Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2023/1878 E. 2024/1290 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1878
Karar No
2024/1290
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/305 E., 2023/118 K. HÜKÜM : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/242 E., 2021/232 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında hizmet alım sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin hak ediş alacaklarından bakiye kalan 1.393.200,52 TL ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı ...'nin 85 işçinin hesaplarına gönderildiği iddia edilen 834.418,88 TL ile kesin kabulü yapılmayan ek teminat bedeli olan 6.319,67 TL olmak üzere toplam 840.738,55 TL'nin ödenmeyeceği belirtilerek 477.451,89 TL'nin firma hesabına gönderdiğini, 85 işçinin müvekkili şirketin ihale süresi sona ermesinden sonra ihaleyi yeni alan firmada aynı şartlarla çalışmaya devam ettiklerini, iş akitleri devam ettiğinden kıdem tazminatı haklarının doğmadığını, bu miktarın müvekkili şirketin alacağın mahsup edilerek borçlu olunmadığının iddia edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin 840.38,55 TL yönünden devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı firmanın ihale kapsamında çalıştırdığı personelle akdedilen iş akitlerinin son bulduğunu, davacının işçilerin hak etmiş oldukları kıdem tazminatlarını ödemeye yanaşmaması üzerine müvekkili Belediye'nin hak sahibi personele kıdem tazminatlarını ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ardı ardına gelen ihalelerde çalıştırılmaya devam eden işçilerin iş sözleşmelerinin sona ermediği kabul edildiği, davacı şirketin hak edişlerinden 85 adet personelin toplam 834.418,88 TL kıdem tazminatı mahsubunun usul ve yasaya uygun olmadığı, davacının hak edişlerinden kesilen 6.319,67 TL’nın kesin kabul yapılmamasına dayalı olup yerinde olduğu, davacının toplam alacak miktarının 834.418,88 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 834.418,88 TL yönünden devamına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı firmanın ihale kapsamında 14 araç, 108 temizlik personeli, 10 adet ihale kapsamında olmayan ihale konusu işlerin sevk ve idaresi için personel istihdam ettiğini, bu 10 işçinin ihale süresi dolduktan sonra çalışmaya devam etmediğini, iş akdinin feshedildiğini, 14 aracın sonraki yükleniciye devredilmediğini, dolayısıyla işyeri devri bulunmadığını, işçilerin kıdem tazminatı haklarının doğduğunu, yükleniciden yapılan kesinti ile işçilere ödendiğini, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede işçilik gideri %70'in altında kaldığından 4734 sayılı Kamu ihale Kanunu 62/e maddesi kapsamına girmediği, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olmadığı, kıdem tazminatı ödeme yükümlülüğü personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımları yönünden söz konusu olduğu, davacıdan sonraki firma ile yapılan sözleşmenin ise personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olduğunu, yeni ihaleyi alan firma ile yapılan sözleşmenin niteliği değiştiği gibi kıdem tazminatından sorumlu işveren de değiştiğini, davacının talep edebileceği faiz oranı %9 yasal faiz iken fahiş faiz talebinde bulunduğunu, infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verildiğini, takip 834.418,88 TL üzerinden devamına derken 6.319,67 TL'nin mükerrer tahsilat olmaması için icra müdürlüğünce dikkate alınmasına karar verildiğini, hüküm fıkrasında geçen bu ifadelerden takibin hangi miktar üzerinden devam edeceği hususunda tereddüt oluşturduğunu, kısmen kabule karar verildiği halde davalı taraf yararına vekalet ücreti hükmedilmediğini, yargılama giderlerinin kabul ret oranına göre paylaştırılmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı işçilerin sözleşmelerinin kıdem tazminatını gerektirir şekilde sona ermediği halde, davalı asıl işveren tarafından dava dışı işçilere kıdem tazminatının ödendiği, davacı alacağından mahsup edilen kıdem tazminatı kesintisinin kanuna uygun olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri temyiz nedeni olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 nci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise, sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş, yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. 2. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davalı idarenin işçiyi çalıştıran yükleniciden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. 3. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. 4. Dosya kapsamından davalı idarenin davacı yüklenici ile yapılan hizmet alım sözleşmesinin sona ermesinden sonra yeni ihaleyi alan şirkette çalışmaya devam eden 85 işçinin toplam 834.418,88 TL tutarındaki kıdem tazminatlarını bu işçilere ödediği anlaşılmaktadır. Davacı yüklenici çalıştırdığı işçilerin kıdem tazminatlarından sorumlu olup; işçilere ödenen kıdem tazminatlarının yüklenicinin hak ediş alacağından mahsup edilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. 5. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda; davalı idare tarafından işçilere ödenen kıdem tazminatı bedelleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2023/1878, K. 2024/1290, T. 06.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2023-1878-e-2024-1290-k-99c75a561f3c