 281/3. maddesi gereğince yeniden oluşturulacak konusunda uzman teknik bilirkişi kurulundan gerekirse yerinde keşif de yapılarak, davacının yaptığı işin ve bedelinin tespiti ile davalının iddia ettiği gibi eksik ve kusurlu işler bulunup bulunmadığının belirlenerek açılmamış sayılmasına karar verilen Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/634 Esas sayılı dosyasında alınan rapor ve rapora yapılan itirazlar da değerlendirilip sonucuna göre hüküm kurulmasından ibarettir" gerekçeleri ile karar bozulmuştur. 3-İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, alınan asıl ve ek bilirkişi raporlarına göre, davacının iş bedeli alacağının 15.312,19 TL olduğu, davacı alacağı para alacağı niteliğinde olup, faiz başlangıcı için davalının temerrüde düşürülmesi gerektiği, davalı daha önce temerrüde düşürülmediği için davacı alacağına icra takibinin başlatıldığı 27.09.2010 tarihinden itibaren değişen oranlı reeskont faizi uygulanmasının mümkün olduğu, asıl alacağa değişen oranlı reeskont faizi uygulanması yanında ayrıca KDV nin % 18 olarak belirlenmesi de talep edildiği için davacı asıl alacağı olan 15.312,19 TL nin % 18 oranına karşılık gelen 2.756,19 TL KDV' nin de davalıdan tahsili gerektiği, bu halde oluşan toplam davacı alacağının 18.068,38 TL olduğu, ayrıca davacı asıl alacağına uygulanması gereken KDV oranın ise %18 olması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 15.312,19 TL asıl alacak ve 2.756,19 TL KDV'den oluşan toplam 18.068,38 TL'nin 27.10.2010 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Kamu düzenine aykırılık halleri ile uyulan bozma ilamının içeriği ve usuli kazanılmış hak ilkesinin re'sen gözetildiği; kararın dayandığı gerektirici sebepler ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yine bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapıldığı, bozma kapsamı dışında kalan hususların kesinleşerek lehine olan taraf hakkında usuli kazanılmış hak oluşturduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun bozma ilamına uygun olarak düzenlendiği, olaya uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin davalı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine, 19.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.